Çeşme Haberleri

Büyükşehir planları değiştirdi... Lüks rezidanslar satışa çıktı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin plan değişikliğiyle "Ticaret Turizm Alanı"na dönüştürülen Reges Otel'in bulunduğu parsellerde geliştirilen 54 lüks rezidans satışa sunuldu. ÇEŞÇEP, plan değişikliğinin ardından başlayan satışlara tepki göstererek hukuki mücadele yürüteceklerini açıkladı.

Abone Ol

Metehan UD/EGEDESONSÖZ - İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin geçtiğimiz ay aldığı kararla, kent genelinde imar planlarında turistik tesis olarak yer alan ve otel olarak kullanılan yapıların rezidans ve ofise dönüşmesinin önü açılmıştı.

Bu kararın ardından, Çeşme'de bulunan Reges Otel'in yer aldığı Sakarya Mahallesi 5547 ada 1 parsel ile Boyalık Mahallesi 210 ada 17 parsele ilişkin imar planı değişikliği askıya çıkarıldı.

Plan değişikliğiyle mevcut "Turistik Tesis Alanı" kullanım kararı, oy birliğiyle "Ticaret-Turizm Alanı (TİCT)" olarak değiştirildi.

Askıya çıkan plan notlarında dikkat çeken bir düzenlemeye de gidildi. Önceki plan notlarında yer alan "konut kullanımı"na ilişkin madde çıkarılırken, yeni notta, "Konut kullanımı yer alamaz. Ancak turizm fonksiyonu kapsamında kısa süreli kiralama yapılabilen rezidans tipi konaklama birimleri yapılabilir" ifadelerine yer verildi.

Plan ise Çeşme Projesi'nin planlama çalışmalarını da yürüten şehir plancısı Dilek Çakanşimşek'in sahibi olduğu Çakanşimşek Planlama tarafından hazırlandı.

TANINMIŞ İSİMLER YER ALIYOR
Reges Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin mevcut tek ortağı Fatih Aydın. Şirketin geçmiş ortakları arasında Azerbaycan uyruklu Zamin Gadimov ile Mahir Abdullayev de bulunuyor. Otelin genel müdürlüğünü ise turizm sektörünün tanınan isimlerinden Tayfun Başkurt yürütüyor.

SATIŞA ÇIKARILDI
Plan değişikliğinin ardından şirket, proje kapsamında yer alan 1+1 ve 2+1 tipindeki toplam 54 lüks rezidansı satışa çıkardı. "Marriott Residences Çeşme" adıyla hayata geçirilen proje için geçtiğimiz günlerde lansman düzenlendi.



ÇEŞÇEP'TEN SERT TEPKİ
Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, ilçenin en lüks otellerinden biri olan Reges'in rezidans projesine dönüştürülmesine sert tepki gösterdi.

Güler, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Reges Oteli, yıllar önce Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınan özel turizm işletme belgesiyle, 'burada otel yapılacak, Çeşme turizmine katkı sağlanacak' denilerek yükseltildi. Bakanlığın verdiği bu ayrıcalıklı izin sayesinde normalin çok üzerinde kat ve yoğunluk hakkı elde edildi. Ama bugün ortada bir otel yok: Turizm adına verilen bu haklar, sessizce imza altına alınan bir plan değişikliğiyle 54 dairelik bir rezidansa çevrildi. Yani devletin 'turizme yatırım' diye verdiği hak, birkaç yıl içinde sıradan bir konut rantına dönüştürüldü. Bu, en hafif tabiriyle bir hukuksal kandırmacadır.

Bir zamanlar herkese açık olan, Çeşme'nin en lüks oteli olan bu tesis, 11 Temmuz'da yapılan gösterişli bir lansmanla artık resmen zenginlerin kullanımına açıldı. Bu lansmanla birlikte gözler önüne serilen tablo şuydu: Çeşme'nin en güzel koylarından biri olan Boyalık Kumsalı, halktan alınarak zenginlere tahsis edilmiş oldu. Bugün 'Marriott Residences Çeşme' adı altında 54 ayrıcalıklı daireye bölünen bu tesisin önünden geçmek artık mümkün değil. Halkın yıllardır serbestçe yürüdüğü Boyalık Kumsalı yolu kapatıldı, kıyı fiilen zenginler için özel bir rezerv alanına dönüştü.

Kumsallar halkındır. Devletin, belediyenin ya da hiçbir makamın, turizm adına verdiği bir izni arka kapıdan konuta çevirip halkın öz malı olan kıyıyı birkaç yatırımcıya, birkaç 'seçkin' aileye peşkeş çekme hakkı yoktur. Bugün Çeşme'de yaşanan tam olarak budur: Bakanlığın turizme hizmet etsin diye verdiği imar hakları, sessizce ve hukuku dolanarak konuta çevrilmiş; halkın kıyısı bir avuç insanın özel mülküne dönüştürülmüştür.

Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) olarak bu utanç verici dönüşümü ve bu hukuksal kandırmacayı kınıyoruz. Bu, tek başına bir imar tekniği meselesi değil, halka ait bir kıyının gasp edilmesidir. Bu gasbı sessizce kabul etmeyeceğiz; hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz ve Çeşme halkını, kendi kıyısına, kendi kumsalına yeniden sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Bir tane Çeşme var, o da herkesindir; birkaç kişinin bahçesi değil."