12 Eylül 1980'de askerler ihtilal ile 'emir komuta' zincirinde idareye el koydular. O gün ülke nüfusu yaklaşık 45 milyon idi. İhtilal akabinde insanlarımızın yüzde doksanı 'oh be' dedi. Askerler sağ sol demeden ceza yağdırdılar deniliyor. Pekiyi bu cezayı onlar mı verdiler Yok, hakimlerimiz ' emret komutanım' mı dedi veya emir mi aldılar. Böyle dedilerse, emirleri nasıl aldılar. Tabiatıyla sert tedbirler içeren düzenlemeler getirildi. Onlar da uygulandı. Ama bu tedbirlerden sonra ölümler bıçak gibi kesildi. Kurunun yanında yaş ta yanmış olma ihtimali büyük. Benim asıl sormak istediğim, sivil siyasiler orduyu niye yönetemedi, niye anarşiyi önleyecek tedbirleri alamadı. İhtilal geliyor diye bağırılıyor, iktidar, askerler gelip alsınlar, ortalık yatıştıktan sonra iktidarı gene biz alırız dediler.
O günleri hatırlayanlar şöyle bir empati yapsın. Biz emir verdik de emre karşı mı gelindi. Öyle bir şey yok çünkü siyasi kadrolardan birinin ak dediğine diğeri kara diyor, onların ağzına bakan gençler de birbirlerini kırıyorlardı. Binlerce evladımız öldü veya sakat kaldı. Toplu gidilen yerler sağ sol adları altında ayrıldı. Üniversiteler çoğunlukla kapalı kaldı. Biz toplum olarak adeta Çin deki kültür devrimine benzer bir yaşantıya girdik.
Benim bu yazıyı yazmam bazı unutulanları hatırlatmak içindir. 1980 öncesi ülke bölünme noktasına gelmiş siyasiler bir araya gelemiyor aksine her gün sertleşen ortam üretiyor, günde 30 yakın insanımız ölüyordu. İhtilal oldu analar derin bir nefes aldı. 1982 Anayasasını halk oylamasına sunduk, nüfusumuz 50 milyon olmuştu. Vatandaş bu oylamaya %92 katılım oranı ile iştirak etti, Demirel'in bütün olumsuz oy verin talimatlarına rağmen %92 0ranında evet oyu ile anayasa kabul edildi ve onun geçici maddesi ile de Kenan Evren cumhurbaşkanlığına getirildi. Bana göre bu oylama onun liderliğinde yapılmış bulunan ihtilale af getirmiş oldu. Halkın iradesi her şeyin üstünde olduğu unutulmamalıdır.
Aradan geçen 30 yıl bir çok davada olduğu gibi, bunu da zaman aşımına soktuğu bir tarafa, vatandaşın bir devri affettiği unutulmamalıdır. Bakalım Yargıtay safhası ne olacak.