Yerel Yönetimler

Başkan Tugay'dan Vakıflar'a 'devir' tepkisi : “Aynı kurum İzmir’deki taşınmazlarını kiraya veriyor”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki üç taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi üzerine yaptığı açıklamada, "Kamu kurumları arasında güç gösterisi olmaz. Oldu-bitti dayatmalarıyla, kamu hizmeti veren yapıları boşaltmaya çalışmak ne hukukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır. Öte yandan aynı kurum, İzmir’de kendi mülkiyetindeki taşınmazları dükkan ve büro olarak kiralama ihalelerine çıkıyor" dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan Meslek Fabrikası binası, Egemenlik Binası ve Tepecik’teki eski Gasilhane’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’dan bir tepki daha geldi.

Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda söz konusu yapıların bedeli ödenerek Büyükşehir mülkiyetine verildiğini, mahkeme süreci devam etmesine rağmen Vakıflar'ın hukuksuz bir şekilde yapılara el koyduğunu belirtti. Öte yandan Tugay, Vakıflar'a ait olan İzmir'deki taşınmazların ise dükkan ve kiralama ihalelerine çıkartıldığını ifade etti.

Başkan Tugay'ın yaptığı paylaşım şöyle:

"Vakıflar Genel Müdürlüğü, bedeli ödenerek İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine verilmiş. İzmir halkının parasıyla restore edilmiş ve başından beri kamusal hizmet sunan taşınmazlara, mahkeme süreci devam etmesine rağmen hukuksuz bir şekilde el koymaya ve tahliye etmeye kalkışıyor. Öte yandan aynı kurum, İzmir’de kendi mülkiyetindeki taşınmazları dükkan ve büro olarak kiralama ihalelerine çıkıyor.

Şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkililerine soruyorum:

Elinizde kiraya verdiğiniz, ihaleye çıkardığınız, hatta atıl bıraktığınız bu kadar taşınmaz varken; İzmir halkının parasıyla ayağa kaldırılmış, kamu yararına işletilen bu binalara el koymaya çalışmanızın amacı nedir?

Mahkeme süreci sürerken, hukukun vereceği kararı beklemek yerine oldu bitti ile fiili bir durum yaratma telaşı neden?

Kamu kurumları arasında güç gösterisi olmaz. Devlet ciddiyeti, sabırla hukuku beklemeyi gerektirir. Oldu-bitti dayatmalarıyla, kamu hizmeti veren yapıları boşaltmaya çalışmak ne hukukla ne de kamu vicdanıyla bağdaşır.

Bu binalar birer mülk değil; İzmirlinin emeği, vergisi ve ortak hafızasıdır. Ve herkes bilmelidir ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e emanet ettiği değerler, masa başı girişimler ile devredilecek sahipsiz yapılar değildir."