Yoksulluk güzellikle bitmezse zorla bitirilir!

Abone Ol
Ekonomilerin en temel sorunlarının başında yoksulluk ve tatbikî işsizlik gelir. Bir ülkede kalkınmışlıktan ve refahtan söz edebilmek için işsizlikle mücadele de başarılı olmanız ve yoksulluğu yenmeniz gerekir. Bunun için de en temel ve kalıcı çözüm yeni yatırımların yapılması ve yeni iş sahalarının açılmasıdır. Ülkedeki yoksul sayısı ve işsizlik oranları siyasetçilerin de en temel propaganda malzemelerinin başında gelir. İktidar artan istihdam oranlarını kullanırken, muhalefet işsizliği ve yoksulluğu malzeme yapar.
Ekonominin patronları rakamları kullanmayı çok iyi biliyor ve bardağı dolu tarafından gösteriyor. Enflasyon düşüyor, ihracat artıyor, milli gelir ve buna bağlı olarak kişi başına düşen milli gelir artıyor. Peki ya işsizlik? Ya yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlar? Bunlara cevap yok! Ya da bunları güzel gösterecek rakamlar yok dersek daha doğru olur!
Birde ülkemizin gayri safi yurt içi hasıla ve işsizlik rakamlarına bakalım. 2002 yılı ile 2009 yılını kıyasladığımızda yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlerde neredeyse üç kat artış olmasına rağmen buna bağlı olarak işsizliğin azalmadığını aksine arttığını görüyoruz. 2010 yılına baktığımızda ise 2002 yılına göre GSYİH'nın yüzde ikiyüzondokuz artmasına karşılık işsizliğin 2002 yılı değerlerini bile yakalayamadığını görüyoruz. Bugün için devletin açıkladığı resmi rakamlara göre onkimilyonyediyüzellibirbin yoksul var.Tabi bu durum özellikle yaklaşan seçimlerde hükümetin elini zayıflatıyor. Ekonomi politikaları ile bu rakamlara mantıklı kabul edilebilir açıklamalar getirmek zor.
2002
2009
2010
GSYİH (MN $)
230.494
616.703
735,828
İŞSİZLİK (%)
10,1
13,1
11,9
İşsizlikle mücadelede kararlı olan hükümet sonunda işsizliği bitirecek bir uygulama başlatıyor. Kamu İhale Kurumu ile Çalışma Bakanlığı'nın vardığı anlaşmaya göre, Devletten kamu ihalesi alanlara 'yoksul istihdam etme şartı' geliyor. Bundan böyle devletten ihale kazanan firma kendi istediği personeli çalıştıramayacak, Türkiye İş Kurumu'nun (İşkur) göndereceği işçileri çalıştırmak zorunda. Çalışma bakanının açıklamasına göre; bir yıldan fazla işsiz kalanlara, ailede başka çalışanı olmayanlara ve yeşil kartlılara öncelik verilecek. İşkur, bu üç gruba öncelik vererek devletten ihale alanlara eleman gönderecek. Şayet gönderilen elemanın nitelikleri istenilen pozisyona uymazsa diğer işsizler tercih edilebilecek.
İşin özü şu; ekonomiyi doğru yönetirseniz dengeler kendiliğinden oluşur ve birçok problem ortadan kalkar ya da en azından makul değerlerde seyreder. Ama baktınız işler iyi gitmiyor bu kez elinizde bulunan devlet gücü ile rakamlara zorla söz geçirmeye çalışırsınız. Adeta ' ya adam gibi normal değerlere gel ya da ben seni zorla getirmesini bilirim' restini çekersiniz.