Politika

Aytun Çıray’dan 'engellenme' sonrası mesajlar ve Özel’e öneri: Dosyası olan partiden uzaklaştırılmalı!

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, CHP’li belediyelere yönelik operasyonel süreç ile ilgili parti genel merkezinin alacağı tutum konusunda öneride bulundu. Çıray, “Özgür Bey’e önerim; dosyası olanları partiden uzaklaştırsın. ‘Aklan da gel’ demesi lazım” dedi. Çağrısının Ekrem İmamoğlu dahil herkesi kapsadığını kaydeden Çıray, Özel’in kendisini sosyal medyadan engellemesi ve Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın kendisini hedef almasına da yanıt verdi.

Abone Ol

Ender ALDANMAZ/EGEDESONSÖZ- CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, iktidar-muhalefet ilişkisi ve güncel-siyasal konulara ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.

Aytun Çıray, CHP’li belediyelere yönelik operasyonel süreçleri değerlendirirken başta Genel Başkan Özgür Özel olmak üzere partinin alması gerektiği pozisyon üzerine önerilerini sıraladı.

Çıray, son dönemde başta CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisini sosyal medyadan engellemesi ve Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın ismini vermeden kendisini hedef almasını da yorumladı.

BUTLAN KARARI SİYASİ İKTİDARIN İHTİYAÇLARINA GÖRE BELİRLENİR
CHP’ye yönelik mutlak butlan davası ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çıray, “Hukuki konularda kesin yargı belirtmek için dosyaya hakim olmak gerekir. Alınacak karar hukuki değil siyasi olacaktır. Ben siyaseten parti içi seçimlere dışarıdan siyasi müdahaleye karışıyım. Mutlak butlan konusunda, bugünkü siyasi iktidarın ihtiyacına göre belirlenecek. Nitekim, karar siyasi olacaktır. Siyasi iktidarın ihtiyaçlarına göre belirlenecektir. Medyayı ve sosyal medyayı izliyorum. Orada bazı kişiler bunun çıkmayacağını bazıları da çıkacağını söylüyorlar. Ben ne çıkmasını ne de çıkmamasını garanti görmüyorum. Zaman içerisinde siyaset ihtiyacına göre bir karar ortaya çıkacaktır” dedi.

ANKARA’DAN ALDIĞIM BİLGİLERE GÖRE, KAPI ARKASI DİPLOMASİSİ İŞLİYOR
Mutlak butlan davası konusunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tutumuna da dikkat çeken Çıray, “Bu kararın siyasi olacağını da CHP yönetimi kabullenmiş görünüyor ki Bahçeli ile sıcak ve nazik ilişkiler sergiliyorlar. Bahçeli de başka partinin iç meselesi olmasına rağmen CHP’yi koruyan beyanlarda bulunuyor. Özgür Bey bir konuşmasında ‘kapı arkası diplomasisinden’ bahsetmişti. Ankara’dan aldığım bilgilere göre, bu kapı arkası diplomasisi işliyor. Bu kapı arkası diplomasisi işliyor. Bu kapı arkası diplomasisi kesin sonuç verir mi bilmiyorum. Burada son karar Tayyip Bey’in olacaktır” ifadelerini kullandı.

HAKİM DOSYAYI TAHKİM EDİYOR, DOSYAYI DOLDURUYOR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında itirafçı olan Adem Soytekin’in 1 Temmuz’da görülecek olan kurultay davasında tanık olarak dinlenmesi yönünde alınan kararı yorumlayan Çıray, “Mahkemenin son kararı mutlak butlanın çıkma ihtimalini yüzde 60’a çıkardı. Hakim dosyayı tahkim ediyor, dosyayı dolduruyor. Yoksa Adem Soytekin bir ifade vermiş. İstanbul delegesi büyük kongrenin kaderini belirlediği için bunlar aynı zamanda büyük kongre için yapılmış işler anlamına gelebilir. Ben mahkeme kararını sadece zamana yayma olarak görmüyorum. Aynı zamanda kamu vicdanını tatmin edecek bir dosya çıkarmaya çalışıyorlar. Zamanlama da ihtiyaca binaen değişecek” şeklinde konuştu.

HANGİ GEREKÇE İLE OLURSA OLSUN DARBECİ İLE AYNI MASAYA OTURMAZSIN
Özgür Özel’in CHP’nin genel başkanlığına gelmesinin ardından zigzaglı bir siyaset hattı izlediğini söyleyen Aytun Çıray, “bugünkü CHP yönetimi özgürce bir siyaset ortaya koyamıyor. Yerel seçimlerden bu yana birçok anket geliyor. Kamuoyuna açıklanmayan bazı anketler var. Orada 2 puan bir fark var. Böyle bir durumda halkın bu kadar ezildiği ortamda CHP’nin yükselememesi manidar. Bu durum yönetim zafiyetini da ortaya koyar. CHP’nin şu an yüzde 40’ları bulması gerekiyordu. Ben bunu da zikzak siyasetinin negatif etkisi olarak görüyorum. Özgür Bey göreve geldiğinde normalleşme adını verdiği siyaset uyguladı. Tayyip Bey, CHP’ye gittiğinde kırmızı halı serildi. Oraya Genel Başkan sıfatıyla gitmişti ama Cumhurbaşkanı sıfatıyla muamele gördü. Siyasette semboller çok önemlidir. Misafirperver davranılmaydı ama abartıldığını düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı.

19 MART’A DARBE DEDİLER, DARBECİ İLE AYNI MASAYA OTURDULAR
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası Özel’in siyaset tarzında değişime gittiğini belirten Çıray, “19 Mart ile birdenbire işler değişti ve Erkem Bey’in tutuklanmasından sonra Erdoğan’ı darbeci ilan ettiler. Hangi gerekçe ile olursa olsun darbeci ile aynı masaya oturmazsın” dedi.

CHP, DARBECİ İLAN ETTİĞİ BİRİSİNİN KURDUĞU KOMİSYONA OTURDU

İkinci açılım sürecinde CHP’nin aldığı pozisyon ile ilgili olarak Aytun Çıray şunları söyledi:

Kenan Evren’in kurduğu komisyona neden oturayım. Darbeci ilan ettiği birisinin kurduğu komisyona oturdu. Darbeci ilan ettiğin Tayyip Bey’in partisi, MHP ve PKK’nın siyasi uzantısı olan bir parti ve Hizbullah’ın siyasi uzantısı olan bir parti ile masaya oturdun. Amaç ne olursa olsun laik, demokrat CHP’nin oturmaması gereken bir masa. Süreç, Tayyip Bey'in ince politikasıyla, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne yarayacak şekilde dizayn edildi. Tayyip Bey’in bu siyaseti hep seçimler endeksli, PKK ile çatışmalı ve çatışmasız dönemlerden geçer. Her iki tarafın ne yapılacağından haberi var. Dolayısıyla bir bakarsınız Tayyip Bey, ‘Kürt sorunu varsa o da benim sorunumdur’ der. Sonra birdenbire ‘öyle bir sorun yoktur’ deyip milliyetçi bir siyasete dönüş yapar. O gün anketlere de bakar. O günkü toplumsal beklentiye bakar.

BÖYLE SÜREÇLERE İHTİYAÇ YOK, HANGİ KANUNA İHTİYAÇ VARSA ÇIKART, GETİR MECLİSE
Cumhuriyet Halk Partisi’ni yöneten arkadaşların dikkatini çekmek istiyorum. Bütün bu süreçle ilgili söylemleri Devlet Bahçeli yapıyor. Tayyip Bey bu süreçle ilgili konuşmuyor. Bahçeli dün bir şey söyledi; Abdullah Öcalan için ‘koordinatör olmalı’ dedi. Tayyip Bey'den bunu olumlayan tek bir beyanat gelmedi. Tayyip Bey’den bu süreç boyunca Kürt sorunu lafını hiç duymadık. Fakat Özgür Bey adeta boşluğa havuza gibi atladı. “Son Kürt, ‘Kürt sorunu bitti’ deyinceye kadar Kürt sorunu vardır” dedi. Ekrem Bey’in tutuklanma sebebi olarak Kürt belediye meclis üyelerini söyledi.

Türkiye'de Genelkurmay Başkanı tutuklandı. Türkiye'de Başbakan asıldı. Böyle bir mazeret öne sürüldüğü sırada Cumhurbaşkanı yardımcısı da Kürt’tü. Türkiye Cumhuriyeti'nin güzel tarafı şudur: Kürt-Türk bakılmadan her türlü makama gelebilir. Bu ülke benim bildiğim iki tane Kürt Cumhurbaşkanı gördü. Bu ülkenin pasaportu yok. İzmir'de mesela biz beraber kardeşçe yaşıyoruz. “Eskiden Kürt müsün, Alevi misin?” sorusunu bilmezdik. Her çözüm sürecinde tartışma Kürt lafı üzerinden yürüdüğü için Kürt kardeşlerimizin kalbini kırdık. Türklerin milliyetçilik damarı kabardı ve daha bölücü bir ortam yarattı. Böyle süreçlere ihtiyaç yok. Sen devleti yönetiyorsun. Hangi kanuna ihtiyaç varsa çıkart, getir meclise.

CHP’Yİ SADECE MEŞRUİYET İÇİN KOMİSYONDA İSTEDİLER
Bu süreçler Tayyip Bey’in yapmak istediği siyasete meşruiyet kazandırma süreçleridir. Neden Abdullah Öcalan, CHP buraya ısrarla girsin istedi. CHP’nin oylarına komisyonda ihtiyaç yoktu. Ama CHP o komisyona girmezse o komisyon meşruiyet kazanamazdı. CHP’yi sadece meşruiyet için istediler. Ondan sonra da bir şey sormadılar. Komisyondan uyduruk bir rapor var. Bir zaman kazanıldı ve süreç yürüdü. Anayasa tartışması ortaya çıktı. Burada Amerika’nın dayatmaları ne kadar etkili olacak zamanla göreceğiz.

CHP, DEM PARTİLEŞTİ
CHP’yi yöneten arkadaşlar daha sakin olmalılar, yüksek siyaseti daha iyi değerlendirmeliler. Mutlak butlan çıkacak korkusuyla siyasi iktidarının politikalarının suyuna girmemeliler. Özgür Özel o kadar ileri gitti ki, mesela, genel toplumun hafızasında Şeyh Sait bir vatan hainidir. Kurtuluş Savaşı sırasında da ayaklanmaları vardır. Herkes devlet kurulduktan sonraki ayaklanmalarını hatırlıyor. O dönemin yazılı belgeleri İngilizlerle iş birliği olduğunu gösteriyor. Bu ayaklanmayla da Kerkük ve Musul’u kaybediyorsunuz. Bu toplumun hafızasında büyük bir negatiflik. Siz küçük bir Kürt grubu mutlu etmek için Şeyh Sait hakkında “dikkatli konuşun, akrabaları üzülmesin” diyorsunuz. O sırada konuşan da yok. Durduk yerde gereksiz bir çıkış. Arkasından “Kürtlere devlet vereceğim” dedi ama aslında eşitlik anlamında vereceğim anlamında kullanılan bir sözdü. Ama toplum tarafından yanlış anlaşılmış bir durum. Bunlar CHP’yi DEM Partilileştirdi. Halbuki bu ülkenin daha 100 yıl Atatürk kavramının birleştiriciliğine ve üniter devlete ihtiyacı var. Dünyada hiçbir ülke yoktur ki 40 bin kişi olmasına rağmen iç savaş çıkmasın. Burada yaşanan ise Kürtlerin ve Türklerin birlikte yaşama iradesinin sonucudur. Kapanmakta olan yararının kabuğunu kaldırmaya gerek yok. Geçmişte olan olmuş. Bundan sonra enerjimizi kalkınmaya, ekonomiyi düzeltmeye ve insanları ekonomik olarak eşitlemeye ihtiyacımız var. Birbirimize karşı neden enerji harcıyoruz? Bu zaman kaybı. Gidecek başka yerimiz yok. Bu ülkede tapuda herkes eşit. Bardağın yarısını boş gösteren değil dolu gösteren dile ihtiyacımız var. Bizim zenginliğimiz ortaklıklarımız.

CHP’nin etnik siyasetten uzaklaşması lazım. Darbeci dediği siyasi iktidar ile aynı masada olmaması lazım. Ya darbeci değil ya da senin başka hesabın var, oraya mecburen oturuyorsun. Bu soruların cevabını halka tatmin edecek şekilde vermesi lazım.

ÖZEL, DOSYASI OLANI PARTİDEN UZAKLAŞTIRMALI, “AKLAN GEL” DEMELİ
Yürütülen operasyon süreçlerinde CHP’nin alacağı tutum konusunda Genel Başkan Özgür Özel’e tavsiyede bulunan Çıray, “Özgür Bey’e önerim; dosyası olanları partiden uzaklaştırsın. Partiyi bir genel avukatlık bürosu halinden çıkarsın. Kimin iyi, kimin kötü olduğunun yargısını biz veremeyiz. Bu arkadaşların çoğunun yerinde olsam o yargı süreci bitinceye kadar CHP ile ilişkimi keserim” dedi.

“Çizdiğiniz çerçevenin içerisine Ekrem İmamoğlu’nu da dahil ediyor musunuz?” sorusuna yanıt veren Aytın Çıray, “herkesi kastediyorum. Özgür Bey, ‘aklan da gel’ demesi lazım. Bir arkadaş tutuklanıyor ve CHP Genel Merkezi hemen savunuyor. Ertesi gün bir sürü şey ortaya çıkıyor. Bu herkes için geçerli. CHP’li 47 itirafçı var. Neden ihraç işlemi başlatmıyorlar? Bir tane itirafçı müteahhit rüşvet verdim dedi. Neden bu adama dava açılmıyor. Kim bu adam? İlgili arkadaşların bu adamı dava edip doğduğuna pişman etmesi lazım. Eleştiren mi, suçlu yapmayan mı? AK Parti’de eleştirdiğimiz hiçbir şeyi yapmamamız lazım. Aksi halde bunlar eşitmiş, bildiğimizi yapmaya devam edelim der” ifadelerini kullandı.

100 MİTİNG YAPILDI, SİYASETTE HEDEFE ULAŞILAMAZSA KAMUOYU NEZDİNDE YENİLİRSİN
CHP, etkin siyaset ortaya koyamıyor. Ben hayatım boyunca kimsenin adamı olmadım. Önceki Genel Başkan olması sebebiyle ve bürokraside arkadaşım olması sebebiyle Kemal Bey’e büyük saygım var. Bu eleştirilerim Kemal Bey’i övmek için değil. Üstelik bu arkadaşlar Kemal Bey cumhurbaşkanı adayı olduğunda hüngür hüngür ağlıyorlardı. Ben ağlamadım. Kemal Bey 70 yaşında 500 km yol gidiyor. Hepimiz yollara döküldük. Dünya siyaset tarihine geçecek şeylerden bir tanesidir. Bu yürüyüş Enis Berberoğlu’nun hapisten çıkmasını sağladı. Siz 100 tane miting yaptınız ama Ekrem Bey hala orada. Siyasette hedefe ulaşamıyorsanız kamuoyu zihninde yenilmiş olursunuz. Koyduğunuz hedefi gerçekleştirme konusunda kuşkunuz varsa o yola çıkmayacaksınız. Kemal Bey bu yürüyüşe başladığımı açıkladığında, ‘eyvah, Kemal Bey bunu bitiremez ve Tayyip Bey de bunu diline dolar’ dedim. Bu mitingle neden başladı? Ekrem Bey’i siyasi karardan kurtarmak ve cezaevinde dışarı çıkarmak. Bu sağlandı mı? O halde siz ilk mücadelenizde kayıptasınız. Bize kızacağınız, bizim gibi insanları çağırıp istişare etsinler.

ELEŞTİRİLERE TAHAMMÜLÜNÜZ YOKSA TAYYİP BEY’İ ELEŞTİRMEYE DE HAKKINIZ YOK
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisini sosyal medyadan engellemesi ve Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın kendisine yönelik açıklamaları sonrası özellikle sosyal ağlarda hedefe konulduğunu söyleyen Çıray, “Düşüncelerimi söylüyorum. Bunları söylediğimde CHP’ye karşıyım sanıyorlar. ‘Senin amacın var, koltuk peşinde koşuyorsun, AKP’ye gitmek için zemin hazırlıyorsun’ diyen utanmazlar var. Ya okuduklarını anlamıyorlar ya niyetleri kötü. Eleştirilere tahammülünüz yoksa Tayyip Bey’i eleştirmeye de hakkınız yok. Geçmişte Doğru Yol Partisi’nde siyaset yaparken İzmir’de ön seçimi kazanmama rağmen Tansu Çiller beni listeye koymadı. Kamuoyunda çıkıp tek kötü söz söylemedim. İnsan devlette en üst makama geldiyse daha ne isteyeceksin. Seni hangi mevki tatmin eder? Ondan sonra başbakanlık tatmin eder. Benim fikirlerimize itiraz etmiyorlar, şahsıma sosyal medyada saldırıyorlar. Bize hırsız, uğursuz diyemiyorlar, saçma sapan laflar söylüyorlar. Kimseden hiçbir talebim yok. Bu saatten sonra huzur içinde yaşayıp hayatımı görmek istiyorum. Milyarlara yakın imza attım, şu an özgürce konuşuyorum. Bugünü de geçmişin temizliğinden kaynaklıyor. Tayyip Bey’i benim kadar eleştiren çıktı mı? Genelkurmay başkanına en ağır eleştirileri yaptım. Bunu yapabilmeniz için arkanızda dosyanız olmayacak” dedi.

ETRAFLARINDA DEVLETİ BİLEN YOK, BÜYÜKŞEHİR ADAYLIĞI KONUSU BURADAN AÇILDI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yakın çalışma konusunda görüşmeler yaptığını ve partiye katkı sunmak adına talepte bulunduğunu belirten Çıray, “Benim orada söylediğim şey şu, etrafınızda devleti bilen yok. Büyük hedefe yürüyecek kimse yok. Size katkı verebilirim anlamında söylenmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili adaylık konusu buradan açılmıştır. Özgür Bey yerel seçimleri kazandıktan sonra ve kimsenin bana bir şey verecek hali kalmadıktan sonra bir gazetede Özgür Bey’i destekleyen konuşma yaptım. Ben CHP’nin tutunacağımız en büyük dal olduğuna inanıyorum. CHP’nin zayıflaması halinde, siyasi iktidarının suyuna girmesi halinde Türkiye’de milli güvenlik sorunu, beka sorunu yaşarız. Demokrasinin beka sorununu yaşarız” ifadelerini kullandı.

AKDOĞAN'IN ÖZEL'DEN HABERSİZ BUNLARI YAZACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM

Çıray şunları söyledi:

“Özgür Bey ile uzun süre yazıştık. Zaman zaman övgü, zaman zaman eleştiri vardı. Hakaret ettiysem, saygısızlık ettiysem engellersiniz. Bunların hiçbiri yok. Medeni bir eleştiri var. ‘Etnik siyasetten çık ve iktidar ile ilişkilerini yeniden tanzim et’ dedim. Bunları söylüyorum diye engellersen ve ‘Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkanı olmazsa başına iş gelir’ diye makale yazdıktan sonra televizyonlara çıkmamın önüne ambargo koydurursan iktidar olduğunda demokrasi anlayışından şüphe ederim. Yarın öbür gün beni sabahleyin tutuklatacak mısın? Benim muhatabım Umut Akdoğan değildir. Akdoğan'ın Özel'den habersiz bunları yazacağını düşünmüyorum. Özel'in beni engellemesi demek muhatap almasıdır. O zaman bir muhatap olarak gazeteci Şaban Sevinç’in yönetiminde bir televizyonda tartışalım.