Yeni parti ihtiyacı

Abone Ol

CHP’nin seçim başarısından, daha doğrusu iktidar adayı olmasını sağlayan yeni hali, Saray’ın iktidar değiştirmeyen seçim modeline yönelik bir tehdit olarak algılandı ve hem belediyelere hem de partiye yönelik yargı operasyonları gerçekleştirildi.

ABD’nin tercihi merhametli monarşi, hiç de merhametli davranmadı. Hem de sadece CHP’nin yeni yönetimine değil, muhalefet eden tüm gazeteci, sanatçı ve aydınlara karşı. Yoğun bir korku iklimi oluşturdu.

CHP’yi bölme ve kendi içinde kavgalara mahkum etme projesi belli ölçüde başarılı oldu. Ana gövde Özgür Özel etrafında kümelense de, Kılıçdaroğlu ya da Butlan CHP’si iktidar medyasının da desteği ile Saray eleştirisi yerine Özel ve ekibinin eleştirisine yöneldi. Doğal olarak bu tartışma tabana da yansıdı.

CHP üye ve seçmen kitlesinde büyük ağırlık yeni partiden yana tavır koydu. Kılıçdaroğlu’nun arınma lafını ciddiye alan olmadı. Çünkü şaibeliler listesinde yer alan, AKP rozeti takan pek çok kişi genel başkanlığı döneminde birinci çemberinde yer alıyordu.

Dolayısıyla muhalif seçmen, Kılıçdaroğlu’nun koltuğa oturmasını, arınma kaygısı değil, intikam duygusu ve Sarayın projesinin aktörü olmasına bağlıyor. Bu nedenle de toplumda kendi aleyhine büyük bir öfke birikimi var. Nitekim dikkat ederseniz, parti binası ve salon siyaseti dışına çıkamıyor.

Bunu bir bölünme olarak tarif etmek yetersiz bir açıklama olur. Çünkü yeni parti ihtiyacı bir yandan Butlan ataması nedeniyle zorunlu hale gelmiş olmakla birlikte, aslında seçmende biriken bir talebin de ürünü. Erdoğan, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği eski siyasete karşı biriken bıkkınlık ve öfkenin yeni bir çatıya ihtiyacı var. Bu anlamda CHP’yi geri alma çabası yerine yeni bir çatı oluşturma çok daha cazip toplum açısından.

İmamoğlu, Yavaş ve Özel, bu anlamda yeni siyaseti veya yeni iktidar adayı siyasetçiler olarak benimsenmiş durumda. (Selahattin Demirtaş’ı da bu listeye eklemek yanlış olmaz) Hatta bu üçlüye Özel, genel başkan seçildiğinde değil, sonradan gösterdiği performans ile katıldı ve şu anda geniş seçmen kitleleri içinde büyük bir desteğe sahip oldu.

Özel, tahmin etmediğimiz bir performans göstererek güçlü bir bağ kurdu seçmen ile. Ya da bu durumu iki yönlü olarak açıklamak daha doğru olur. Erdoğan, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu görecek gözü kalmayan kitleler oldukça geniş bir toplumsal muhalefet yelpazesine sahipti. Bu toplumsal muhalefetin duygularına tercüman olmayı başardığı gibi, Özel liderlik vasfı kazanarak toplumda heyecan yarattı. Samimi ve cesur olması, bunda oldukça etkili oldu.

Onun için bu olayı CHP’nin bölünmesi olarak tarif etmemek lazım.Yeni parti CHP’yi aşan bir talebin ürünü. Bu anlamda Erdoğan’ın bölme hesabının gerçekleştiği söylenemez.

Örneğin Özel liderliğinde CHP’nin seçmen desteği %35 olacak ise, yeni parti kurulduğunda bu oran, Kılıçdaroğlu CHP’si ve Özel Yeni partisi arasında aynı oran üzerinden bölünmeyecek. Alışkanlık, çıkar, muhafazakarlık veya duygusal nedenler ile başında kim olursa olsun CHP’ye oy verecek olan seçmen oranı yüzde beş veya dört civarında olacak ise, %35’ten bunu düşerek hesaplanmaz yeni partinin oyu.

Yeni Parti ve Özel’in yarattığı heyecan ve umut dalgası bu oranı büyüterek pek alan yine %35’i aşabilir. Çünkü Yeni Parti, CHP seçmen kitlesi dışında soldan, modern muhafazakar ve Kürt seçmende de oy alma potansiyeline sahip olacaktır. Tabi ki Yeni Parti’nin ve Özel’in toplumsal muhalefetteki bu talebi iyi yönetmesi koşuluyla.

Çünkü Butlan CHP’sinde olduğu gibi, Yeni Parti kadroları da yine eski siyaset anlayışına sahip kadrolar olacaktır. Himaye, ihale, bölgecilik, mezhepçilik, nepotizm batağındaki siyasetin bu hastalıktan kurtarılması çok kolay değil, ama bu yönde bir tavrı da içermesi gerekir Yeni Parti’nin. Yoksa adı yeni ama tarzı eski olan bir parti, yeni bir hayal kırıklığı demektir.

Örnek çok ama sadece bir tane ile yetinelim. Belediyelere yönelik operasyonlarda AKP rozeti takanların bir bölümü Kılıçdaroğlu’nun has adamaları olduğu gibi bazılarını da Özel’in, İmamoğlu’nun ve Yavaş’ın adamı olduğunu biliyoruz. Bunların alt versiyonları da var tabi. Veli Ağbaba’nın adamları, Gürsel Erol’un adamı, Erdoğan Torprak’ınadayları vs. Yerelden listeyi uzatmak da mümkün, Deniz Yücel’in adamı, Ednan Arslan’ın adamı, Murat Bakan’ın adamı gibi.

İhtiyatlı iyimserlik içindeyim ben şahsen. Çünkü bu merhametsiz monarşiden ülkenin, hepimizin kurtulmaya ihtiyacı var. Öte yandan bir süredir siyaset sınıfının alışkanlıkları, motivasyonu ve örgütlenme biçimini dikkate aldığımda, hayal kırıklığı ihtimalini de hesaba katmak gerekiyor.