Yine bayram, yine trafik terörü, yine onlarca ölü

Abone Ol
Bir bayram daha geldi geçti… Acısıyla, tatlısıyla…
Ve de yine içler acısı bir bilançoya yol açan trafik kazalarıyla… Sabah arabanın radyosunda dinlediğim kadarıyla arefe gününden bu yana 101 kişiyi trafik terörüne kurban vermişiz… Evet evet, yazıyla yüzbir…
10 dakika önce yakınlarını görecekleri için mutlu olan insanların, 10 dakika sonra varolmayışları… Ve, ne acıdır ki, öylesine de alışmışız, kanıksamışız ki…
Bir yere bomba atılsa ve bu kadar vatandaşı yitirsek, aylarca konuşuruz…
Bu nasıl bir ülkedir? Neden insanlar bu kadar dikkatsiz ve ölüme susamış?
Yazık değil mi bu kadar insana, geride kalanlara? Daha 17 gün önce yeğenini trafik terörüne kurban vermiş biri olarak içim daraldı yine…
Yani buna nasıl dur denecek, ne zaman dur denecek bilemiyorum, ama bir gerçek var ki, trafik terörüne hala savaştan beter sayıda vatandaşımızı kurban veriyoruz… Hem de her yıl, her bayramda…
Artırılan kontrol ve cezalara rağmen ölü sayısında hiçbir şekilde azalma yok… Her bayram ortalama 80-100 kişiyi kaybediyoruz… Üstelik hatırladığım kadarıyla bu rakam 80'li yıllardan beri de değişmedi…
***
Canım yurdumda bencillik öyle böyle değil trafikte… Çok benciliz, çok bencilce davranıyoruz…
Bütün yollar bizim için yapılmış, ama bütün trafik kuralları diğerleri için konulmuş düşüncesi ile direksiyon sallayıp, pedallara basıyoruz…
Bir bakıyorsunuz, sol şeritten trafiğin akış hızının altında gidiyor adam… Ya telefonla ya da yanındakiyle konuşuyor… Aynalara baktığı yok… Ne de olsa babası yaptırdı yolları… Yanından geçerken bakıyorsun hem kelli felli, hem de takım elbiseli falan… Belli ki işinde başarılı dikkatli… Ama gel gör ki trafikte değil…
Bir başkası kırmızı ışığa aldırmadan geçiyor… Hele ki bu tiplerde kesinlikle aşağılık kompleksi olduğunu düşünüyorum… Çünkü iş, aşk ya da sosyal hayatta başarısız olan tiplerin tek marifetleridir kırmızı ışıkta geçmek…
Şehir içinde aşırı hız yapma ve alkollü araç kullanma ise başlı başına bir bencillik örneğidir… Diğer insanların hayatını bile bile hiçe saymaktır…
Herkes kurallara uysa, ölüm oranı minimuma iner, ama olmaz… Neden, çünkü illa kırmızı ya da sarı ışıkta geçilecek… Yaya geçitleri gereksizdir… Alkollü araba kullanmanın sakıncası yoktur…
Her yola çıkışınızda sağınızda ya da solunuzda bunlardan bir tanesini mutlaka görürsünüz… Kazalar da aynı, her gün olmasa da 2-3 günde bir, bir kazaya mutlaka tanık olursunuz… Tüyleriniz ürperir, ''cık cık, vah vah'' sesleri çıkarırsınız ama bir gün sizin de başınıza gelebileceğini hiç düşünmezsiniz, aklınıza gelmez… Oysa herhangi bir toplu taşıma aracından bir gün boyunca yolları, insanların ve sürücülerin yollarda yaptıkları artistlikleri görseniz, hataları izleseniz, hayatta kaldığınıza bile şaşarsınız…
Evet, sonunda olan cana oluyor, peki geri geliyor mu? Asla!
Ama bunları anlamanız için de illaki canınızı ya da canınızdan birini kaybetmeniz gerekmiyor…
***
Benim anlayamadığım şey şu:
Mesela uçak kullanabilmek için yıllarca zor bir eğitimden geçirilirsiniz... Veya tren kullanmak makinist olabilmek için… Ya da gemi… Neden, çünkü bu tür araçları kullananların çok güçlü reflekslerinin olması, gözlerinin iyi görmesi, psikolojilerinin düzgün olması gerekiyor…
Oysa ki, saatte 200 km hıza çıkabilen, birkaç ton ağırlığındaki bir otomobili kullanma hakkını 18 yaşında bir tıfıla veya paralel park yapmayı bir türlü beceremeyen bir kızımıza kolayca veriyorlar… Otobüs kullanırken uyuyanları, kütük gibi sarhoş direksiyon başına geçenleri hiç saymıyorum bile… Sonra da otobüs durağında bekleyen insanların ezildiği, otobüslerin şarampole yuvalandığı ve kafa kafaya çarpışan otomobillerin anlatıldığı haberleri izliyoruz hemen hergün…
İyi de, otomobil dediğimiz şeyin teorik olarak uçaktan, trenden, gemiden velhasıl bilumum hareket eden güçlü makinelerden bir farkı yok ki…
Uzun lafın kısası, bu araçları da herkes kullanmamalı, ehliyeti almak bu kadar kolay ve basit olmamalı…

Lafı daha da fazla uzatmadan, Polonyalılar'ın çektiği bir videoyu paylaşmak istiyorum sizlerle… Metallica'nın unutulmaz parçası eşliğinde, inanılmaz etkileyici bir şekilde anlatılmış trafik kazaları ve sonuçları…
Trafik canavarı olmadan bir daha düşünün ve ibret alın…

Edit: Bu yazıyı kaleme aldığım 2 Eylül Cumartesi günü, bayram tatilinde kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 101'di...5 Eylül PazarTESİ günü itibarıyla ise ölü sayısının 175'e çıktığını öğrendim... Tüm uyarılara ve alınan önlemlere rağmen 9 günlük Ramazan tatilinin bilançosu işte bu...772 kişi de yaralanmış...

Bu tablo, devletin bölünmüş yollara yaptığı yatırımlara, yolların altyapısının iyileşmesine, araçların yenilenmesine rağmen, uyarıların dikkate alınmadığını ortaya koyuyor... Ölümlü kazaların yüzde 75'inin yine aşırı nedeniyle gerçekleşmesi ise, uyarıların dinlenmediğinin en açık göstergesi...