Politika

CHP'de direniş kararı, Gümrükçü'ye salvo: Baba ocağını kendini bilmeze, koltuk sevdalısına bırakmayız!

Görevden alınarak disipline sevk edilen CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç parti binasından ayrılmayacaklarını açıkladı. CHP MYK tarafından atanan yeni İl Başkanı Utku Gümrükçü'ye de tepki gösteren Güç "Baba ocağını üç beş tane kendini bilmeze, koltuk sevdalısına teslim etmeyiz. Buradayız, bir yere gitmiyoruz. Burada yatıp kalkacağız.” dedi.

Abone Ol

Berivan KAYA/ EGEDESONSÖZ- CHP'de Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Gündeme "uyumlu çalışmadıkları" iddiasıyla bazı il başkanlarının görevden alınması geldi. İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, MYK kararı ile tedbirli ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Güç ve yönetimi görevden alındı. Güç’ün yerine Önceki Dönem Çiğli İlçe Başkanı Utku Gümrükçü atandı.

Görevden alma kararı sonrası CHP İzmir İl Binası önüne çağrı yapıldı. Burada konuşan Güç “Hiç kimse örgütü kararını masa başında değiştiremez. Gücümüz üyelerimizden gelir. Son yaşadıklarımız tanıklık ettiklerimiz bir gerçekliği gösterdi: Millet, İzmir, Türkiye bizimledir. CHP, bu ülkenin umudu, bu partinin lider Özel’dir, o yüzden bize saldırıyor. Halkımız ayağa kalkmıştır. Tehditlere teslim olmayacağız, bizler CHP’nin evlatlarıyız. Atatürk’ün devrimlerinin yılmaz savunucularıyız. Herkes biliyor ki haklı olan kazanacaktır, demokrasi, millet kazanacaktır. Seçilmiş başkanımız Özgür Özel liderliğinde milyonlarca yurttaşımızla iktidara yürüyeceğiz. Kimse umutsuzluğa kapılmasın, başını öne eğmesin. Gelecek bizimledir. Millet bizimledir. Milletin iradesi eninde sonunda kazanacaktır. Baba ocağını üç beş tane kendini bilmeze, koltuk sevdalısına teslim etmeyiz. Buradayız, bir yere gitmiyoruz. Burada yatıp kalkacağız.” dedi.

Güç’ün açıklamasının tamamı şu şekilde:

Değerli yol arkadaşlarım,
Kıymetli Cumhuriyet Halk Partililer,
Demokrasiye, adalete ve halkın iradesine sahip çıkan değerli İzmirliler,
Sizlere bu şehrin bir evladı olarak ve tarihin doğru tarafında duran, sizileri çok seven vatanperver bir vatandaş olarak ve son yaşadığımız tarihi günlerin tanığı olarak sesleniyorum.
Baba ocağımıza yönelen saldırılarda, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin önünde oradaydım.
Bir avuç koltuk sevdalısının, bir avuç butlan meraklısının, sarayın değirmenine su taşıyanların partimizi ne hâle getirmeye çalıştığını gözlerimle gördüm.
Bu partinin evlatlarına biber gazı sıktılar.
Bu partinin evlatlarına plastik mermi sıktılar.
Bizim kavgamız elbette polislerimizle değildir.
Bizim kavgamız milletin iradesini yok sayan anlayışladır.
O gün orada şunu gördüm:
Kimse geri adım atmıyordu.
Kimse korkmuyordu.
Çünkü mesele birkaç kişinin koltuğu değildi.
Mesele Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve ülkemizin geleceğiydi.
yola çıktık…
Yağmurda, çamurda;
Milletimizle birlikte yürüdük.
İzmir'de buluştuk.
Bayramlaşacağız dedik.
Meydanlara sığmadık.
on binler vardı.
Umut vardı.
Millet vardı.
Butlan karanlığına karşı İlk meşaleyi İzmir’den yaktık.
Sonra Anıtkabir'e yürüdük.
Ben yine oradaydım.
Türkiye'nin dört bir yanından gelen yüz binlerle birlikte Ata'mızın huzuruna çıktık.
Ve bir kez daha gördük ki;
Bu mücadele artık sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin mücadelesi değildir.
Bu mücadele demokrasi mücadelesidir.
Bu mücadele milletin iradesine sahip çıkma mücadelesidir.
Bu mücadele çocuklarımızın geleceği için verilen mücadeledir.
İşte tam da bu yüzden bugün burada toplandık.
Bugün, demokrasiye sahip çıkmak için toplandık.
Bugün, milletin iradesini savunmak için toplandık.
Çünkü biliyoruz ki; Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik her müdahale, aslında halkın iradesine yönelik bir müdahaledir.
Bugün ülkemizde milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor.
Emekli geçinemiyor.
Gençler geleceğe umutla bakamıyor.
Çiftçi ürettiğinin karşılığını alamıyor.
Vatandaşlarımızın gerçek gündemi yoksulluk, işsizlik ve adaletsizliktir.
Ancak iktidar bu sorunları çözmek yerine, halkın gerçek gündemini değiştirmek için yeni tartışmalar yaratıyor.
Önce belediyelerimize yöneldiler.
Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri başarısız göstermek istediler.
Operasyonlarla, algılarla, iftiralarla halkın yerel seçimlerde ortaya koyduğu iradeyi gölgelemek istediler.
Başaramadılar.
Sonra partimizi içeriden karıştırmaya çalıştılar.
Parti değiştirenlerle, dedikodularla, fitneyle örgütümüzü bölmeye çalıştılar.
Başaramadılar.
Şimdi de mahkemeleri ve siyasi operasyonları kullanarak Cumhuriyet Halk Partisi'ni dizayn etmeye çalışıyorlar.
Çünkü korkuyorlar.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin yükselişinden korkuyorlar.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in milletle kurduğu gönül bağından korkuyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünden korkuyorlar.
Bugün Türkiye'nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin başarısını hazmedemiyorlar.
Ama bilsinler ki;
Bu parti saraylarda kurulmadı.
Bu parti milletin bağrında kuruldu.
Bu parti baskılarla, yasaklarla ve tehditlerle geri adım atacak bir parti değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi Kuvayı Milliye'nin partisidir.
Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu iradesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin sahibi örgüttür.
Son sözü delegelerimiz söyleyecektir.
Son sözü üyelerimiz söyleyecektir.
Son sözü milletimiz söyleyecektir.
Hiç kimse seçilmiş örgüt yöneticilerinin iradesini yok sayamaz.
Hiç kimse örgütün kararını masa başında değiştiremez.
Çünkü bizim gücümüz makamlarımızdan değil, üyelerimizden gelir.
Biz gücümüzü koltuklardan değil, milletten alıyoruz.
Değerli arkadaşlar,
Son yaşadıklarımız, gördüklerimiz ve tanıklık ettiklerimiz bize bir gerçeği bir kez daha göstermiştir:
Millet bizimledir.
İzmir bizimledir.
Türkiye bizimledir.
Demokrasiye inanan milyonlar bizimledir.
İşte Cumhuriyet Halk Partisi bu umudun adıdır.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’de bu umudun lideridir.
Milletimiz onun samimiyetini görmüştür.
Milletimiz onun cesaretini görmüştür.
Milletimiz onun mücadelesine inanmıştır.
Bu yüzden saldırıyorlar.
Bu yüzden engellemeye çalışıyorlar.
Ama başaramayacaklar.
Çünkü artık yalnızca CHP örgütü değil, milyonlarca vatandaşımız ayağa kalkmıştır.
Ayağa kalkan Bizler;

baskılara boyun eğer miyiz?
tehditlere teslim olur muyuz?
Bizler; milletimizin iradesini yok sayan anlayışa geçit vermeyeceğiz.
Çünkü;
Bizler Cumhuriyet'in evlatlarıyız.
Bizler Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerinin yılmaz savunucularıyız.
Ve biliyoruz ki;
Haklı olan kazanacaktır.
Millet kazanacaktır.
Demokrasi kazanacaktır.
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle ve milyonlarca yurttaşımızla birlikte iktidara yürüyoruz.
Kimse umutsuzluğa kapılmasın.
Kimse başını öne eğmesin.
Çünkü gelecek bizimdir.
Çünkü millet bizimledir.
Çünkü eninde sonunda mutlaka milletin iradesi kazanacaktır.
Yaşasın örgütümüzün mücadelesi!
Yaşasın demokrasi!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!