Politika

Araştırmacı Yaldız’dan İzmir için değerlendirme: Kooperatif doğru modeldi, depremle ilgili hiçbir şey yok!

İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, 6 Şubat Depremi’nin yıl dönümünde İzmir’deki kentsel dönüşüm konusuna değindi. Yaldız, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Tunç Soyer döneminde hayata geçirilen ve yargılamalara konu olan kooperatif modelinin doğru bir sistem olduğunu ancak cezalandırıldığını belirterek “sağlıklı olmayan zeminlerde kurulu olan bir kentteyiz. Bunun için bir şey yapmıyoruz. Halbuki 30 Ekim’i yaşadık” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.

Programda 6 Şubat Depremi, kentteki kentsel dönüşüm süreci ve İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki başkanı Tunç Soyer’in kooperatif davası sebebiyle tutukluluğu ele alındı.

DEPREMLE İLGİLİ HİÇBİR ŞEY YAPMIYORUZ
İzmir’in deprem kuşağında olması ve yapı stokunun eski olduğunun hatırlatıldığı programda konuşma yapan Ümit Yaldız, “İzmir’in belediye arşivindeki radiüs projesine göre İzmir’de on binlerce insanın canını kaybedeceği şekilde senaryolar var. Karşıyaka-Çiğli hattındaki Gediz Deltası’nda, Alsancak-Bornova’daki sağlıklı olmayan zeminlerde kurulu olan bir kentteyiz. Bunun için bir şey yapmıyoruz. 30 Ekim’i yaşadık. Kuşadası açıklarında bir yerde oluşan depremde bile 120 canını kaybetti İzmir” dedi.

Gazeteci Fatih Yapar ise “Hükümet Bayraklı sırtlarında deprem konutları yaptı. Geçtiğimiz aylarda TOKİ listesi açıklandı. İzmir’deki sayının güncelleneceği belirtildi, şu an açıklanmadı. Listenin şekillenmesinde hangi ilçelerde ne yapılır diye bakılıyor. Vatandaşın ciddi biçimde şehir merkezlerinde TOKİ’nin iş yapması yönünde talepleri var. 2011’den itibaren dar gelirlinin alabileceği konut projeleri var. Büyükşehir’in yaptığı kooperatif işleminin başına gelenleri biliyoruz. Büyükşehir başkanı cezaevinde” şeklinde konuştu.



BURADA BİR MODEL YARGILANIYOR, GECİKME YARGILANIYOR
Kentsel dönüşümde kooperatif modelinin uygulanabilir bir sistem olduğunu ancak modelin cezalandırıldığını belirten Ümit Yaldız, “Neyse ki büyükşehir süreci sahiplendi ve konutlar vatandaşlara verilecek. Kooperatif soruşturmasını 6 Şubat depremi üzerinden anlatmaya çalıştım. Burada bir model yargılanıyor, gecikme yargılanıyor. Gecikmeden kaynaklı mağduriyet var ve bu sebeple süreç operasyona dönüşü. Ana soruşturmada herhangi birinin herhangi bir meblağ aldığı, zimmetine geçirdiği gibi bir durum söz konusu değil. Sadece inşaatların tamamlanması ve ortada mağdurlar var. Mağdurları dolandırdınız iddiası vardı. Büyükşehir tavır aldı, işi bitirme iradesini koyuyoruz dedi. Önceki dönem belediye başkanı Tunç Soyer ve onun kadrosunda olan Heval Savaş Kaya’nın tek kişilik hücrede ceza çekmesine engel olunamadı” ifadelerini kullandı.

KOOPERATİFÇİLİĞE AĞIR BİR YARA AÇILDI
Araştırmacı Yaldız, kooperatif davasına değinerek “7-8 ay önce kooperatif olayları başladığında şunu dedik; Bu kent deprem bölgesi, model yargılanırken bir deprem olsa ne olur? Kooperatif modeli terk edilecek, uzaklaşacak insanlar… Kooperatifçiliğe ağır bir yara açıldığını düşünüyorum. Kentin dönüşümünde önemli bir model olabilirdi. Davalar açıldı, siyasetçiler, bürokratlar bedel ödedi. Kentsel dönüşüm de yok. Doğru model de buydu. Müteahhit karı olmadığı için hızlı biçimde dönüşüm olabilirdi. Modeli uygulayan kurumda bile herkes birbirine girmiş. Daire başkanı mühürleme operasyonunun altından çıkıyor. CHP’lilerin birbiriyle olan tartışmaları, çekişmeleri nedeniyle model yavaşladı ve modeli bu hale getirdi” dedi.

TUGAY’IN AÇIKLAMALARI TOPLUMDA DUYGUSAL KIRILMA YARATTI
Fatih Yapar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın geçtiğimiz günlerde Tunç Soyer’i hedef alan açıklamalar yaptığını, Soyer’in “cezaevinde olmamın nedeni Cemil Tugay’dır” dediğini hatırlatarak “Anadolu’da cezaevinde olanla ilgili konuşmak meselesi var, düşmüşe vurulmaz denir. Kendisi büyükşehir belediye başkanlığı yapmış, büyükşehir başkanı değilken de birlikte çalışmışsınız. Bu tip açıklamalarla o insan daha fazla cezaevinde kalsın algısında kalıyorsunuz. Gerçekte niyet bu değil ama avukatları aracılığıyla mesajlar veren, mahkeme koridorlarında kendini savunmaya çalışan bir insana siz büyükşehir makamı üzerinden her türlü sözü söylüyorsunuz. Bu durum toplumda duygusal kırılma yarattı. Doğru bulmadı insanlar” değerlendirmesini yaptı.

TUGAY ‘IN AÇIKLAMASI FAZLA KAÇTI
Ümit Yaldız şunları söyledi:

“Mesele cezaevindeki başkan değil, kendinden önceki CHP’li başkan şimdiki başkanı eleştiriyor. Devri sabık mücadelesi 2 yıl geçmesine rağmen sürdürülmesi doğru değil. CHP açısından handikap. Şu anda özgürlüğünden mahkum, tek kişilik hücrede duran başkana yüklenmek siyasi etikle de insani duygularla da çelişir. Bunu bir soru üzerine söyledik dediler. Size gazeteci, herhangi bir vatandaş her türlü soruyu sorar, bu sorulara böyle bir yanıt vereceksiniz diye bir zorunluluk yok. Özgürlüğünden mahkum başkanımız dersin ve topu taca atabilirsiniz. Tugay‘ın açıklaması fazla kaçtı”

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, DEPREM BÖLGESİNDE İNANILMAZ PERFORMANS GÖSTERDİ
Araştırmacı Yaldız, 3 yıl önce meydana gelen 6 Şubat depreminde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin performansını şu sözlerle hatırlattı:

“6 Şubat’ta devletin çaresiz kaldığı, Erdoğan’ın Malatyalılardan, Adıyamanlılardan özür dilediği anlar oldu. Çok büyük bir etki alanı vardı ve çok geç girilen yerler oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi inanılmaz bir performans gösterdi deprem bölgesinde. Hatay’da sahra hastaneleri kurdu, çadır kentler kuruldu. Osmaniye’de yaraların sarılmasında büyükşehirin katkısı büyüktü. Bölgede belediye imkanlarını kullanarak üst düzey bir performans gösterdiklerini, yaraların sarılması noktasında önemli katkılar sunduklarını biliyoruz. Bir kira, bir yuva kampanyaları oluşturdular. Çok sayıda insana destek verildi. Aylarca çalıştı İzmir Büyükşehir. Emeği geçen her bir çalışana bir minnet duyulması gerektiğini düşünüyorum. 6 Şubat gününde kar yağışının, buzun olduğu, köy ve kasabalar arasında kopuk olduğu iklim koşulları vardı. İzmir benzer acıları yaşadığı için duyarlılığını tüm kurum kuruluşlardan fazla gösterdi. İzmir Büyükşehir bir adım öndeydi”