Yerel Yönetimler

Büyükşehir Meclisi'nde 'devir' gerilimi!

Meclis oturumu öncesinde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından alınan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane Binası gündeme geldi. Mecliste tansiyon yükselirken meclis üyeleri birbirlerinin üzerine yürüdü.

Abone Ol

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclis oturumu Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır idaresinde gerçekleştirildi.

Meclis oturumu öncesinde Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından alınan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane Binası gündeme geldi. Vakıflar tartışması AK parti ve CHP arasında tartışmaya neden olurken tartışmanın büyümesi üzerine CHP’li meclis üyeleri ile AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız arasında tansiyon yükseldi.

Öte yandan CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç ve Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır Yıldır arasında söz alma gerilimi yaşandı. Yıldır, “Söz almadan konuşmayın” uyarısı yaptı.

İnanç’ın AK Partili Hakan Yıldız'a yönelik ‘haddini bil’ sözlerine Yıldız tepki gösterdi. AK Parti ve CHP arasında arbede başlarken meclise 5 dakika ara verildi.

Meclise ara verilirken, Hakan Yıldız, ‘AK Parti grubu dışarı’ diye çağrıda bulununca AK Partili üyeler salonu terk etti. Aranın ardından meclis devam etti.

MECLİSTE KİM NE AÇIKLAMA YAPTI?

3 YAPIMIZA EL KOYMA GİRİŞİMİ VAR
Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır açıklamasında, “3 yapımıza el konma girişimi var. Tapudaki kayıtlar değiştirildi. Egemenlik Evi, Gasilhane ve Meslek Fabrikası belediye mülkiyetinde bulunan kamu taşınmazlarıydı. Yasaları tekrar etmek istemiyorum. O yasalar doğrultusunda düzenleme gerekçe gösterilerek belediyemize ait taşınmazların belediyemize bildirim yapılmaksızın ve görüşü alınmaksızın Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuda tescil edildiği anlaşıldı. Belediyemizin mülkiyetinde bulunan taşınmazların, idaremizin bilgisi ve rızası dışında mülkiyetinin değiştirilmesi mülkiyet hakkı ile idarenin tasarruf yetkisini doğrudan etkileyen son derece ağır bir idari işlem niteliğindedir. Tapu iptali ve tescil davalarında bazı hukuki dayanaklarımızı da dile getirmek isterim. Egemenlik Evi’nde taşınmaz üzerindeki binanın vakıf kültür varlığı niteliği bulunmamaktadır. Söz konusu yapı inşa edildiği tarihten bu yana belediyemize ait olup vakıf yoluyla meydana gelen bir taşınmaz değildir. Gasilhane ve morg yönünden bakıldığında taşınmaz kaydında yer alan 1 metre genişliğinde ve 26 metre uzunluğunda ışık hakkı şeklindeki şerh, vakıf kültür varlığı oluşumuna sebep olabilecek nitelikte değildir. Bu nedenle taşınmazın vakıf kültür varlığı olduğu da bizim tarafımızdan kabul edilemez. Meslek Fabrikası’nın vakıf kültür varlığı niteliği bulunmamaktadır. Ayrıca taşınmaza ilişkin taviz bedeli de ödenmiştir” dedi.

İZBB’YE TAHLİYE GÖNDERİRKEN KİME 5 YIL FIRSATI VERİYOR?
CHP Grup Sözcüsü Yağmur Yurdakul Özkan ise, “İzmir’de bazı taşınmazlar belediye mülkiyetinden çıkarıldı. Gasilhane ve morg 1954 yılından bu yana belediye mülkiyetinde ve vakıflar tarafından yapıldığına dair bir delil yok. Bir metre genişliğinde 26 metre uzunluğunda bir ışık hakkı var. Bu gerekçe gösterilerek 2 bin 337 metrekarelik taşınmazın tamamı belediye mülkiyetinden çıkarıldı. 1/1000 ölçekli imar planında burası belediye hizmet alanı olarak geçmesine rağmen… Bölgede hizmet veren 4 hastanenin kullandığı morg için belediyeye tahliye emirleri gönderildi. Vakıflar mahkeme kararına itirazda bulundu. Bu alanın aşevi olması önerilmişse de bölge muhtarı zaten 30 bin kişilik bir aşevi olduğunu dile getirmiştir. Egemenlik Binası 1891 yılında belediye olarak hizmete açılıyor. Herhangi bir şerh bulunmamasına ve dosyada somut delil bulunmamasına rağmen Vakıflar devraldı. Arsanın da belediye arsası olduğu ortaya kondu ancak burada da tahliye talep edilmeli. Meslek Fabrikası, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı vatandaşları tarafından yapıldığı aşikâr olan bir yapı. Binaların üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın imzalarının olduğu satın alma belgesi asıldı. Bir şerhten bahsediliyor. Ancak bedeli ödenerek bu şerh kaldırılmış. Vakıflar Genel Müdürlüğü tahliyeye zorluyor ve belediye 4 tane dava açıyor. Yargılamanın sonucu beklenmeli. Belediyemiz tahliye tedbiri istiyor ve mahkeme veriyor. Vakıflar yine itiraz ediyor. Bu itiraz üzerine yarın duruşması var. Vakıflar Kanunu ile ilgili torba yasada bulunan maddeler var. Genel Müdürlüğe ait taşınmazlarda kiracılık ilişkisi devam edenler veya 3.6.2025’ten önce işgalci olanların başvurmaları halinde 5 yıla kadar kira sözleşmesi yapılabilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu 3 binayı kullanırken habersizce elinden alan Vakıflar, işgalcilere kira sözleşmesi ile 5 yıl daha kullanma hakkı verebilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tahliye emri gönderirken kime 5 yıl daha kalmak için fırsat veriyor? Çıkıp bazı siyasetçiler de ‘Biz İzmirliden yanayız ama Vakıflar haklı’ diyerek milletin aklıyla alay ediyor” dedi.

VAKIFLAR KENDİ MÜLKİYETİNDEKİ TAŞINMAZLARIN PEŞİNE DÜŞMEMİŞ
Sayıştay’a yansıyan bulguları anlatan Özkan, “Bazı taşınmazların kira bedellerinin tahsil edilmesine yönelik işlemlerinin yapılmaması, kira süresi biten taşınmazların ihale yapılmaksızın süre uzatım yoluyla aynı kişiye verilmesi, idare taşınmazlarının ecrimisil karşılığı kullandırılması. İzBB mülkiyetindeki taşınmazları ve tahliyeye uğrayan Vakıflar, kendi mülkiyetindeki kiraların peşine düşmemiş. İşgal edilmesine göz yummuş ancak gelip İzBB’nin malını ısrarla tahliye etmeye çalışıyor. Yazık. Hüseyin Yıldız Meclis Genel Kurulu’nda, ‘Vakıfların 64 bin gayrimenkulü var. Bunun 9 bin tanesi işgal altında. 13 bin tanesi mahkemelik. Vakıflar bunları idare edemiyorken siz bu kanun maddesini getirip belediye mallarını neden alıyorsunuz? Sayıştay raporu ortadayken ve korunması gereken taşınmazlar varken İzBB’nin taşınmazlarını aceleyle tahliye uğraşınız neden? Büyükşehir Belediyesi taşınmazlarına el konuluyor. Bu konuyu İzmirli hemşehrilerimizin vicdanına bırakıyorum” dedi.


52 TAŞINMAZ VAKIFLARIN
AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız ise, “Torba yasadaki CHP’lilerin şerhlerini okudular. Tescilli eserlerin vakıflara tahsisini kapsayan bir kanun 2008 yılında çıkmış. 3 bina da Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı. 2025 yılındaki yasa ile alakası yok. Gasilhanenin 2024 tarihinde tapu tescili yapılmış. Kamuya ait, belediyeye ait olan tescilli eserleri tarayın ve bir ilişki bulursanız Vakıf adına tescil yaparız; çok açık bir kanun. Uygulanan kanun maddesi başka ama siz bambaşka bir kanun maddesini konuşuyorsunuz. 2023 seçimlerinden sonra bölge müdürlüklerine bir yazı yollanıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün geliri vakıflardan elde edilen gelirlerden oluşur. Tüm Türkiye’de bir tarama yapılıyor. Bu tarama kapsamında kira geliri 150 milyon iken 650 milyon kira geliri elde ediyor. İzmir belediyelerinin tam 52 taşınmazı vakıflara ait. Hâlihazırda 6 tanesini İzBB kullanmaya devam ediyor. Sizin kullandığınız ‘çökme, İzmir’in mallarını ele geçirme’ asla kabul etmeyeceğimiz bir ifadedir. Böyle bir anlayışımız olsaydı 52 mal üzerinde irade ortaya koyardık” dedi.

GENEL SEKRETER YARDIMCISI TELEFONLARA ÇIKMIYOR
Vakıflar’a geçince müdür gasilhaneyi ziyarete gidiyor. Eşrefpaşa Hastanesi yetkilileri de orada, görüşme yapılıyor. Müdürlük “Biz burada Kızılay’la aşevi yapacağız” diyor. Hastane de morg yapmak istiyoruz diyor. Müdürlük de yeni bir protokol yapabiliriz diyor. Biz burada eski Mezarlıklar Başkanlığı’nın kullandığı bina ve otopark alanı belediyede, gasilhane Vakıflar’da. Biz burada protokol yapalım; o kısmı biz alalım aşevi yapalım, bu kısmı da hastaneye bırakalım diyor. Bir genel sekreter yardımcısı da görüşmelere katılıyor. Protokol yapılacakken o genel sekreter yardımcısı telefonlara çıkmıyor. Büyükşehir Belediyesi bürokratları telefona çıkmıyor. Vakıflar bu devletin kurumu. Büyükşehir de devletin kurumu. Mezarlık başında ortaksınız. Vakıflar defalarca ulaşmak istemesine rağmen bu arkadaşlar ortada yok. 2024’te 1 malınız sizin iradenizle Vakıflar’a geçti, hiç kapı çalmadınız mı? ‘Bu neyin taraması?’ diye sormadınız mı? O gün süreci karşılıklı yürütseydiniz bugün bu tartışmanın tarafı olmazdınız” dedi.

ÖZEL VAKFA VERİRKEN O ASTIĞINIZ KARAR ELİNİZDE YOK MUYDU?
Eski belediye başkanı Tunç Soyer’in Meslek Fabrikası’nı meclisten geçirerek Adıgüzel Vakfı’na verdiğini hatırlatan Yıldız, “Meslek Fabrikası bu meclis salonlarında 2021 tarihinde İstanbul’daki bir özel vakfa 25 yıllığına CHP oylarıyla verildi. O gün bugün astığınız Atatürk imzalı karar yok muydu elinizde? Neredeydi o karar? O kararı o gün yok sayanlar bugün mü hatırladı? O gün özel vakfa verirken sesi çıkmayanların devletin kurumu olan Vakıflara devredilince mi hatırladınız? Şimdi çıkıp Meslek Fabrikası dediğinizde insan hayretle izliyor. O gün o karara biz karşı çıktık, yargıya gittik, dava açtık, davayı kazandık, kararı iptal ettirdik. O gün Urla’da 65 dönümlük araziyi de verdiniz, bugün o araziyi SGK’ya veriyorsunuz. Biz yargıya güvendik. 2024’te bir yer veriyorsunuz, kurum görüşmek istiyor, kurumu yok sayıyorsunuz. İstanbullu vakfa verilirken sesiniz çıkmıyor, sonra da bir manipülasyonun tarafı olmaya çalışıyorsunuz. Bugün 2021’deki karara evet diyen CHP’li meclis üyeleri var. Hadi çıksınlar ‘Belediyenin bürokratları bizi kandırdınız. Atatürk imzalı evrağı getirmediniz. Biz Adıgüzel Vakfı’na binayı vermiştik. AK Partili meclis üyeleri olmasaydı dava açılmayacaktı, o Atatürk’ün mirasına ihanet eden meclis üyeleri mi olduk?’ diyecekler?” ifadelerini kullandı.

ADALET HERKESE LAZIM
Başkan Vekili Yıldır ise, “Belediyemiz her 3 binayı da bu dönem değerli buluyor ve elinden geldiğince de değerlendirmeye çalışıyor. İhtiyaç duyulan binalar. Bunları ısrarla istememizin tek nedeni de budur. Adalet herkese lazım” dedi.

SÖZ HAKKI GERİLİMİ
Tartışmalar devam ederken Bağımsız Meclis Üyesi Latif Aydemir söz almak istedi. Aydemir’e söz hakkı verilmedi. Yıldır ise, “Şu an gruplara söz verdim. Dilek ve temennilerde konuşabilirsiniz. Tekrar faşist zihniyet tartışması olmasın. Sözcülere de söz hakkı vereceğim” dedi.

GERİLİM YÜKSELDİ
CHP Grup Başkanvekili Altan İnanç ise söz alma tartışmasında Hakan Yıldız’a yanıt olarak, “Yağmur Hanım’ın yaptığı konuşma hukukidir. Arkadaşımız cevap verirken siyaset yaptı” dedi. Yıldız’ın konuşması üzerine İnanç, “Neden söyleyeceklerimden korkuyorsun? Sen konuşmadın mı? O konuşsun ben de cevap vereceğim ne demek?” dedi.

Hakan Yıldız ise, “Grubum adına ikinci söz hakkını kullanacağım” dedi.

YILDIR İLE İTİLAFA DÜŞMEDİK!
İnanç ise, “Siz grup başkanvekilisiniz de ben neyim? Yıldır ile bu konularda itilafa düştüğümüz gibi laflar çıkıyor, öyle bir şey yok. AK Parti grubu bu konu üzerinde tepinerek siyaset yapmasına cevap verme hakkım var. Ben de cevap verme hakkımı kullanıyorum. 2008’de çıkmış bir yasayı konuşuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kaç yıldır kullanıyor? Şimdi mi aklınıza geldi cin alilik, cin fikirlik? Niye rahatsız oluyorsunuz? On binlerce genç orada meslek sahibi, iş sahibi oldu. Ne olacak Vakıflar alınca? İtiraz ettiğimiz şey bu. Buradan siyaset çıkarılamaz. Kanun onu diyor, hepsi başımızın üstünde ancak vicdan ne diyor? Kızılay oraya yemekhane yaptığında İzmirli kullanacak da şimdi başkası mı kullanıyor? Algıyı siz yaratıyorsunuz. Bu mallar geçmişten bugüne İzmir’in mallarıdır. Bunları biraz anlamaya çalışın. Bu malları İzmirli kullanıyor, kullanmaya devam edecek. Burası CHP yönetiminde bir belediye, sizin yargıyı siyasetin üzerinde nasıl kullandığınızı tüm Türkiye biliyor. Ramazanı hatırlatarak başlıyor ama tartışma nereden nereye geliyor. Egemenlik Evi de, Gasilhane de, Meslek Fabrikası da yıllardır İzmirliye hizmet etmektedir” dedi.

Hakan Yıldız ise, “Konuşmamda siyaset yok. Ben meclise girmeden önce Levent Bey’e uğradım. 1’er kişiye söz vereceğiz dedi. O kurala uyduk. Siz meselenizi kendi içinizde tartışın” dedi.

İnanç’ın söz kesmesi üzerine Yıldız, “Bugün Meslek Fabrikası’ndan dolayı konuşma hakkı buluyorsanız 2021 yılındaki kararı konuşun. O dönem destek verdiler. O gün Atatürk kararı yok muydu? Yarın aşevine gidelim, 30 bine yakın yemek çıkan aşevini gezdirin. Bu şehri 25 yıldır algılarla yönettiniz. İsim de zikredeyim, Genel Sekreter Yardımcınız Pınar Hanım protokol için görüştü mü?” dedi.