Perşembe günkü basında bana göre çok önemli bir haber vardı. İzmir Büyük Şehir Belediye başkanı için savcılık, 34 ayrı suçtan toplam 397 yıl ceza talebi ile bir iddiasını, ilgili mahkemenin kabul etmesi haberini okuyunca ağzımdan 'yok artık' cümlesi döküldü. Bu haber beni her yönü ile düşündürdü.
Savcı sav yapan bir kamu görevlisi. Bir bakıma toplumun avukatı.Suç işlediğine inandığı bir kimse ile ilgili mevcut hukuk düzeni içinde toplum adına mücadele etmekle görevli. Savcı yaptığı sav ile ilgili delillerini toplar ve bir mizansen içinde mahkemeye sunar.Mahkeme savcının savını, sunduğu delillerin sağlamlığı ve tutarlılığı ölçüsünde davayı kısmen veya tamamen kabul eder. Davayı kısmen kabul ettiğinde, savcının istediği ceza yerine daha hafif bir ceza düşüncesi ile davayı görecek demektir. Mahkemenin davayı kabul etmesi halinde de hakimin savcının savına iştirak ettiğini hakimin istenen ceza ile yargılamaya başlayacağı anlayışı var demektir.
Bizdeki uygulamada, savcının istemi ile hakimin verdiği karar birbirinden kopuk. Savcı idam talep eder, hakim beraat ettirir. Ne büyük tezat. Tezat çünkü her iki hukukçu, ayni ceza kanuna bakarak sav yapıyor veya hüküm kuruyor.Bu kopukluk bir çok kere bizi uluslar arasında zor durumda bırakmaktadır. Savcı ağırlaştırılmış müebbet cezası istediğinde uluslar, adil yargılama olmayacağı düşüncesi ile suçluyu iade etmemektedir.
Bu yüz yılda, topluma hizmet eden, siyasette öne çıkan insanları yargılamak adeta salgın bir hastalık haline geldi. Bu davranış biçimi dolayısı ile büyüklerimiz 'hizmet ederken evine gitmedi ise, cebine girmedi ise boğazından geçmedi ise' korkma eninde sonunda temize çıkarsın derler. Tamam da temize çıkma süreci çok uzun, bu zaman aralığında çocuklarıma aileme ne diyeceğimin cevabı yok.
Aziz Kocaoğlu ,başkanlığı sürecinde maddi bir menfaat elde ettiğine inanmıyorum. Devlet yönetiminde bulunmadığı için, mevzuat hazretlerine aykırı idari hata yapmış olabilir. Pekiyi böyle bir yanlış yaptı ise karşılığı dört asırlık bir ceza mı olur. Elbette olamaz. Böyle bir ceza istemi devlet idaresini bilenlerce tebessüm ile karşılanır, duyanları da şaşkına çevirir.
Umut ediyorum, dava kısa zamanda sonuçlanır , İzmirli sevenlerini rahatlatır.