Her fırsatta görevden alınacağı konuşulan İl Başkanı Tacettin Bayır'ın, kendisine karşı oluşan bu yapının tutumu karşısında soğukkanlılığını koruması da kongre ateşinin tüm örgüte yayılmasının önüne geçen önemli bir etken. İmzacılara 'rest' ile karşılık vermek yerine, gerginliği artırmadan, küçük harflerle savunma yapan Bayır, olası il kongresine gidilmesi halinde aday olabileceğinin de sinyallerini vermeyi ihmal etmiyor tabi. Aday demişken; imzacılarıN en büyük artıları, kampanya başlarken bir isim üzerinde diretmemeleri oldu bence. 'Hele bir kongre sürecine girelim, adaylar o zaman kendini gösterir' anlayışı, kampanya adına olumlu bir adım. Yine de il başkanlığı koltuğunu hayal eden isimler azımsanmayacak kadar fazla. İmzaların toplanmasının ardından, ayrışmayı ön gören gruplar kendi il başkanlığına aday isimler konusunda şimdiden çalışma içinde. Kulislerde konuşulan ancak açık açık dillendirilmeyen bilgilere göre il başkanlığı için adı dilden dile dolaşan isimler arasında eski vekiller ağırlık kazanıyor. Daha önceden bu görevi yapan Selçuk Ayhan ve Bülent Baratalı'nın yanı sıra, Baykal'ın en güvendiği isimler arasında yer alan Kemal Anadol için de 'il başkanı' yakıştırması yapılırken, Atilla Mutman, Kadir Sinan, Hüseyin Mutlu Akpınar da koltuğa namzet partililer arasında yer alıyor. Belki ilginç gelebilir ama İl Başkanı Bayır ile arası açık olan ve Bayır'ı partiyi kucaklamamakla eleştiren muhalif 8 ilçe belediye başkanları da imza kampanyasına açık destek vermiyor. Kapalı kapılar ardında görüş belirten ve delegelerine hakim olma mücadelesi veren belediye başkanlarının, il kongresi sürecindeki adaylık yarışlarına birebir dahil olmaları hatta ekip olarak kendi adaylarını çıkartmaları kaçınılmaz gibi duruyor.
Son olarak; 'atama başkan istemiyoruz' diyerek notere koşan isimlere göz atarsak, birçoğunun, daha önceki atama il başkanlarının yönetim kadrolarında yer aldıklarını görüyoruz. Aklıma geldiği kadarı ile imza atan ilk isimler arasında yer alan Zikri Dursun, atama ile göreve gelen Rıfat Nalbantoğlu'nun il sekreteriydi. Kampanyanın altyapısında baştan sona sorumluluk alan Azad Fazla da aynı yönetimin üyesiydi. 'Seçilmiş başkan' hevesinde olan delegeler, seçimle o koltuğa oturan ancak yönetim kurulundaki bazı isimlerin ayak oyunları ile düşürülen Ekrem Bulgun'a neden rahat nefes aldırmadılar acaba? Ya da Kemal Karataş, defalarca atama ile göreve gelirken, seçime gidip güven tazelemeyi hiç düşünmedi mi zamanında? Karşıyaka İlçe Başkanı Ertam Özen'in, 2004 yılındaki yönetimi, büyük kurultay öncesi 8 ismin istifa etmesi ile düşmüş ve kongreye gitmek yerine atama üyeler ile yola devam edilmişti. Dönemin ilçe sekreteri Barış Erel'in topladığı imzalar da rağbet görmemiş ve kongre talebi hem İlçe Başkanı Ertam Özen, hem İl Başkanı Ekrem Bulgun hem de genel merkez tarafından reddedilmişti.