Yerel Politika

CHP İzmir'den 8 Mart açıklaması: Sadece anma değil isyan günüdür!

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Kadın Kolları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sebebiyle Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile birlikte Alsancak vapur iskelesi önünde ortak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamaya Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’da katıldı.

Abone Ol

"Karanlığı Mücadelemizle Aydınlatacağız, Özgürce Yaşayacağız" başlığı altında yapılan açıklamada konuşan CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun “Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.” dedi. Kurun açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz. Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz!

Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz!

Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir!

“Bizim Yolumuz bellidir”
Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kâğıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz.

Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır.

“İstanbul sözleşmesinden ve kadınların sesi olmaktan vazgeçmiyoruz”
Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz! Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz!

Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz.

Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz.

“8 Mart sadece bir anma günü değil isyan günüdür”
Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. 8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir!

Düzenlenen etkinlikte konuşan CHP İzmir İl Yönetim Kurulu üyesi Vala Peker, Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlık hakkını ve özgürlük mücadelesini sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

“Kadınların kazanılmış hakları pazarlık konusu yapılamaz”
Bugün burada, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, kadınların yaşam hakkını savunmak, eşitliği büyütmek ve adaleti haykırmak için bir aradayız. Bu anlamlı günde, kadın mücadelesinin en güçlü bileşenlerinden biri olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile birlikte sesimizi yükseltiyoruz. 8 Mart; yalnızca bir kutlama günü değil, bir mücadele günüdür.

Eşit işe eşit ücret talebinin, şiddetsiz bir yaşam hakkının, özgür ve eşit yurttaşlık mücadelesinin adıdır. Ne yazık ki ülkemizde kadınlar her gün şiddetle, ayrımcılıkla ve yaşam hakkına yönelik saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır. Kadın cinayetleri münferit değildir. Bu cinayetler; cezasızlık politikalarının, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve kadınları korumakta yetersiz kalan uygulamaların sonucudur.

Kadınların yaşam hakkı tartışılamaz. Kadınların kazanılmış hakları pazarlık konusu yapılamaz. Bizler biliyoruz ki; şiddeti önlemenin yolu, güçlü yasal düzenlemelerin etkin biçimde uygulanmasından, koruyucu ve önleyici mekanizmaların eksiksiz işletilmesinden ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kamusal politikaların merkezine yerleştirilmesinden geçer. Kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek sosyal politikalar yaygınlaştırılmalıdır.

Sığınma evleri ve destek mekanizmaları artırılmalıdır. Kadınlar yalnız değildir. Kadınların mücadelesi, demokrasi mücadelesidir. Kadınların eşitlik talebi, adalet talebidir. Bugün İzmir’den bir kez daha haykırıyoruz: Kadın cinayetlerini durduracağız! Eşitliği birlikte kuracağız! Adaleti birlikte sağlayacağız! Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın eşitlik ve özgürlük mücadelemiz.