Ekonomi

Dericilerden ‘kümeleşme’ çağrısı: Menemen’de OSB planı!

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, sektörün geleceği için kümeleşmenin şart olduğunu söyledi. Menemen’de deri OSB kurulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Gündoğdu, “Kümeleşme olmayan sektörler küçülüyor. Deri mamulleri OSB’siyle sorunlarımızı ortak alanda çözeriz. Alıcı, aradığı ürünü tek bölgede bulur. Yer sıkıntımız var ama geleceğimiz için Menemen’e gitmeliyiz” dedi.

Abone Ol

Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ - Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği yaşadıkları sorunları ve yeni yıla dair planlarını aktarmak için basın toplantısı gerçekleştirdi.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, sektöre dair açıklamalarda bulundu.

ZANDAR YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINI BIRAKIYOR
Zandar ilk olarak yönetim kurulu başkanlığını bırakacağını belirterek, “İkinci dönem başkanlığım Nisan 2026 itibariyle bitiyor. Başkanlık tekne almak gibi, bir alırken bir satarken derler onun gibi. Genel kurulumuz ile yeni bir döneme gireceğiz” dedi.

RAKAMLARLA İHRACATI DEĞERLENDİRDİ
İhracat rakamları ile birlikte sektörü değerlendiren Zandar, “Grafiklere göre her alt sektörde çok benzer gelişmeler yaşandığını özetliyor. 2018’den bu yana ayakkabı sektörünün 64 milyon Dolar ihracat varken 2022 yılında 112 milyon dolar iken 2025’te 91 milyon’a geriledi. İhracatçı firma sayısı 2018’de 336 iken 2022’de 456 gibi bir sayıya ulaşmış. Fuarla birlikte ihracatçı firma sayısını arttırdık. Fuarlara dair olumlu görüşler aldık ama ticaretin neye evrileceği fuarla belli olmuyor. Biz ne kadar güzel fuar da yapsak ne iş yapacağımızı piyasa belirliyor ve stabil beklenti yok. Ayakkabının kilogram fiyatı; 2018’de ortalama 27,5 dolar idi, 2021’de 20 dolara kadar düşmüş. 2025’te 24 dolara geldi” ifadelerini kullandı.

‘DERİNİN FİYATI DÜŞTÜ AMA PİYASA ŞARTLARI ZORLUYOR’
Deri fiyatlarına rağmen ihracat rakamları konusunda düşüş olduğuna dikkat çeken Zandar, “Saraciye ihracatında fiyat farkları olsa da ihracat rakamları düşük seviyede. Bunu yapan firma sayısı az. 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma sayısı sadece 7. Deri konfeksiyondaki 17’den 9’a düştü. Katma değerli ürünün ihracatı daha kolay ama sadece 9 firma var 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma. Tablolar net olarak üretimin zorlaştığını gösteriyor. Mamul deri ve kürk ihracatında 8 dolardan 5 dolara düşüş var. Derinin fiyatı düştü ve hammadde ucuzlamış durumda. Piyasa şartlarına göre çok yüksek fiyatlarımız olduğu için aradığımız rakamları bulamıyoruz” diye konuştu.

‘SEKTÖRDE KONSODİLASYON DALGASI OLACAK’
Derinin 5 yıllık geleceğini değerlendiren Zandar, “Deri ve deri mamulleri sektörüne dair 5 yıllık perspektif yaptık. Sektörde konsodilasyon dalgası olacak. Güçlü markalar ayakta kalacak. Güçlü marka günümüzde tabana yayılabilen markalar, globalde ciddi anlamda tabana yayılabilen markalar ayakta kalacak. Üretimler ya küçülecek ya da birleşecekler” dedi.

‘KEYFİ ALIŞVERİŞ AZALDI, TÜKETİCİ DAHA BİLİNÇLİ HAREKET EDİYOR’
Tüketici davranışlarını değerlendiren Zandar, “Eskiden keyfi alışveriş çoktu ama bu azaldı. Kalite odaklı bir alışveriş var. İnsanlar artık daha bilinçli tüketici. Hibrit alışveriş modeli bir arada bulunuyor ve bu devam edecek” diye konuştu.

‘2010’DAN SONRA SEKTÖRÜMÜZDE OTOMASYON GELİŞMEDİ’
Gelişen teknoloji ve deri sektörünü değerlendiren Zandar, “Yapay zeka ve otomasyon devrimi konusunda 2000’lerde çok yatırım yapıldı. 2010’dan sonra bizim sektörümüzde otomasyon çok gelişmedi. İnsana bağlı olmaya devam etti. Ucuz bir insan gücümüze güvendik ve şu anda oyun dışı kalmamızda bu durum etkili. Çin’de otomasyon modelleri genişliyor ve buna ayak uydurmak için yatırımlara ihtiyacımız var. Bugün böyle bir dönüşüme gidebilecek bir finansman kaynağı yok. Türkiye’de bu duruma adaptosyan için mucize olması lazım” dedi.

‘ÜLKEMİZDE PERAKENDECİLER MARKA OLDU’
Markalaşma hakkında konuşan Zandar, “Markalaşma hayatta kalmanın anahtarı ama ciddi anlamda kaynak lazım. Zayıf üreticiler elenecek, güçlü markalar ayakta kalacak. Üst düzey markaları ülkeye çekip burada üretim yapmaları için alan almamız gerekiyor. Bizim ülkemizde perakendiciler marka oldu, üreticiler marka konusunda geri kaldı” dedi.

GÜNDOĞDU: İŞÇİLİK MALİYETLERİMİZ YÜZDE 60’LARA GELDİ
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu sektöre dair yorumlarını aktardı. Gündoğdu ilk olarak 2025 yılını değerlendirerek, “2025 yılı kötü bir şekilde bitti. Emek yoğun sektörlerde düşüş sağladı. Ülke ekonomisinde çok ciddi değişiklik olmasa da gidişatın kötü olduğunu herkesin kabul ettiği döneme girdik. Sorunlar belli, çözümlere bakıyoruz. Geçmişte rakiplerimize karşı fiyat avantajı ülke idik. Fiyat kısmında ciddi sorunlarımız var. İşçilik artık maliyet olarak yüksek geliyor. İşçilik payı yüzde 60’lara geldi. Bu ciddi anlamda sıkıntı yapıyor. Döviz baskısı ihracatçıyı zorluyor” dedi.

‘VERGİSİZ İTHALAT HAKKI GEREKİYOR’
Hammadde konusunda yaşanan zorlukları anlatan Gündoğdu, “Hammadde konusunda ciddi sıkıntılarımız var. En büyük rakiplerimiz AB’de üretim yapanlar oldu. İşçilik konusunda Portekiz’den daha pahalı olamayız ama biz şimdi daha yüksek işçilik ile üretim yapıyoruz. 1 dolara ayakkabı tabanı alabiliyorlarken, biz aynı tabanları 3 dolardan aşağı üretemiyoruz. Vergisiz ithalat hakkı tanınması gerekiyor. Finansmana erişimde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Maliyetlerin düşürülmesi gerekiyor. Finansman maliyetinin ihracatçı üzerinde yükünün olmaması gerekiyor. Finans yükü ciddi maliyet oluşturuyor” dedi.

YENİ PAZAR ARAYIŞI… HEDEF ÜLKE: ABD
Sektör olarak yeni pazar arayışları olduğunu belirten Gündoğdu, “Hedef ülkeler arasında Avrupa her zaman birinci hedefimiz. Yüzde 60’ından fazlası halen AB’ye gidiyor ama fiyat baskısı çok yüksek. AB’de üretim maliyetleri düştü. Rotamızı ABD gibi ülkelere dönüştürmemiz gerekiyor. ABD’nin ithal ettiği deri konusunda yüzde 0,26. Ege Bölgesi için 0,029. İnanılmaz büyük bir pasta var ve biz ABD’de yokuz. Önümüzdeki dönemde yoğun bir şekilde ABD’ye pazarlama yapacağız. Geçişle ilgili sert bir geçişte bulunduk. Fiyat avantajımız yüksekken yüksek enflasyon ile 1 yıl içinde avantaj kayboldu. Geçiş çok sert olmamalıydı. Sert geçiş tablolalarda değişiklik gösterdi” diye konuştu.

KÜMELEŞME ÇAĞRISI: MENEMEN’DE OSB ÇALIŞMALARIMIZ VAR
İzmir’de deri OSB konusunda adım attıklarını belirten Gündoğdu, “Bizim kümeleşmemiz gerekiyor. Kümeleşme olmayan sektörlerde küçülme oluyor. Çin yüzde 63’lük üretim yapıyor. Çin’de kümeleşme ile başladı. Alacağınız ürünün bir bölgesi var. Deri mamulleri organize sanayi bölgesi Ege’de kurabilirsek sorunlarımızı ortak bir bölgede çözebileceğiz. Alıcı geldiği zaman istediği ürünü bulabilecek. Önümüzdeki dönemlerde OSB. Deri ürünleri OSB bu anlamda çok önemli. Sertifikasyonlara ihtiyaç var, bunlar için bir arada toplanmamız lazım. OSB için birçok girişimde bulunduk. Yer ile ilgili sıkıntılarımız var. Sektörün istediği yakın lokasyonlar. İmkan varsa şehrin içinde istiyor ama bu mümkün değil. Menemen bölgesinde yer bulunduğu söyleniyor. Sektör üreticileri ‘Nasıl Menemen’e gideceğiz?’ diyor ama geleceğimiz için gitmemiz lazım” dedi.

GÜNDOĞDU ADAYLIĞINI AÇIKLADI
Son olarak yönetim kurulu başkanlığı için adaylığını açıklayan Gündoğdu, şu ifadeleri kullandı:

Önümüzdeki dönemde Nisan ayında bir serüvene başlayacağız. Başkan adaylığımı burada bildirmek isterim.