Ekonomi

Ateş çemberinde tarım... Gıdada kriz masada!

İsrail-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı tehdidi sonrası brent petrol 81 dolara yükseldi. Türkiye Ziraatçılar Derneği İzmir Şube Başkanı İlker Ağın, artan enerji maliyetlerinin tarım üretimini ve gıda fiyatlarını astronomik seviyelere taşıyacağını, savaş ve dışa bağımlılığın risklerini gözler önüne serdiğini vurguladı.

Abone Ol

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı ortak saldırının ardından Orta Doğu genelinde petrol ve doğal gaz tesislerinde ihtiyati kapatmalar yaşanıyor.

İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatma ve boğazdan geçen gemilere müdahale etme tehdidinde bulundu. Bu gelişmelerle birlikte brent petrol fiyatı 81 dolara yükseldi ve artışın önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.

Bu durum, sadece enerji piyasalarını değil tarımı da doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, mazot ve diğer tarım girdilerinin maliyetlerini artırarak üreticinin yükünü büyütüyor. Aynı zamanda lojistik maliyetlerinin artması, gıda fiyatlarına yansıyarak tüketiciye ulaşan ürünleri daha pahalı hale getirecek.

Türkiye Ziraatçılar Derneği MYK Üyesi ve İzmir Şube Başkanı İlker Ağın, petrol ve mazot fiyatlarındaki artışın, lojistik maliyetlerle birleşince tarım üretimi ve gıda fiyatlarını ciddi şekilde yükselteceğini dile getirdi.

ATEŞ ÇEMBERİ İÇERİSİNDE KALDIK
İlker Ağın açıklamasında, “Tarımda mutlak ithalatçı mıyız, ihracatçı mıyız tartışmalarında kim ne taraf olursa olsun gerçek olan; hem ithalat hem ihracat tarafını, yani dış ticareti etrafımızdaki savaşların etkilememesi beklenemez. Rusya–Ukrayna savaşında bu deneyimi yaşadık. Özellikle yem hammaddelerinde ve yağlı tohumlarda Ukrayna, buğdayda ise Rusya en önemli tedarikçimiz durumunda. Şimdi ise daha yakıcı bir gerçekle yüzleşmek üzereyiz. Ülkemizin kuzeyi savaş bölgesiyken şimdi de doğusu ve güneyi ile tam bir ateş çemberi içerisinde kaldık. Orta Doğu hem bir yandan tarım ürünleri ve gıda ihracatımızda önemli pazarlardan hem de tarımsal üretimin temel girdilerinden mazotun, yani petrolün ana kaynaklarından” dedi.

GIDA FİYATLARI ASTRONOMİK ÖLÇÜLERDE YANSIMASI BEKLENİYOR
Tarımda dışa bağlılığın ve ithalata dayalı politikalara dikkat çeken Ağın, “Yıllardır karşısında olduğumuz tarımda dışa bağlılığın ve ithalata dayalı politikaların böyle dönemlerde etkileri daha da can yakıcı olarak görülecektir. En basit haliyle, tüm Orta Doğu’nun karıştığı savaşın henüz başında mazota yapılan zammın dramatik seviyeleri bulması bile tarım ve gıda üretiminde önemli bir maliyet artışına yol açacaktır. Tüketiciye ulaştırmada ise lojistik maliyetlerini de eklediğimizde bu rakamların gıda fiyatlarına astronomik ölçülerde yansıması beklenen bir sonuçtur. Ancak sorunun girdi ve sonuçta tüketici fiyatlarına yansıması yanı sıra, ihracat pazarlarında oluşacak sıkıntılar ve dışa bağımlı olduğumuz tarım girdilerinin ithalatında da sıkıntılar kaçınılmazdır” ifadelerine yer verdi.

İlker Ağın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Bir yandan gıda enflasyonunda dünyada ilk sıralarda olmaya devam ederken, diğer yanda tarımda büyüme rakamlarımız eksilere düşmüşken, bir de savaşların tam ortasında kalmak; tarımsal üretime ve tarımda kendine yeterliliğe olan ihtiyacı, başka bir deyimle tarımın stratejik tarafını daha da öne çıkarmaktadır. Fırat ve Dicle gibi stratejik su kaynaklarının da savaş unsuru olarak devreye girmesinin, yaşanacak kitlesel göçlerin sonuçlarını sadece sosyolojik olarak değil, mevcut gıdanın paylaşımı açısından hesaba kattığımızda sorunun ulaşacağı boyutlar çok daha büyük olabilecektir. Savaş dönemleri için tarımsal üretim stratejisinin anlamı ve önemi bugünlerde daha da iyi anlaşılmaktadır. Savaş ve olağanüstü hallerde gıdaya ulaşımın önemi kendini hissettirirken, sonuçları tüm insanlık için düşündürücüdür.”