Tayfun MARO
Yeni hayatı beklerken
5 Haziran 2021 Cumartesi

Her şey, insanın tabiata hükmetmek arzusuyla şekillenen yaşam felsefesine ve oradan zuhur eden bilgiye sorgusuz sualsiz boyun eğmekle başladı.

Doğal hayata hükmetmenin ilmini okullarda aldık. Modern ve gelişmiş olmak için akın akın sağlı sollu hayatın üstüne yürüdük. Ve hayata saldırdıkça uygarlaştık.

Modern toplumlarda tutunmanın yolu, sistemi yaşatan bilginin peşinden gitmekten geçiyor. Modern, gelişmiş, ileri olmanın sırrı o bilgide… Ve tükenişin sırrı da sistem kuran aklın yaptıklarında…

Acı tablo; Tabiata karşı verilen uygarlaşma mücadelesinde sosyoekonomik koşulların getirdiği ilerleme ve gelişme sonucu ortaya çıkan tahribat çok ağır.

Uygarlığın binlerce yıldır ağır dönen evrim çarklarının ardına gizlenen bozulma, geçen yüzyıldan itibaren enikonu görünür hale gelmeye başladı.

İnsanlığın elan içinden geçtiği koşullar, yolun sonunu işaret ediyor.  Bir diğer ifade biçimiyle, modern, ileri, gelişmiş toplumsallık, “sürdürülebilir” değil.

Sonsuzca ilerlemek… Durmadan gelişmek… Ve bu obezliği mümkün kılan bilim...

Oysa evrende sürekli ilerlemeyi mümkün kılacak doğrusal bir hareket yok. Durmadan gelişmek hakeza obez bir yaklaşım. Her iki durumda da sonsuzca doyumsuzluk söz konusu.

Bilim, endüstri çağının modern zamanlarının dinidir.

Bilginin önünde secdeye varmak suretiyle çağdaş uygarlığın rahle-i tedrisinden geçen insan, uygarlık cemaatinin müridi olarak tabiat ile kavgalı. Hem de tabiatın buna izin vermeyeceği ayan beyan ortada iken...

Ayak sesleri duyulmakta olan dijital devrim, endüstri çağını sonlandıracak. Değişimin, insanın yeryüzünde barınmasını mümkün kılacak tabiat ile barışık bir hayatı hedeflemesi, son umut.

Aksi halde, çöken paradigma, değişen iklim, kirlenen, kuruyan nehirler ve göller, çekilen taban suyu ve kuraklık; insan yaşamına izin vermeyecek.

Yeni hayat, insanın yeryüzündeki varlığını tabiat ile uyumlu hale ya getirecek ya getirecek. Başkaca çıkış yok.

Ülkemizde, geçen yüzyıldan getirdiklerinden medet uman siyasetçiyle bu meselelerin üstesinden gelmek mümkün değil.

Çalıp çırpmanın, kuralsızlığın ahvalini konuşarak günah çıkarmanın da yararı yok.

Çünkü bu defa sistem çöküyor.

Ve ülkemizde siyasetçiler, burjuvazi, aydınlar; kurulmakta olan yeni Dünya düzeni ve ayak sesleri yaklaşan yeni hayat karşısında adeta ölü taklidi yapıyor.

Çekeceğimiz var…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Yeşil ile mutabakat...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Arkası yarın
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kitlesel cinnetin eşiğinde
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Giraud’un domuzu
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Zor günlere kalmak
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Şekerin tadı, kota ve özelleştirme ile nasıl kaçtı?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Gündüz denetleme, geceleri kirletme!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Babayı kim oynar?
Kemal ARI
Kemal ARI
Atatürk’ü yeterince tanıyor muyuz?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Futbol ırkçılık, vandalizm ve lümpenlik değildir
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva