İZMİR - Taksim Gezi Parkı tepkilerinin İzmir ayağında geçtiğimiz pazar gecesi 20 kişinin saldırısına uğrayan 22 yaşındaki Başak Özçelik'in acılar içindeki vücudunun altında bir de dram çıktı. Dokuz Eylül Gazetesi'nden Figen Bican'ın haberine göre daha 5 yaşındayken hayata gözlerini yuman annesinin kız kardeşi Nurten Sönmez'e emanet ettiği Başak, çürük ve kırıklar içindeki vücudunu da annesi yerine koyduğu anneteyzesinin yardımıyla iyileştiriyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Mütercim Tercümanlık 3'üncü sınıf öğrencisi Başak'ın Buca'daki öğrenci evine gittiğimizde acıları yüzüne vurmuş bir anne yani Nurten Sönmez ile karşılaştık. Gözündeki yaşlarla bize hayatını adadığı yiğeni Başak'ın ölümden döndüğünü anlatan ve 'Biz kime ne yaptık' diye feryat eden emekli öğretmen Sönmez, Başak'ın demokratik haklarını araması için her zaman meydanlara çıkmasına izin verdiğini ama bu olanları hiçbir zaman hak edecek bir hareket etmediğini anlattı.
KIZIMI ÖLDÜRESİYE DÖVMÜŞLER!
Hiç evlenmeyen ve kardeşinin emanetini büyüten Nurten hanım, olayı duyduğunda başından kaynar sular aktığını ve Denizli'den hemen yola çıktığını ve Başak'ı bu halde gördüğünü belirterek şu duygularını paylaştı: 'Ben Ankara'daki eğitim hayatım boyunca eylemlere katıldım böyle canilik görmedim. Kızım neredeyse ölecekmiş. Öldüresiye vurmuşlar o küçücük naif bedenine. 2 kez bayılmış. Kimse görmeseydi ölebilirdi. Başak benim her şeyim. Kendi çocuğum olsa bu kadar canım acımazdı. Sokağa çıkmasına Hiçbir zaman karşı çıkmadım. Bu memleket gençlerin elinde yükselecek, demokrasimize tabi ki onlar sahip çıkacak. Ben hep dikkatli ol diye uyardım sadece. 20 kişi sopalar coplarla vurmuş. Kafasını eliyle korumasaydı ölürdü. Ne gerekiyorsa yapacağız, suç duyurusunu da davamızı da açacağız. Bugün bizim yarın Ayşelerin, Ahmetlerin başına gelecek bu olay. Başak örnek olsun. Bunu yapanlar hesabını er ya da geç mutlaka verecek.'

Hiç evlenmeyen ve kardeşinin emanetini büyüten Nurten hanım, olayı duyduğunda başından kaynar sular aktığını ve Denizli'den hemen yola çıktığını ve Başak'ı bu halde gördüğünü belirterek şu duygularını paylaştı: 'Ben Ankara'daki eğitim hayatım boyunca eylemlere katıldım böyle canilik görmedim. Kızım neredeyse ölecekmiş. Öldüresiye vurmuşlar o küçücük naif bedenine. 2 kez bayılmış. Kimse görmeseydi ölebilirdi. Başak benim her şeyim. Kendi çocuğum olsa bu kadar canım acımazdı. Sokağa çıkmasına Hiçbir zaman karşı çıkmadım. Bu memleket gençlerin elinde yükselecek, demokrasimize tabi ki onlar sahip çıkacak. Ben hep dikkatli ol diye uyardım sadece. 20 kişi sopalar coplarla vurmuş. Kafasını eliyle korumasaydı ölürdü. Ne gerekiyorsa yapacağız, suç duyurusunu da davamızı da açacağız. Bugün bizim yarın Ayşelerin, Ahmetlerin başına gelecek bu olay. Başak örnek olsun. Bunu yapanlar hesabını er ya da geç mutlaka verecek.'

Fotoğraf: Mehmet Ali Varış
DÖVEREK 'ERDOĞAN'I SEVİYORUM' DEDİRTTİLER
Öte yandan pazartesi gün hastane acil servisinde hastane güvenliğinin baskısı altında yaptığımız kısa görüşmemizde hafızasının tam olarak yerinde olmadığını ve pek çok anı ancak hatırladığını anlatan Başak Özçelik, çarpıcı açıklamalar yaptı. 'Bana dayak sırasında zorla 'Tayyip Erdoğan'ı ve Türk polisini seviyorum dedirttiler' diyen Özçelik, yine dayak sırasında 'Yaşasın AK Parti gençliğinin gücü' diye bağırmalar duyduğunu da iddia etti. Evinde sohbet ettiğimiz Özçelik, yaşadığı işkenceyi şu sözlerle anlattı: 'Biz oraya tıp öğrencisi bir arkadaşımla çantalarımıza eczaneden aldığımız malzemelerle ilk cuma akşamı gittik. Bizi harekete geçiren insanların yardıma ihtiyacı olmasıydı. Mesela cuma günü Basmane'de bir adama kalp masajı yaptım. Pazar akşamı da biz bir grup arkadaşımla Gündoğdu'daki heykelin altında oturuyorduk. 10 saniye içinde 20-25 tane biber gazı atıldı. Herkes dağıldı. Ben heykelin arkasına sığındım. Derken 20 kişi bana vurmaya başladı. Arkadan 'Yaşasın Ak Parti Gençliğinin gücü' diye bağırdıklarını duydum. Bana vururken zorla 'Tayyip Erdoğan'ı ve Türk polisini çok seviyorum' dedirttiler. Bir ara bayılmışım, vurarak ayılttılar 'Sen misin Atatürk'ün askeriyim diyen' diyerek vurdular. Denize atlamaya çalıştım, saçımdan sürükleyip 'seni ıslata ıslata döveriz' dediler. Bir polise yalvardım 'ne olur beni bırakın, ben bir örgüt ya da grup üyesi değilim, 46 kiloyum, öleceğim' diye. Bana 'Ya ölü taklidi yap ya da sopa yiye yiye buradan kaç' dedi. O halimle kaçtım ve iki arkadaşımla karşılaşıp onlardan yardım istedim. 2 kırıkla 500 metre kadar koştum. Kordon'daki kafelerin birindeki masaların altına girdik. Önümüzden TOMA'lar geçti. Bir daha kalktık ve ara sokaklara daldık. Bir polis ve arkasında ambulansa rastladım. Çok kötüyüm ambulansa alın dedim. Polis 'delirdin galiba, git buradan' diye yanıt verdi. Balkonunda tencere çalan bir kadına yalvardım o bizi evine aldı. Sonra hastaneye gittim.'
BAŞAK ÖRNEK OLACAK
Başak özçelik'in haberini görür görmez destek olmak için gazetemiz aracılığıyla kendisine ulaşan avukat Mahmut Esat Aslan, harekete geçti. Özçelik'in gönüllü avukatlığını yapacak olan Aslan, dün itibariyle çalışmalara başladığını ve Cumhuriyet Başskavcılığı'na suç duyurusu için Başak'ı ifade vermeye götüreceğini açıkladı. Başak ile görüşen avukat Aslan, 'Hastane darp raporu var. bir de adli raporunu aldıracağım. Kamera kayıtlarına ulaşacağız ve failler tespit edilecek. Görgü tanıkları ve diğer mağdurları savcılığa bildireceğiz. Sonrasında tazminat davası da açacağız. Başak tüm şiddete maruz kalanlara örnek olsun. Herkes suç duyurusunda bulunsun ki yapılanlar ortaya çıksın. Bu işi sonuna kadar bırakmayacağım' dedi.
KURUMLARDAN YARDIM SEFERBERLİĞİ
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi olarak polis şiddetine maruz kalan tüm İzmirlilere hukuki, insani ve tıbbi destek sağlamak, insan hakkı ihlallerinin belgelenmesi ve raporlandırılması için birlikte çalışma yürüttüğünü duyurdu.
Hukuki, insani ve tıbbi yardım desteği talep etmek için aşağıdaki numaralar yayınlandı:
· TİHV İzmir Temsilciliği: 0 232 463 4646 – 463 9147, [email protected]
· İHD İzmir Şubesi: 0 232 445 4168, [email protected]
· ÇHD İzmir Şubesi: 0 507 539 7908 - 0 555 313 1199, [email protected]
· Hukuki Destek Almak İçin İzmir Barosu'na
0232 463 0014'den 126 / 0 533 612 4998 [email protected]
· Tıbbi destek almak için (gece/gündüz) İzmir Tabip Odası'na
0232 463 1133 / 0506 235 26 86 [email protected] başvurabilirsiniz.





