EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınından ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın iki yıllık performansı ele alındı.
Gazeteci Fatih Yapar yaptığı değerlendirmede “Büyükşehir belediyesinin ilçe belediyelerine verdiği 2-3 kamyon varmış, bazılarına 1 tane vermiş, bazılarına hiç vermedikleri varmış. İlçe belediye başkanları da aldıkları asfaltla değerlendirme yapıyorlar. İZBETON Genel Müdürü’nün geçen hafta bir açıklaması vardı, “bitum fiyatları arttı, yüzde 60’a varan bir zam geldi buna rağmen bir şey yapmaya çalışıyoruz” dedi. İzmir’i her tarafı şu an köstebek yuvası gibi, insanlar isyan ediyor. Zaten ulaşımla ilgili problem var, trafik sıkışıklığı var. Şimdi çöp gelecek, önümüzdeki haftalarda çöpü konuşacağız, olay olacak yine İzmir gündeminde… Çöp dağlarının ardından görüntüler olacak. Körfez kokacak, kanalizasyonlar kokuyor, her tarafta koku var. Havalar ısındı ve gündemimiz bu, bir tarafta şehrin önemli ormanlarında yangın çıkacak, orman yangınlarını değerlendireceğiz öbür tarafta altyapı, körfez kokusu, ulaşımı yorumlayacağız” dedi.
KOSKOCA İLÇENİN BELEDİYE BAŞKANI İŞÇİSİYLE YAZIŞIRKEN GÖZYAŞLI FOTOĞRAF ATIYOR
Araştırmacı Ümit Yaldız, CHP’li yerel yönetimlerin İzmir’de 2 yıllık süreçte yetersizliklerinin olduğunu belirterek “Baktığında AK Parti çekim merkezi haline gelmiş Türkiye genelinde, Cumhuriyet Halk Partisi ise dağılan bir parti görünümünde. Belediye başkanlarını kaybediyor, bazıları itirafçı oluyor, bazılarının ortaya saçılan görüntüleri var. İzmir’e baktığında 30 ilçeyi çerçevelediğinde durum çok farklı değil. Belki ayrılıp başka partiye geçen yok ama meclislere baktığımda evlere şenlik. Karşıyaka’da meclis toplanmıyor, Karabağlar’da meclisin yarısı belediye başkanının karşısında, Konak’ta 3 meclis üyesi ile başkan arsında hukuki gerçeği olmayabilir ama abidik gubidik dedikodular çıkıyor. Türkiye gündemine oturan dedikodular üretiliyor. Personel problemleri, maaş problemleri, sendika problemleri başka problemler bir türlü Cumhuriyet Halk Partisi’nin İzmir’e gönderdiği, İzmirlinin sorgusuz sualsiz seçtiği aktörler üç dört tanesi hariç ikinci döneme başlayamadılar. Korkarım yarın öbür gün bir takım adliye, polisiye gelişmelerle beraber İzmir’de de çok başka şeyler konuşacağız. Bir şeyler duyuyoruz şimdiden. Kooperatif davasını bile unutturacak bazı şeyler ortaya çıkabilir. Şimdi bakıyorsun koskoca ilçenin belediye başkanı işçisiyle yazışırken gözyaşlı fotoğraf atıyor. Cumhuriyet Halk Partisi açısından hangisini tutsan elinde kalıyor” şeklinde konuştu.
ORKESTRA ŞEFİ KONUMUNDA OLMASI GEREKEN CEMİL TUGAY BAŞKA BİR HİKAYE KURGULAMAYA ÇALIŞIYOR
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın toplumsal destek arayışı içerisinde olduğunu belirten Yaldız “Tüm bu fotoğrafta orkestra şefi konumunda olması gereken büyükşehir belediye başkanı başka bir hikaye kurgulamaya çalışıyor. İzmirliye ulaşmak, toplumsal bir destek arayışı gibi. Toplumsal destek, kolay İzmir’de, en kolay olan. Hizmet edersen, görevini layıkıyla yaparsan çok kolay. Kordon’da 6 aydır kazılan yerler kapatılamaz mı ya 6 ay. Aynı kamyonlar, aynı hafriyatlar, aynı şeyler durabilir mi? Allahtan ciddi projeler falan yapmıyorsunuz” değerlendirmesini yaptı.
BİR HİKAYENİN ANLATILACAĞI DÖNEM BİTTİ ARTIK HİZMET DÖNEMİNE GELDİK
Fatih Yapar ise “Başkanın katıldığı programda açıklamaları vardı, iki yıl geçti başkan hayat hikayeleri değerlendirmelerine devam etti. Allah uzun ömür versin annesinin hikayeleri var. Duygusal alanda zaman zaman anlatıyor. Herkesin hikayesi var. Hikayeler şöyle olur, bence bir göreve gelirsiniz, hikaye yazmışsınızdır, o göreve geldikten sonra başarı ve tebrik aşamasında insanlar size çok güzel gayret gösterdi, dipten zirveye geldi tarzı bir hikaye oluşturur. Bunun süresi en fazla 6 aydır. İki yıl geçmiş, sayın başkan hala annesinin dikiş makinesi ve oradaki hikayeyi anlatıyor. “Beni övme bana para ver” diye bir replik vardır ya; tamam anlatma hikayeni, hizmet yap. Hizmetsiz şu anda İzmir. Herkes altın kaşıkla doğmadı. Belki Cumhuriyet Halk Partisi’nin il başkanının, AK Parti il başkanının, milletvekillerinin, bürokratların, herkesin hikayesi var. Ama bir hikayenin anlatılacağı dönem bitti artık hizmet dönemine geldik” şeklinde konuştu.
GEREKSİZ TRİBÜN SİYASETİYLE HAKLIYKEN HAKSIZ YERE DÜŞÜYOR
Ümit Yaldız şunları söyledi:
“Belediye başkanı hizmetleri ile anılan, belediye başkanının adı geçtiğinde bir hizmetin akla gelmesi lazım. İkinci olarak başkanın bir yönetim tarzı, başkanlık yapış şekli akla gelmesi lazım. Şimdi bakıyorsunuz sayın başkan boşlukları doldurmaya çalışıyor. Kendi hayat hikayesini falan anlatıyor, etkileyici mi? Evet ben o bölümden etkilendim. Annesinin başkanı dershaneye göndermek için dışarıdan dikiş işi alması, gece başını yastığa koyduğunda dikiş makinesinin sesini kendi zihnimde canlandırdığımda etkileyici bir hikaye. Bu coğrafya bu hikayelerle dolu. Ama artık hikaye anlatmayın, bize iş yapın. Bergama’daki çöp dağları ne olacak ben bunu bilmek istiyorum mesela. İzmir körfezi bu sene kokacak mı? Nasıl tarayacaksınız, Kordon’daki altyapı çalışmaları ne zaman bitecek? Bilmek istediğimiz şeyler bunlar. İzmir’de temizlik neden hala birinci sorun? İzmir trafikte dünyanın ilk 20 şehrinden biri nasıl oldu. Bu nasıl çözülecek buna kafa yormak istiyorum. Beni engelliyorlar, böyle yaptılar, silkelediler, 2 senedir imza atmıyorlar falan. Tamam bunlarda başkanın belli yere kadar haklılık payı da var. Gereksiz tribün siyasetiyle haklıyken haksız yere düşüyor.
BUNUN BİR DOZU, DÜZEYİ VAR, İLKAY ÇİÇEK BOYUTUNA GÖTÜRMEMEK LAZIM
Meslek Fabrikası sürecinde destekledik, oradaki yanlışın altını çizdik. Dedik ki “bir devlet kendine ait bir kurumu polis marifeti ile tahliye eder mi?” sorusunu sorduk. Metehan’dan bu yana Türk devlet kültüründe bu var mı diye sorduk. Burada başkanın durduğu yer şurasıydı burasıydı diye bakmadan. Bunun bir dozu, düzeyi var. İlkay Çiçek boyutuna götürmemek lazım. Gözyaşlı fotoğraf falan, ajitasyonların kapanması lazım. İş, icraat, proje lazım…
Şu anda İZSU eliyle ilçe belediyelerinin katı atık bedeli tahsilâtı yapılıyor. 3 ton, 5 ton su kullanan adama 700-800 lira su faturası geliyor. Bunu gocunmadan ödeyebilen, verebilen bir kitle var ama bu ülkede 10 bin liraya hayatta kalmaya çalışan köylerde insanlar var. Şimdi artık onlarınkiler de eşitlendi. Buna kafa yoracak bir belediye başkanı arıyorum ben. 90 dakika böyle bir hikayeden çıkmıştır. Varoştan İzmir’in kenar mahallelerinde üç vasıta ile işine gelip gitmeye çalışan asgari ücretli daha az ödesin düşüncesinden çıkmıştır. Böyle sosyal belediyecilik örnekleri görmek istiyorum. 2 buçuk yıl olacak göreve geleli, başlayın ki biz de iş görelim. Biz kimsenin yürüyüşünü göremiyoruz, herkes lafta. Lafla peynir gemisi yürümez.