Bugüne kadar canlı performansla çok az kişiyi dinledim. Hani derler ya 'Bir elin parmağını geçmez' işte o kadar… Sanatçıdan saymayıp öyle veya böyle dinlediklerimi saymıyorum. Harbiye Açık Hava'da Candan Erçetin'i dinlemiştim mesela. Şiddetle yağan yağmura inat çıplak ayaklarıyla söylediği şarkılarla tüm dinleyenleri mest etmişti. Daha sonra Balıkesir'de dinlediğim Kıraç anlatılamaz derece güzel bir performans sergilemişti. Gittiğime değdi dediğim sanatçılar ve konserleri maalesef yok denecek kadar az. Daha dün bu tatlardan biri daha eklendi dimağıma…
130. kuruluş yıldönümünü kutlayan Ödemiş Belediyesi '3 - 13 Eylül Kurtuluş Şöleni ve Kültür Etkinlikleri' çerçevesinde dün bir halk konseri düzenleyerek Edip Akbayram'ı Ödemiş'te ağırladı. Daha çok katılım sayısı 20-25 kişi olan etkinlikleri ile görmeye alışık olduğum Ödemiş Belediyesi'nin 2009 Mart ayından bu yana imza attığı en büyük ve en anlamlı organizasyon olduğunu söyleyebilirim. Konserin yapıldığı stadyumun gerek tribünlerindeki gerekse saha içindeki izleyici yoğunluğu bu yöndeki tespitimi kuvvetlendiriyordu.
Edip usta sahneye 'Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz' diyerek çıktı. Benim, belki de herkesin tüyleri diken diken oldu. O ne alkış ve o nasıl bir tezahürattır? Seyirci inanılmaz büyük bir coşku yaşıyor, Ödemiş hakikaten sallanıyordu. Konser boyunca 16 parçaya yer veren usta, Âşık Mahzuni Şerif, Can Yücel, Ataol Behramoğlu ve Neşet Ertaş gibi isimleri de anmayı ihmal etmedi. Bağlama ayrı bir güzel, keman ayrı, batari ayrı, ney ayrı bir güzeldi dün akşam… Yolcu'nun muhteşem şelpe'si ve ustanın güzel sesli güzel kızı Türkü'nün birbirinden güzel iki parçası da fevkaladenin fevkindeydi. Anlayacağınız Ödemiş'e en son 20 sene önce gelen Edip Akbayram yirmi yıllık hasretin fazlasıyla hakkını verdi.
Protokoldeki benim gibi bir maymundan daha çok tribünlere gülümseyen ve sanki her an onlara uçacakmış gibi el sallayan bu insanı keşke tribünden dinleseydim. Usta sanatçı 'Şu Sivas'ın elinde sazım çalınmaz' derken Sivas'ta yakılarak öldürülen 37 aydın için gelsin dedi. Şelpe sonrası Yolcu; 'Uğurlar olsun' diyerek ağlattı bizleri… Atatürk Gençliği'ne şarkılar armağan edildi. Davullar vurulup halaylar çekildi. Denizler, Mahirler anıldı.
Kurtuluş günüydü ama sahnede tek bir 'Türk Bayrağı' bile yoktu. Durumu ilettiğim yetkililerin 'Allaaaah, doğru valaaaa unuttuk!' gibi şaşkınlık ve hayret içeren açıklamaları ne kadar samimi bilemem ama millet olarak çok hassas günler geçirdiğimiz bu günlerde böylesine önemli bir ayrıntının atlanmış olmasını şiddetle kınıyorum. Milli birlik ve beraberliğimizin sembolü olan ve rengini şehitlerimizin al kanından alan şanlı bayrağımızı başköşede görmeyi çok isterdim. Bu ayıp kimin bilmem ama dilerim tekrarı olmaz.
Konser sonunda 'Değerli Ödemişli hemşirelerim' diyerek söze başlayan ve Ödemiş'i sağlık kenti yapma gibi yeni bir projesinin olup olmadığını bilemediğim mevcut başkan acaba 'hemşehri' demek istedi de dili mi sürçtü? Böyle kalabalık organizasyonlara pek alışık olmayan mevcut başkan böylesine yoğun bir katılım karşısında şaşkınlık yaşamış da olabilir.
Her neyse ve nedense? Uzatmayalım. Usta konserini böyle bitirdi, bizde yazımızı böyle bitirelim: 'Görecek günler var daha… Aldırma gönül aldırma'
Not 1: Konser sırasında 'Ödemiş yanıyor' diye araya giren sunucu kızın buz gibi esen havada ne demek istediğini anlayamamıştık. Meğer saha içinde sigara içenler yapay çimi yakıyorlarmış. Sigara içilmemesi konusunda uyarı geçildi. Şöyle bir sağıma baktım ki; protokolde oturan bizim mevcut başkan kahve eşliğinde sigara tüttürüyor. Konser bitene kadar da içti. E halk arasında bir söz vardır: 'İmam bunu yaparsa cemaat ne yapmaz?'
Not 2: Edip Akbayram kendisini dinleyen Ödemişlileri kırmayarak yoğun istek üzerine 'Güzel günler göreceğiz' şarkısını ikinci bir defa daha okudu. Bu sırada siyah takım elbiseli bir adamın belediye başkanı edasıyla tribünleri selamlamasını görmeliydiniz.
Not 3: Bugün Edip Akbayram'la görüşüp dün akşamki performansı için kendisine bizzat teşekkür ettim. O'na; 'Ödemiş hatta tüm İzmir sizin şarkılarınızla alındı. Az kalsın Türkiye'yi de harekete geçiriyordunuz. Ama olmadı. Allah sesinize zeval vermesin' dedim. İnanılmaz güzel bir insan… O da bana ve Ödemiş'e teşekkür edip konseri boyunca hayran kaldığım o güzel gülüşü ile yanımdan ayrıldı.