Yerel Yönetimler

Gazeteci Yapar’dan İZDOĞA-İZBETON operasyonu için yorum: Tugay ne zaman ihbarcı olduğunu kabul edecek?

Gazeteci Fatih Yapar, İZDOĞA-İZBETON operasyonu ile ilgili yaptığı değerlendirmede İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın pozisyonuna dikkat çekti. Yapar, belediyenin klasör klasör savcılığa evrak taşıdığını ve suç duyurusunun bulunduğunu belirterek, “Büyükşehir belediye başkanı ne zaman ihbarcı olduğunu kabul edecek?” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik "ihaleye fesat karıştırma", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "örgüte üye olma" iddiası ile yürütülen ve 4 kişinin gözaltına alındığı soruşturma ele alındı.

Gazeteci Fatih Yapar, Soyer döneminden kalan kooperatif binalarının tamamlanması ve ihale süreçlerine ilişkin olarak yürütülen operasyon kapsamında Ege Şehir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ekinci, İZBETON eski genel müdürü Hüseyin Sezer ile iki inşaat firması sahibinin gözaltına alındığı hatırlattı.

Yapar operasyonun Tugay dönemine ilişkin olarak yalpan ilk operasyon olmasına dikkat çekerken İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Soyer dönemi ile ilgili yaptığı suç duyuruları ve yürütülen soruşturmalara da değindi.

BÜYÜKŞEHİR EVRAK YOLLAYINCA YAPACAĞI EN ÜST İŞLEMİ YAPTI
Yapar, İZDOĞA-İZBETON soruşturmaları kapsamında Güven Eken ile Heval Savaş Kaya’nın tutuklanmasının temelinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin suç duyuruları olduğunu belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın suç duyurusunda bulunmadıklarına dair yaptığı açıklamaların gerçek dışı olduğunu söyleyen Fatih Yapar şunları söyledi:

“Kendisi kabul etsin etmesin, savcılık belgelerinde Büyükşehir Belediyesi ihbar eden olarak yazılmış. Kabul etse ne olur, etmese ne olur? Büyükşehir Belediyesi ilgili resmi evraklı sayı numarası ile teftiş kurulunu çağırıp hem belediyenin iç çalışma sistemi hem belediyenin bağlı şirketleri hem de şahıslar ile ilgili teftiş kurulunu çalıştırma hakkına sahip.

İZDOĞA-İZBETON soruşturmasına konu olan iç denetim raporunda ‘başkanlık makamının oluru ile aldığımız görevle’ diyor. Şirketlerin hepsiyle ilgili Soyer ne yaptı, nereye ne verdi, hangi işleri yaptılar diye didik didik raporlar çıkardınız. Özel şirketle anlaştınız, sonrasında gidip denetim yaptırdınız. Dışarıdan mali müşavirler tuttunuz. Raporlar çıktı, savcılığa suç duyurunuzu yaptınız. Teftiş kurulu klasör klasör belge hazırlamış. Bununla ilgili gereğini yapmak üzere savcılığa suç duyurusu yapıyorsunuz. ‘Savcılığa sevk’ yazıyor tevdi raporunda. Başkan ya sadece kendini dinleyenleri çağırıp anlatıyor ya da herkesi gerizekalı yerine koyuyor. İç teftiş raporunu tevdi raporu diye savcılığa göndermişsiniz. Savcılık da kolluğa sevk yazsında ihbar eden Büyükşehir Belediyesi, şüpheliler şu isim yazmış. Ve TCK’nın ilgili maddesini belgede de yazıyor. Ondan sonra kolluk operasyon yapınca da ‘ben ihbar etmedim’ diyorsunuz. Büyükşehir belediye başkanı ne zaman ihbarcı olduğunu kabul edecek? Soyer ‘muhbir’ diyor. Tugay, ‘TCK’nın ilgili maddesine göre hakim cübbesini giyip Soyer şu cezadan şu hükmü almalıdır’ mı diyecek? Bir tık ilerisi Tugay utanmasa evrakta hüküm de verip yargılayacak. Neredeyse savcı adına karar verme aşamasına gelmiş. Büyükşehir evrak yollayınca yapacağı en üst işlemi yaptı. Bunlar ortaya çıkınca ‘ben yapmadım, ihbar etmedim’ diyorsun. Bunu söyleyenlere de itham etmeler, onların-bunların adamı demeler var. Belgeler bunlar. Ne alakası var?”

HÜSEYİN SEZER’İN CEMİL TUGAY’DAN 50 BİN MİSLİ HİZMETİ VARDIR İZMİR’E
Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede, “Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İzmir’deki kooperatif davası başta olmak üzere yürüyen davalar için en az iki açıklama yaptı. ‘İhbar eden CHP’li Büyükşehir Belediyesi, kendi kendilerini ihbar ediyorlar’ dedi. AK Parti’nin İzmir’deki genel sekreteri, AK Parti’nin İzmir’deki tüm aktörleri, ‘inanmayan savcılığa baksın, ihbarcı büyükşehir’ dediler. Bir devri sabık var denildi. Belge de koydular. Bu bir boyut. İkinci boyut, Tunç Soyer taraf diyelim, hukuk diliyle ‘husumet var’ diyelim. Teftiş Kurulu, bulgularını savcılığa gönderir, göndermek zorundadır. Ne ararsan ne bulmak istersen onu da bulursun kamuda. CHP’de genel bir kural var; CHP’nin başka düşmana, rakibe ihtiyacı yok. ‘Ağacın kurdu içindedir’ misali, CHP’de kol kırılır yen içinde kalır kuralı işleniyor. Burada Büyükşehir Belediyesi’nin teftiş kurulunun, denetim kurulunun bence bir vicdani muhasebe yapmaları lazım. Sen o raporu hazırlıyorsun yukarıdakiler de savcılığa gönderiyor. Bu insanlar şu an büyükşehirde görev yapanlardan 100 misli emeği olan Barış Karcı gibi insanlar… Hapis yattılar. Hüseyin Sezer şu an jandarmada gözaltında. Hüseyin Sezer’in Cemil Tugay’dan 50 misli hizmeti vardır İzmir’e. Hüseyin Sezer İzmir’deki 800 tane muhtarı ismen ve resmen tanır. İzmir’in bütün köylerinde, kırsalında, ovalarında Hüseyin Sezer’in döşediği taş, attığı asfalt, yaptığı hizmet vardır. Burada bir devr-i sabık yaratırken Cumhuriyet Halk Partisi’nin başka düşmana ihtiyacı yok derken ağacın kurdu içindedir derken bunu anlatmaya çalışıyoruz. Baktığın zaman en temiz ve emektar bürokrat listesi yapsan en üst sırala yazacağın insanlar o hazırlanan denetim kurulu, teftiş kurulu raporları nedeniyle bedel ödüyorlar” dedi.

SAVCIDAN, MAHKEMEDEN ÖNCE CEMİL TUGAY KALEMİ KIRMIŞ

Fatih Yapar’ın “Büyükşehir belediye başkanının yaptığını, şu anki ilçe belediye başkanları yapsa bir önceki belediye başkanlarının ve şirketlerinin yarısından fazlası cezaevindeydi” demesi üzerine Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Cemil Bey benzer bir şeyi Karşıyaka Belediye Başkanı iken eski başkan Hüseyin Mutlu Akpınar için yapmıştı. Savcılığa suç duyurusu yapmıştı, yeni bir yöntem değil onun için. O dönemden kalma bir özellik bu. Muhbir, şikayetçi ne dersen de kurumsal başvuru var. Bir önceki başkanı, yöneticileri, genel sekreterleri şikayet ediyor. Hukuksal bakış açısıyla bakıldığında, aceleye getirilme, bir oldu bittiye getirme durumu da var. Hababam iç denetim raporu hazırlayıp paldır küldür savcılığa gitme durumu söz konusu. Tarihlere bakıldığında denetimin oluru ile teftiş kuruluna baktığınızda bu tarihlerde bu kısa sürede teftiş raporuna dönüşemez diyorsunuz. Savcıdan mahkemeden önce kalemler içeride kırılmış. Cemil Tugay kalemi kırmış. İçeride hallolacak pek çok konu var. Asfaltı eksik atmışsın, asfalt şirketinin içeride hak edişi var. Eksik asfalt atıldı raporu yazanlar eksik yazmışlar. İZDOĞA Genel Müdürü Güven Eken’in meselesinde, başsavcılık, ikisi eski Sayıştay denetçisi olan üç kişilik bir bilirkişi oluşturuyor. Bunlardan 1 yılı bulan zamanda bir rapor alıyor. Büyükşehir Belediyesi’nde 1-2 ayda hazırlanan denetim raporları, teftiş raporları tam gaz savcılığa ulaştırılmış. İçeride bir iki tur döndürülse savunmalar sağlıklı biçimde alınsa bugün savcılığa verilen 5 dosyadan 4’ü belki de verilmeyecekti”

EMNİYETE, SAVCILARA KAMYON KAMYON RAPOR TAŞIDILAR
Fatih Yapar dosya hazırlık sürecine ilişkin detaylar anlatarak, “Savcılığın hiç araştırma yapmasına gerek kalmadı ki klasör klasör büyükşehir belediyesinden dosyalar geliyor. Zaten onların evrakları çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tevdi raporları, teftiş kurulu raporları, bir ara teftiş kurulundakiler, iç denetim başkanları falan emeklilik süresi geldi, istifa etmek için izinden ayrılanlar oldu, geri geldiler, bazıları danışman olarak görevlerine devam ettirilmişler. Orada da ilginç işler var. Polislere, savcılara gerek kalmadan emniyete, savcılara “siz araştırma yapmayın, biz yaptık”, “tekrar bilirkişi göndermeyin biz gönderdik” diye raporları böyle kamyon kamyon göndermişler. Sonra bir yerlerde de “biz evrakları göndeririz siz yeter ki operasyonları yapın, ne isterseniz tüm evrakları veririz” diye görüşmeler konuşmalar olduğu ifade ediliyor, iddia ediliyor” şeklinde konuştu.

ŞU AN İKMAL İHALELERİ SÜRECİ TAKİP EDİLİYOR
Operasyonun detayları ile ilgili konuşan Yapar, “Kooperatifin devam işlerinde en büyüklerini alan firmaların sahipleri gözaltında… Çok önemli iş bu iş. Kooperatifi bir yıl durdurdunuz sonra büyükşehir belediye başkanının talimatıyla tekrar ihaleler oldu. O ihaleleri alan iki önemli firma çok ciddi rakamlarla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne şu an da işler yapıyorlar. Şu an ikmal ihaleleri süreci takip ediliyor. Cemil Tugay döneminde başlayan kooperatif ikmal ihaleleri ve ihalelerin hangi firmalara verildiği, o firmaların bağlantıları üzerinden bir operasyon bu operasyon” dedi.

BİLİRKİŞİLERDEN GELEN RAPORA GÖRE CEMİL TUGAY DÖNEMİNE DE YÜRÜNECEK
Ümit Yaldız ise “Benim duyduğum 25 milyar TL’ye yakın toplam aldıkları işin büyüklüğü. Ama kooperatifler üzerinden ama Menemen’deki sosyal konut denilen alandan. Buralardan başlıyor ama sen 1-1,5 ay önceki programda başka bir şey söyledin. ‘12 tane dosya aldılar’ dedin. Savcılık aldığı dosyaları ne yapıyor gördük işte. Anket dosyasına bile bilirkişi atamış. Bilirkişilere gitti bu dosyalar muhtemelen. Bilirkişilerden gelen rapora göre Cemil Tugay dönemine de yürünecek. Siz geçmiş ile ilgili bu kadar acele teftiş kurulu, denetim kurulu raporları ile iş ve işlem yaptırdıysanız yarın kamuoyunda, adliyenin önünde bir ihtiyacınız olduğunda kimse yanınızda ne yazık ki durmaz, duramaz. Siyasi yasak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı bu süreçle ilgili kahraman yapar ama başka bir yerden problem çıkarsa da işte o zaman ‘senden öncekileri ateşe attın, bunu hak ettin’ diyenler olur İzmir’de. ‘Yaşadıklarını hak ettin’ diyenler olur. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir arada durduğu, İzmir’in, kamuoyunun bir arada durduğu süreci beraber izledik. 2010-2015 arasında Aziz Kocaoğlu yargılanırken ifade verirken 25-30 bin İzmirli adliyenin çevresini sardı. Neden? Çünkü partinin de kurumların da İzmir’in de iki yakası bir aradaydı. Devr-i sabık kültürü yoktu. Dünden önceki günlerdekileri kimse ateşe atmıyordu, kimse ihbar etmiyordu. Savcılığa gönderilen dosyaların yüzde 80’i kendi içinde çözülecek dosyalar. Ortaya çıktıktan sonra görüyorsun bunu. Hiç kimsenin başına bir şey gelsin istemiyorum, kendisini şahsen tanımıyorum ama İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çok etkin bir pozisyonda olduğu, bazıları Veli Ağbaba’ya bağlamaya çalışsa da kentsel dönüşüm projelerinde kurum bazlı liderlik eden bir isim Süleyman Ekinci. Bu soruşturma gözaltına alınanlarla sınırlı mı kalacak, daha ileri başka bir noktaya mı gidecek? İZBETON’da dönemin yönetim kurulu başkanı dahil çeşitli isimlere sirayet edecek mi? Mesela o kentsel dönüşüm süreçlerinde İzmir Büyükşehir Belediye başkanının avukatının, hukuk danışmanı Ahmet Okyay’ın da adı geçti. O dönem konuşuldu kamuoyuna yansıdı. O süreçlerin koordinasyonunda yer aldığı değerlendirmeleri yapıldı” dedi.

BU KENTTE HAYVANLAR İNSAN TAŞIMASIN DİYE EYLEM YAPTIK, ŞİMDİ İNSANLAR İNSAN TAŞIYOR
Yaldız ayrıca Tugay’ın Soyer’e husumet beslediğini belirterek yürürlükteki bazı projelerin kaldırılmasından da örnek verdi.

Yaldız şunları söyledi:

“Cemil Tugay her şeyi söylüyor ama Tunç Soyer ve önceki yönetime karşı husumet duygusunu söylemiyor. Tunç Soyer’in adını, soyadını, projelerini silmek için bütün uygulamaları ortadan kaldırdı. Kordon’da Aziz Kocaoğlu döneminde projelendirilmiş lastik tekerlekli tramvaylar vardı, gayet modern, insanca, nostaljik iki tane şoförü olan tramvay kaldırıldı. Çünkü Tunç Soyer döneminde hizmete girmişti. Yerine insanın insan taşıdığı, Ortaçağ’dan kalma, uzak doğu esintileri oluşan, Hindistan’da Tayland’da görmeye alıştığımız “tuk tuk” benzeri ne idüğü belirsiz bir uygulama getirildi. Gayet nezih, İzmir’in nostaljik yıllarından kalma şirin tramvayları vardı, Kordon’da gidiyorlardı ve insanlar da ona biniyorlardı. Ben üzülüyorum, çocuklar orada 40 derecenin üstünde sıcakta insan taşımaya çalışıyorlar. Üniversite öğrencilerinin canı can değil mi? Biz bu kentte hayvanlar insan taşımasın diye eylem yaptık, şimdi insanlar insan taşıyor. Faytonları niye kaldırttık İzmir’de atlar taşımasın, bu çağda atlar insan mı taşır diye.