Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İzmir’in Konak ilçesi Alsancak semtinde 12 Temmuz 2024 tarihinde etkili olan sağanak yağışın ardından oluşan su birikintisinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’a ilişkin davada yeni bir aşamaya geçildi.
Soruşturma kapsamında devlet memuru olmaları nedeniyle haklarındaki dosya ayrılan ve yargılanmaları için izin süreci beklenen 6 kamu görevlisi hakkında gerekli izinlerin tamamlanmasının ardından dava açıldı. Sanıklar, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.
Sanıklar arasında İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, eski İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi, Kanalizasyon Dairesi Başkanı Barış Koç, Kanalizasyon Dairesi Şube Müdürü Ömer Karabilgin ile Kanalizasyon Dairesi Bölge Mühendisi Ezgi Nazaroğlu yer alıyor.
Sanıklar hakkında “Bilinçli Taksirli Birden Fazla Kişinin Ölümüne ve Yaralanmasına Neden Olma” suçlamasıyla 15 yıla kadar ceza istendi.
SORUMLULUK ALANIMDA DEĞİL
Dava tutuksuz sanıkların yoklamasıyla başladı. Ali Hıdır Köseoğlu SEGBİS sistemi ile davaya katıldı.
Ali Hıdır Köseoğlu savunmasında, “Daha önceki ayrıntılı savunmamda yönetim pozisyonunda olmam gerekçesiyle, Benim sorumluluk alanıma girmediğini ve ızgaranın yapılmasında İZSU’nun değil Gediz’in yetkili olduğunu söylemiştim. Sorumluluk alanıma girmediği müfettiş raporunda da var. Bu nedenle beraatimi istiyorum” dedi.
Köseoğlu’nun Avukatı ise, “Ana raporda müvekkilin sorumluluk alanına girmediği yazmıştı. Müvekkilin beraatini talep ediyoruz” dedi.
MÜDAHALE ŞANSIMIZ YOKTU
Barış Koç ise savunmasında, “Bir önceki mahkemede itiraz talep ve savunmalarım geçerlidir. 3 ana konuya dikkat çekmek isterim. Keşif esnasında Prof. Dr. İsmail Kaşıkçı’nın da sizin huzurunuzda, ‘ızgaralar burada olmasaydı da ölüm meydana getirirdi’ ifadesini kullandı. 2 bilirkişi raporu aldınız. Bunlar Öktemay ve Deniz’in nereye bastığı ile alakalı. Öktemay ızgaraya basmadan karşıya geçti. Deniz ise 2 ızgaranın arasına basıyor ve karşıya geçerken akıma kapıldığı açıktır. Burada herhangi bir müdahale şansımızın olmadığı kesindi. Gediz’in personeli onarımı yaparken o onarımın geçici olduğunu ve bunun daha kapsamlı yapması gerektiğini üst amirlerine bildirdiği sabittir” ifadelerine yer verdi.
Ezgi Nazaroğlu, “Daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum” dedi.
YARGILANMAMA GEREKTİĞİ MÜFETTİŞ RAPORLARINA YANSIDI
Gürkan Erdoğan ise savunmasında, “Daha önceki beyanlarımı tekrar ediyorum. Mülkiye müfettişi raporu incelendiğinde hukuken yargılanmamam gerektiği geçmiştir. Bölge İdare Mahkemesinde de karara şerh düşüldü. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
GEDİZ OLAYDAN SONRA ALSANCAK’TAKİ HATLARI DEĞİŞTİRDİ
Ömer Karabilgin ise savunmasında, “Daha önce yaptığım ayrıntılı savunmalarımı tekrar ediyorum. Olaya sebebiyet veren hatlar 2015 yılında yapıldı. Bu hatların ömrü 30 yıl. Bahsi geçen hatların bundan sadece 4 yıl sonra arıza vermiş ve kronik arızalar yerel gazetelere manşet olmuştur. Esnafın şikayeti sonrası yüzeysel de onarım faaliyeti gerçekleştirildi. İZSU ihalesini üstlenen şirket tarafından yanlış ızgara yapılmış olduğu görülüyor. 9 Ocak 2024’te Gediz elektriklerince tekniğe uygun yapılmayan onarım çalışması yarım bırakıldı. Elektrik kaçağa neden olan kablo yüzeye çıkarılmıştır. Güvenlik kameralarında da bu durum sabittir. Onarımı yapan personelin beyanlarında da onarımın tam olarak yapılmadığını ve şeflerine bildirdiği HTS kayıtlarında anlaşıldı. Yüzeye bırakılan kablo net bir şekilde görüldü. Yağmur suyu ızgaralarında şahsımın dahli yoktur. Kontrolü de ben tarafından gerçekleştirilmedi. Şikayet talep ve isteklerle şefler ilgilendir. İmalatta herhangi bir imzam bulunmaz. Olayın 20 dakika sonra trafoya müdahale edilerek elektrik kesildiği açıktır. Olay mahalinin 100 metre uzağında da elektrikte kaçak olduğu 112 kayıtlarında ortaya çıktı. İZSU’nun bir dahli yoktur. Olay sonrasında Gediz Alsancak’taki tüm hatlarını değiştirdiği görüldü. Onlarca kişi su birikintisine bastı ancak herhangi bir olumsuzluk yaşanamadı. Öktemay’ın ızgaraya basarak karşıya geçtiği, Deniz’in iki ızgara arasına bastığı ortaya çıktı. Dahil olmadığım bir elektrik arızasından kaynaklı olan davadan beraatimi talep ederim” dedi.
İZSU Genel Müdür Yardımcısı Serdar Sadi ise, “Yetki ve sorumluluğum olmadığından dolayı bilgim ve dahlim yok. İç denetimde görevim itibariyle sorumluluğum olmadığı dosyada da yer alıyor. Soruşturma izni verilmemesi önerilmiştir. Davadan ayrıldığımız süreçte çıkan bilirkişi raporunda da görevim itibariyle etkim olmadığı ifade edilmiştir. Olaydan sorumlu tutulmamayı gerektirecek yasal gerekçe olmadığından beraatimi talep ediyorum” ifadelerine yer verdi.
ADALETE GÜVENİYORUM
Özge Ceren Deniz’in babası Ahmet Abi, “Bütün sanıklardan şikayetçiyim. Adalete güveniyorum” dedi. Ailenin avukatı Ayşe Sarıçiçek, “Katılım talebimiz var. Şikayetçiyiz” dedi.
NE OLMUŞTU?
İzmir'de, 12 Temmuz günü saat 18.00 sıralarında başlayan sağanak nedeniyle birçok ilçede sokaklar suyla doldu. Sağanaktan korunmak isteyen İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz, suyla dolan yolda elektrik akımına kapıldı. Onu kurtarmak isteyen ikinci el eşya satışı işiyle uğraşan İnanç Öktemay da akıma kapılıp, bir anda yığıldı. Deniz ve Öktemay, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İnanç Öktemay İzmir'de, Özge Ceren Deniz ise Osmaniye'de toprağa verildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 42 kişi hakkında 'Taksirle öldürme' suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle TCK'nın 22/3'ün maddesi gereğince sanıklara verilecek cezanın yarı oranında artırılarak 22 yıl 6'şar aya çıkarılması talep edildi. İnanç Öktemay'ın ailesi yargılama sürecinde davadan çekildi.
MAHKEME KARAR VERDİ
Geçen ekim ayında İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında cezalar açıklandı. Heyet; Ali Külak, Doğan Kılıç, Fırat Akbay ve Mesut Türkan'ı 10 yıl; Ahmet Orhan Kaygısız, Arif Kapuş, Mehmet Fatih Tosun, Mehmet Zeki Aytulun, Mert Ceylan, Alper Doğan, Erman Çarık, Hamza Bayram, Abdülkadir Satık, Mürsel Arıcı, Yavuz Üner ve Cenan Demircan'ı 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet; Alara Ekli, Ahmet Demircan, Barış Sevgili, Cengiz Topel Demircan, Deniz Sunal, İbrahim Şara, Koray Arif Fırat ve Volkan Şirin'e 5 yıl, Ali Arcan, Ekrem Yıldırım, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Sefa Pişkinleblebici ve Zekeriye Tığtepe'ye ise 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Ahmet Çelik, Erkut Bozkurt, Hakan Günay, Halit Özpelit, Serhat Ekin, Tahsin Erdoğan, Ufuk Eryılmaz, Uğur Yüksel ve Mehmet Zeki Alkan beraat ederken, yurt dışında yaşayan 1 sanığın dosyası ayrıldı. Heyet ayrıca tutuksuz yargılanan 5 sanığın da tutuklanmasına karar verdi. Böylelikle tutuklu sanık sayısı 15'e çıktı.
İSTİNAF KARARI KALDIRDI
Tarafların itirazları üzerine dosya istinafa taşındı. Dosyayı görüşen İzmir Bölge İdare Mahkemesi 14’üncü Ceza Dairesi yerel mahkemenin kararlarını kaldırdı. Ceza Dairesi; sanıklar Cengiz Topel Demircan, Ahmet Demircan, Cenan Demircan, Volkan Şirin, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Ali Arcan, Mehmet Fatih Tosun, Mert Ceylan, Koray Arif Fırat, Ekrem Yıldırım ve Sefa Pişkinleblebici’yi için yeniden yargılamaya karar verdi. Ayrıca, Mehmet Zeki Aytulun, Arif Kapuş, Doğan Kılıç'ın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumları sebebiyle tahliye taleplerinin reddine karar verildi.
Ceza Dairesi; sanıklardan Gediz Operasyon Takım Yöneticisi Abdülkadir Satık, Gediz Teknik Şefi Ahmet Orhan Kaygısız, Gediz Arıza Onarım Müdürü Ali Külak, Gediz Operasyon Yöneticisi, Alper Doğan, Gediz Elektrik Teknisyeni Erman Çarık, Gediz Arıza Onarım Personeli Fırat Akbay, Gediz’de denetim görevlisi Hamza Bayram, Gediz Arıza Onarım Yöneticisi Mehmet Fatih Tosun, Gediz arıza mühendisi Mert Ceylan, Gediz arıza onarım ustası Mesut Türkan ve Gediz yapı işleri uzman yardımcısı Mürsel Arıcı'nın tutuklulukta geçirdikleri süreyi göz önüne alıp tahliyelerine hükmetti. Sanıklardan Yavuz Üner’in adli kontrol şartı kaldırıldı. Ceza Dairesi ayrıca dosyanın, konusunda uzman İTÜ/ODTÜ öğretim üyelerinden oluşacak 5 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmesine, olayın meydana gelmesinde sanıkların, hayatını kaybedenlerin ve üçüncü kişilerin kusur durumları tespiti konusunda da rapor düzenlenmesine hükmetti.