Nedim ATİLLA
Yeni toprak senaryoları
20 Nisan 2021 Salı

Toprak, dengesinin korunması gereken karmaşık bir canlı ekosistem… Agroekoloji, organik madde (karbon) bakımından zengin verimli topraklar üreten, daha az kimyasal girdi gerektiren, biyolojik çeşitliliği koruyan ve toprağı erozyon ve çölleşmeden koruyan bir yaklaşım. Ama şu anda dünyadaki agroekoloji oranları genel tarımın çok gerisinde…

Okumuşsunuzdur, TV kanalları pek topa girmiyor ama haftalardır sosyal medya üzerinden büyük tepkiler çeken Bill Gates, dünyadaki birçok coğrafyada olduğu gibi bizim Trakya’nın “Toprak Ağası” olmuş… Yazılanlar tamamen doğru da olabilir palavra da. Türkiye için bilemem ama bu yapay zeka patronlarının yapamayacağı iş yok bence…  Microsoft’un kurucusu küresel ısınmadan az etkilenecek bölgeler arasında yer alan Edirne ve Kırklareli’nin kuzeyinde 22 bin dönüm tarım arazisi satın almış. Gates’in Türkiye’de toplam 56 bin dönüm arazi aldığı, bunun bir kısmının ise Kastamonu’da olduğu söyleniyor. Şimdilik söyleniyor. Bu türden bilgiler bir süre söylenti olarak dolaşır sonra kanıtlanır. Yıllardır tarımla uğraştığı için bin pişman olan, ailenin gençlerini büyük kente memur olarak kaptırmış amcalar teyzeler sanıyorum “toprağımız nihayet para etti” diye sevinçlidirler.

Yerel medyada (kesanpostasi.com) yer alan habere göre, daha önce dünyanın çeşitli ülkelerinde 1 milyon dönümden fazla arazi toplamasıyla gündeme gelen Bill Gates’in arazi yatırımlarını gelecekte yaşanacak küresel ısınmadan en az etkilenecek bölgelere yaptığı ifade ediliyor.Küresel ısınmada Türkiye’de en az etkilenecek yerler arasında Trakya’da Edirne ve Kırklareli’nin kuzey bölgeleri gösteriliyor. Tekirdağ’ın bir kısmının küresel ısınmada etkileneceği ancak genel olarak Trakya’nın küresel ısınmada en az etkilenecek yerler arasında olacağı söyleniyor. Bakın bu bilgi bile palavra olabilir… Bill Gates’in Türkiye’de Edirne, Kırklareli ve Kastamonu dışında küresel ısınmada az etkilenecek illerden de arazi satın aldığı iddia ediliyor.

***

OMV de, Trakya’da 6 bin dönüm arazi satın almıştı.  Merkezi Avusturya’nın Viyana şehrinde olan uluslararası petrol ve gaz şirketi OMV de, geçtiğimiz yıllarda Edirne ve Kırklareli’nde 6 bin dönüm tarım arazisi satın almıştı. OMV arazileri Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin eski CEO’su aracılığıyla toplamıştı. Bu CEO’nun Edirne’nin bir ilçesinde tarım ve hayvancılık üzerine kendi yatırımları da bulunuyor.

Trakya’da en çok tarım arazisi toplayan kişinin ise Fıratpen’in sahibi iş adamı Nevzat Demir olduğu söyleniyor. Demir, geçtiğimiz yıllarda emlakçılar aracılığıyla Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde en az 517 bin dönüm tarım arazisi almış deniyor.

Nevzat Demir, Atatürk’ün talimatıyla Trakya’da tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla Lüleburgaz’da kurulan Sarımsaklı Çiftliği’ni de özelleştirmede 58 milyon dolara satın almıştı. Sarımsaklı çiftliği içinde fidan yetiştiriciliği dahil birçok birimden oluşuyor. Sarımsaklı Çiftliği 17 bin dönüm birinci sınıf tarım arazisine sahip. Demir, Trakya üreticisi için önemli olan Alpullu Şeker Fabrikası’nı ise yine özelleştirme ihalesiyle 2018 yılında 150 milyon liraya satın almıştı.

Herkese aldığı topraklar hayırlı olsun. Bir malı almak kadar onun hayrını görmek de önemli… Şu ara bankaların haciz yoluyla gariban köylüden zorla aldığı arazilerin yeni sahipleri tarafından hayrının görülmeyeceği de kesin.

Toprakla kumu ayıramayacak bazı salatalıkların son dönemde aniden “tarımcı” kesilmeleri de boşuna değil demek ki.

***

Dünyanın da Türkiye’nin aslında derdi aynı: Toprağı, yiyeceğimizinyüzde 95'ini garanti ettiğini unutarak yok ediyoruz. Toprak gıda üretmek için ihtiyaç duyduğumuz tüm besinleri ve suyu sağlıyor. Yağmur suyunu filtreler ve yeniden dolaştırarak temiz ve içilebilir hale getirir ve iklimi düzenler, bunu tamamen unutmuş durumda dünya şu anda…

Birkaç santimetre verimli toprak oluşturmak binlerce yıl alır, ancak onu yok etmek yalnızca birkaç on yıl alır ve yapısını ve verimliliğini geri kazanmak her zaman mümkün değildir. Toprak cansız ve sağlıksız ise, sağlıklı gıda üretmek imkansızdır.

Tarımın Sanayileşmesi kimyasal gübreler, yüksek verimli tohumlar, pestisitler, herbisitler ve monokültürler tarımsal üretimi neredeyse üç katına çıkardı. Çıkardı da ne oldu? Bütün bu kimysallarhem topraktaki mikroorganizmalar hem de içinde yetiştirilen mahsuller açısından biyolojik çeşitliliği büyük ölçüde tehlikeye atmış durumda.

Tabii ki bir türlü engellenemeyen erozyon da organik maddenin yoğunlaştığı toprak tabakasının bir kısmını (sadece birkaç on santimetre derinlikte) silmeye devam ediyor. Bu da toprağın doğurganlığını çoğu zaman geri döndürülemez bir şekilde azaltıyor.

Hızla yok olan ormanlar da hem karbondioksit emisyonları üzerine etkili hem de bizi topraksız bırakıyor. Elbette kentlerdeki hızlı betonlaşma, karayolları ağları da büyük zarar veriyor verimli topraklara… Ayrıca her yıl dünya çapında ne kadar üretildiğini tam olarak bilemediğimiz radyoaktif atıklar var.

***

Topraksız hayat imkansız. Türkiye hâlâ tarım politikaları konusunda yanlışlardan dönebilir. Türkiye’den arazi topladıkları doğrudur, yanlıştır bilemem ama başta dolar milyarderleri olmak üzere herkesin bozulmamış toprak peşinde olduğu şu dünyada Anadolu’nun kıymetini bilelim.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İnsan meselesini kendisi dile getirmeli
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Adalet!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Anneler Günü ve bayramın acı yüzü
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Ruh halimiz duman
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Turist gelir mi gelmez mi?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Üzümün seyri
Çağdaş ÖZGÜN
Çağdaş ÖZGÜN
Sinemasal başyapıtların nedeni öncelikli olarak dramatik başyapıt olmaları mıdır?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Bırakın bu sözde fenomenlerin peşini
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Dikkat! Turist çıkabilir!
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Hoş gör sen…
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva