Çeşme Haberleri

Çeşme'de kıyı tartışması... 'Günübirlik' alana 'rezidans' iddiası!

Çeşme’de kıyı şeridinde sürdüğü ileri sürülen bir yapılaşma tartışma yaratıyor. Çevre örgütleri, Ayasaranda bölgesinde devam ettiği belirtilen rezidans projesinin imar planlarına ve kıyı mevzuatına aykırılık taşıdığı iddiasıyla yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu. Yapının kıyı ekosistemi ve kamusal alan kullanımı üzerinde baskı oluşturabileceği öne sürülüyor.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ - Çeşme’nin Ayasaranda mevkiinde, 3319 Sokak üzerinde yer alan taşınmazda yürütülen inşaat faaliyetleri tartışma yarattı. Çeşme Çevre Derneği, Demirok İnşaat tarafından gerçekleştirildiği belirtilen “NOA Sunrise” projesi kapsamında yükselen yapının, bölge planlamasına aykırı biçimde çok katlı bir rezidans niteliği taşıdığını ileri sürdü.

Dernek açıklamasında, alanın Çeşme Belediyesi’nin 2003 tarihli koruma amaçlı imar planında “günübirlik tesis alanı” olarak tanımlandığı hatırlatılarak, bu fonksiyon dışında konut amaçlı ve çok katlı yapılaşmaya izin verilmesinin hukuken mümkün olmadığı savunuldu.

Kıyı Kanunu üzerinden yapılan değerlendirmede ise 3621 sayılı düzenlemeye atıf yapılarak, günübirlik kullanım alanlarında düşük yoğunluklu ve sınırlı yükseklikte yapılaşma dışında inşaata izin verilemeyeceği belirtiliyor. Dernek, sahada devam eden yapının bu sınırları aştığını iddia ediyor.



Açıklamada "3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca günübirlik turizm alanlarında yalnızca 1 katı ve H=4,50 m yüksekliği aşmayan hafif yapılara izin verilebilmektedir. İnşaat bu sınırları açıkça aşmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddeleri uyarınca durdurma ve yıkım kararı verilmesi yasal zorunluluktur; buna karşın inşaatın kesintisiz sürmesi denetim mekanizmalarının işlevsiz kaldığını göstermektedir." denildi.

İddialar arasında, yapının üçüncü kata ulaştığı ve çalışmaların kesintisiz sürdüğü bilgisi de yer alıyor. Çevre örgütü, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında belediyenin durdurma ve yıkım yetkisini kullanması gerektiğini, ancak sahadaki inşaatın devam etmesinin denetim zafiyeti oluşturduğunu öne sürdü.

Dernek, Çeşme genelinde kıyı bandı, zeytinlikler ve tarım alanlarında benzer yapılaşma baskısının arttığını belirterek, bölgenin “kamusal kıyı kimliğini kaybetme riski” ile karşı karşıya olduğunu savundu.

Açıklamada "Ayasaranda'daki bu yapı tek başına değerlendirilemez. Kıyı şeridinden zeytinliklere, tarım arazilerinden koruma alanlarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada rezidanslar ve siteler hızla çoğalmakta; Çeşme, denizin ve Ege rüzgârının kenti olmaktan çıkıp bir beton yığınına dönmektedir. Kıyılarımız artık kamu yararına değil, özel sermayenin kâr hesaplarına göre şekillenmektedir." ifadeleri yer aldı.

“Şeffaflık ve denetim” çağrısı
Çeşme Çevre Derneği, yetkililere yönelik dört maddelik çağrıda bulundu:

- İnşaatın durdurulması ve mühürlenmesi
- Ruhsat ve plan değişikliklerinin kamuoyuna açıklanması
- Kıyı ve imar mevzuatı kapsamında idari yaptırımların uygulanması
- Çeşme genelinde bağımsız denetim süreci başlatılması

Dernek açıklamasında, kıyıların “özel çıkar değil kamu yararı doğrultusunda korunması gereken ortak miras” olduğu vurgulandı.