Politika

“Gölge İçişleri”nden ‘parti içi’ mesajlar: Bakan adayı olursam ön seçime girmem, vekil adayı olmam!

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, partisinin kendisini İçişleri Bakanı adayı olarak tercih etmesi durumunda milletvekili adayı olmayacağını, ön seçime girmeyeceğini söyledi. Bakan, “İktidar olamadıktan sonra muhalefet milletvekili olmak hedef olmamalı. Parti, beni, İçişleri Bakan adayı olarak görür derse, milletvekili adayı da olmam, ön seçime de girmem” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, kurultay süreci sonrası CAO kurulunda yer alış süreci, siyasi hedefleri ve parti içi meseleler ile ilgili Egedesonsöz’e değerlendirmelerde bulundu.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ALANINDA PARTİDE TEK YETKİLİ İSİM OLMAYI TERCİH ETTİM
CHP’li Bakan, yeni MYK’da kendisinin ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel’in yer almaması ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede “Parti içinde değişim olur. Değişim kurultayından bugüne iki yıl geçti. İki yıl sonra yeni MYK olması normaldir. Parti Sözcülüğü zaten dönem dönem değişir. Bir kişi sürekli Parti Sözcülüğü yapmaz. Deniz Yücel, PM üyesidir. Parti Sözcülüğünde bir bayrak değişimi oldu. Bu, başarısız olduğu için değil; parti sözcülüğünde kan değişimi geçmişten bugüne bir gelenek olarak sürdürüldüğü için yaşandı. Ben Deniz Yücel’i parti sözcülüğünde son derece başarılı buldum. Hiç hata yapmadı. Hata yapmamak parti sözcülüğünde çok önemlidir. Bir de Özgür Özel gibi sürekli demeç veren, parti sözcüsüne alan bırakmayan bir genel başkanımız var. Bu sebeple parti sözcülüğü daha zor hâle geliyor. Şu an PM üyesi ve İzmir milletvekili olarak aynı performansı sürdürecektir. Benim durumum zaten belliydi. Yerel siyaset, ulusal siyasetten kopuktur. Değerlendirmeler daha çok yerel bazdaki güç dengelerine göre konuşuluyor. 1 yıl önce Genel Başkan ile CAO yapısının oluşacağını ve gölge kabinenin ayrılacağını konuşmuştuk. Gölge kabinede yer almayı ben tercih ettim. MYK’da yer alıp gölge İçişleri Bakanı olabilirdim. Ancak bunu istemedim. Ben İçişleri Bakanlığı alanında partide tek yetkili isim olmayı tercih ettim. Çünkü artık partinin iktidar olması lazım” dedi.

VEKİL OLMA DEĞİL BAKAN OLMA İDDİASIYLA HAREKET EDİYORUM

Bakan şunları söyledi:

“Ben vekil iddiasıyla değil, bakan olma iddiasıyla hareket ediyorum. 10 yıldır bu alanda çalışıyorum. Terörle, uyuşturucuyla, organize suç örgütleriyle mücadeleden İçişleri Bakanlığı’nı yeniden reform etmeye kadar her alanda çalışıyoruz. Dünyayı takip ediyoruz. Demokratik ülkelerde sınır güvenliği İçişleri’ne bağlıdır. Bununla ilgili Millî Savunma ile çalışma yapıyoruz. Savaş ve seferberlik durumunda Jandarma’nın hangi birimlerinin TSK’ya tabi olacağı gibi kimsenin düşünmediği konuları biz çalışıyoruz. Çalışmalarımızın büyük kısmı politika metni üreterek geçiyor. Bu sebeple gölge kabine konusunu son derece önemli buluyorum. Bu görevi hakkıyla yapmak ve gölge kabinede en başarılı bakanlardan biri olmak istiyorum. Bu bizi iktidar yapacak. Halkın ‘CHP iktidar olacak, bu insanlar da bakan olacak’ diye görmesi lazım.

BAKAN ADAYLIĞI OLURSA VEKİL ADAYI OLMAM, ÖN SEÇİME GİRMEM
CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı olarak değerlendirilmesi durumunda milletvekili adayı olmayacağını, ön seçime de girmeyeceğini belirterek “Parti bakanlık konusunda başkasını da tercih edebilir. Ama ben İçişleri Bakanı olacakmış gibi çalışarak performans gösteriyorum. İktidar olamadıktan sonra muhalefet milletvekili olmak hedef olmamalı. Parti, beni, İçişleri Bakan adayı olarak görür derse, milletvekili adayı da olmam, ön seçime de girmem. Parti beni İçişleri Bakanı olarak görmek isterse, vekil adaylığım söz konusu olmaz” şeklinde konuştu.

ÖN SEÇİM OLMASAYDI MURAT BAKAN OLMAZDI
Ön seçimi desteklediğini söyleyen Bakan, “Ön seçim olmalı. İzmir’de ön seçime girilmeli. Yeni tüzükte kontenjan sayısı 2 oldu. 2015’te her iki bölgeden üçer kişiydi. Milletvekili sayımız artacaktır. İzmir’de seçmen iktidar değişikliğini destekliyor. Ön seçimde her iki bölgede ikişer kontenjan gelse bile ön seçimden çıkan altı-yedi arkadaş daha milletvekili olabilir. Ön seçim ciddi bir yarış, dinamizm getirir. Ben ön seçimle geldim. Ön seçim olmasaydı Türkiye siyasetinde Murat Bakan olmazdı” ifadelerini kullandı.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM LİSTE İZMİRLİ OLACAK

Bakan şunları söyledi:

İzmir’de arkadaşlardan memnuniyetsizlikten ziyade, İzmir’e dışarıdan, farklı siyasi partilerden arkadaşlar geldi. Önümüzdeki dönem liste İzmirli olacak. Herkes ön seçime girer. Partinin kabul etmesi için CHP’li gibi çalışman gerekir. O noktadan sonra kontenjan beklemek doğru değil. Gölge kabinede yer alan arkadaşların vekil adayı olmaması gerekir. Parti bakan adayını değiştirirse, o zaman herkes ön seçime girebilir. Ancak parti ‘sen benim gölge bakanımsın, iktidarda bakan olacaksın’ dediği kişinin vekil adayı olmaması gerekir.

YENİDEN LİYAKATİ HAKİM KILACAĞIZ

"CHP iktidara gelirse ve İçişleri Bakanı olursanız ilk icraatınız ne olur?" sorusuna Bakan şu yanıtı verdi:

Kadro çalışması yaparız. İçişleri Bakanlığı’nda başarının anahtarı bakan değildir. Hak eden kişilerin hak ettiği görevlere getirilmesi gerekir. İlk yapacağım şey, en liyakatli kadroları göreve getirmek olur. Emniyet ve Jandarma’da yeniden kurmay aklı hâkim kılmak isterim. Polisin ezilmediği, yalnız bırakılmadığı, çaresiz hissetmediği bir atmosfer yaratmak istiyorum.

İçişleri Bakanlığı’nda herkes şunu bilecek: “İnancım, etnik kimliğim ne olursa olsun, başarılıysam hak ettiğim göreve gelirim.” Devletin bağışıklık sistemi liyakattir. Hatır-gönül ilişkileriyle atamalar başlarsa devlet çürümeye başlar. Yeniden liyakati hakim kılacağız. Ondan sonra yapılacak çok şey var.