EGEDESONSÖZ - İzmir Yaşam Alanları, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye’de ve dünyada sulak alanların hızla yok edildiğine dikkat çekti. Açıklamada, sulak alanların suyun, toprağın, iklimin ve yaşamın güvencesi olduğu vurgulanırken, uygulanan politikalar nedeniyle bu alanların geri dönülmez biçimde tahrip edildiği ifade edildi.

FETÖ ile bağlantılı 385 hesaba erişim engeli
FETÖ ile bağlantılı 385 hesaba erişim engeli
İçeriği Görüntüle

Yanlış tarım politikaları, kontrolsüz yapılaşma, sanayi ve enerji projeleri, madencilik faaliyetleri, HES’ler ve rant odaklı planlama kararlarının sulak alanları tehdit ettiğine dikkat çekilen açıklamada, kuraklığı derinleştiren su yönetimi anlayışının krizi daha da büyüttüğü belirtildi.

Türkiye’nin Ramsar Sözleşmesi’ne taraf olmasına rağmen birçok sulak alanın koruma altına alınmadığı ya da bu statülerin yalnızca kâğıt üzerinde kaldığına vurgu yapılan açıklamada, göllerin kurutulduğu, deltaların kirletildiği ve sulak alanların “atıl arazi” olarak görüldüğü kaydedildi.

İzmir Yaşam Alanları, sulak alanların yok edilmesinin yalnızca bir doğa kaybı olmadığını belirterek, bunun aynı zamanda gıda krizi, su krizi, iklim krizi ve halk sağlığı sorunlarının derinleşmesi anlamına geldiğini ifade etti. Açıklamada, küçük üreticilerin tasfiyesi, kentlerin susuz bırakılması ve ekosistemlerin çöküşünün bu sürecin doğrudan sonuçları olduğu dile getirildi.

“SULAK ALANLARI KORUMADAN YAŞAM SAVUNULAMAZ”
Açıklamada şu çağrılara yer verildi:

Sulak alanları tehdit eden tüm projelerin durdurulması, koruma statülerinin gerçek ve bağlayıcı hale getirilmesi, suyun bir meta değil kamusal bir varlık olarak yönetilmesi, yerel halkın, bilim insanlarının ve ekoloji örgütlerinin karar süreçlerine dahil edilmesi ve tahrip edilen sulak alanlar için acil rehabilitasyon programlarının başlatılması.

Sulak alanların kalkınmanın önünde bir engel değil, yaşamın ön koşulu olduğu vurgulanan açıklama, “Bugün susarsak, yarın susuz kalacağız. Sulak alanlar için, su hakkı için, yaşam için mücadeleyi büyütüyoruz” sözleriyle sona erdi.