Mehmet KARABEL
Tarihi lisenin ilk ‘cici kızları’ şimdi ne yapıyor?
26 Mayıs 2022 Perşembe

Geride bırakmaya hazırlandığımız…

Mayıs ayının…

Duygu seli içinde kutlanan en çarpıcı etkinliklerinin başında…

Bir “Pilav Günü” yer aldı…

Türkiye’nin en eski, en köklü…

Eğitim çınarlarının biri olarak tarih yazan…

İzmir Atatürk Lisesi…

134’üncü yaşını yüzlerce tanınmış mezunlarıyla kutladı…

Eğitim tarihi, o pilav gününü…

Türkiye’nin ve dünyanın bi’ucundan gelen…

Mezunlarının kucaklaşmasını unutmayacak…

Ancak…

Unutulmayacak…

Pembe bir detay daha var…

20 gün önce…

Bu köşede hatırlatmış ve…

Giderek “tarihi bir konum” özelliğini kazanan bir fotoğraf sunmuştuk…

Tarihi Atatürk Lisesi’ne ilk kez…

25 yıl önce…

Erkek arkadaşlarının arasına “öğrenci” olarak katılan…

Dünya tatlısı 34 İzmirli kızın bir kısmı…

İşte o unutulmaz 134’üncü Pilav Buluşması’nın da…

Işık saçan yıldızları oldular…

Aynen…

25 yıl önce olduğu gibi…

***

Çeyrek asır önce…

Tarihi Lise’nin sınıflarından yetişen o 34 kız öğrenci…

Sayıları 1.300’ü bulan…

Erkek arkadaşlarına kendilerini kabul ettirdiler…

Bununla da kalmadılar…

Atatürk Lisesi’nin perileri oldular…

Zorlandılar ama “mutlu sona giden” bir kulvar yarattılar…

Öyle olmasa…

Bugün…

Bin 411 öğrencinin eğitim/öğretim gördüğü…

İrfan yuvasında…

758’i erkek, 653’ü kız…

Aslanlar gibi “ortak beyin fırtınası” yaratabilirler miydi?

Ne demişler?

Çeyrek asırda…

Nereden nereye?

***

Taaaa, 25 yıl önce…

Atatürk Lisesi’ne ürkek ürkek ilk adamlarını atan…

34 kız öğrenciden bazıları…

Bu köşeye ne anılar anlattılar, bi’bilseniz…

Ha’di dolaşalım, o “İAL” kızlarının arasında…

Bakalım…

Çeyrek asır önce neler yaşamışlar…

*** 

MELİS PARS YAĞIZ: “İLK HAFTA SINIFLARIMIZDAN ÇIKAMADIK…”

“Okuldaki ilk günümü unutamam… Erkek öğrenciler, sanki okula uzaylılar gelmiş gibi sınıflarımızın önünde kuyruk oluşturmuşlardı… Bu arada adını, ev telefonunu, hangi sınıfta olduğunu tahtaya yazanlar vardı… Alsancak’taki Atatürk Spor Salonu’na biz de gitmek istiyoruz ama aynı zamanda da korkuyoruz… Sonra ne oldu biliyor musunuz? Her ne kadar bizi istemeseler de 1000 küsur erkek öğrenci etten duvar olup, el ele tutuşarak ve bizi çember içine alarak spor salonuna götürmeye başladılar… Bir yıl sonra ürkek ve çekingen halimizi üstümüzden attık… Korku geçip cesaret gelince kafa tutmalar dalga geçmeler başladı bizde:) Bir gün yine bağırıyorlar, (Bizi erkek lisesiyiz…) diye… Eeee dedik, artık yeter kabak tadı verdi… Ertesi gün kostüm, makyaj, fotoğraf makinesi hazırlıkları yapıldı ve kapakta gördüğünüz fotoğraf ortaya çıktı… Altına da (Biz Erkek lisesiyiz Evet yazdık :))) Ben de çok sevdiğim Atatürk lisesi öğretmenlerimden aldığım ilham ile öğretmen oldum ve hala derste lise öğretmenlerimden esinlenirim hala aynı teknikleri kullanırım… Ankara'da yaşıyorum… Bir erkek çocuk annesiyim… Umarım o da İzmir Atatürk Liseli olur… Ebediyen var olsun İzmir Atatürk Lisesi…”

***

GÖKÇE DENİZ HASEKİOĞLU: “ATATÜRK LİSESİ’NDE HAYALLERİM GERÇEK OLDU…”

“İzmir Atatürk Lisesi, kız öğrenci almaya başladığı yıl, hayallerim gerçek oldu… Okulu kazanmıştım… Ancak ilk günler pek de öyle tozpembe geçmedi… Bazı erkek öğrenciler sık sık yolumuzu kesip, (Okulda kız öğrenci istemiyoruz…) diyerek bizi korkutuyorlardı… Sınıflardaki karatahtalar hep (Kızlar dışarı, burası erkek lisesi…) yazıları ile doluydu... Sonra bi’de baktık ki, o erkek arkadaşlarımız bir yıl sonra en yakın arkadaşlarımız, can yoldaşlarımız oluvermiş... Şu anda İzmir Atatürk Lisesi Mezunlar Derneği’nin tarihindeki ilk kadın başkan yardımcısıyım… Aynı liseden mezun olan eşim ve pilav günleri için bizden bile daha hevesli olan oğlumuzla çok mutluyuz… İzmir Atatürk Lisesi Ailesi olarak, iyi günde, kötü günde her zaman birbirimizin yanındayız…”

***

EZGİ ÇÖPÜR: “ŞİMDİ OĞLUMA ANLATIYORUM O LİSE YILLARIMI!”

“Yıl, 1998… Atatürk Lisesi’nin kız öğrenci aldığını son dakikada öğrenince hiç düşünmeden ilk tercihim olarak yazdım… Hazırlık sınıfımda dört kız olunca anladım ki, dönüşüm bizimle başlayacak… Son sınıflar sadece erkek öğrenciydi… Teneffüslerde pencerelerden bizim yürüdüğümüz yollara tebeşir fırlatıp (Sizi istemiyoruz okulumuzda…) diye bağırırlardı... Okulun ruhunu bozduğumuzu düşünüyorlardı… (Erkek lisesinden mezunum…) diyecekken birdenbire ortaya kızlar çıkıvermişti… Erkek öğrencilerle ilk kaynaşmamız halkoyunları ekibiyle başlamıştı… 15 yaşında okulumu Amerika’daki Türk Haftası’nda temsil ettim... 14 yıl İzmir’in iki farklı özel okulunda matematik öğretmenliği yaptıktan sonra Hollanda’ya taşındım… Orada da öğretmenliğe devam ediyorum… Atatürk Lisesi’nin bahçesine aracımı her park edişimde, içeriyi gösterip oğluma lise yıllarımı anlatıyorum...”

***

SUYEN SEZEN GÜNAYDIN: “AVUSTRALYA’DAN HERKESE MERHABA…”

“Ortaokuldayken gitmek istediğim tek lise İzmir Atatürk Lisesi’ydi… Okula başladığımızda erkek arkadaşlarımız bizi pek de hoş karşılamadılar… Sonra eski fotoğraftaki arkadaşlarımla dedik ki, (Madem bunlar ille de biz Erkek Lisesi’yiz) havasındalar; biz de erkek kılığına girip okulun bahçesinde dolaşarak, (Biz erkek lisesiyiz…) diye bağıralım… Ellerimize tespihleri aldık, suratımıza bıyık kondurduk… İlave kaşlar yaptık ve başladık bahçede dolaşmaya… Güzel de oldu, hepsini utandırdık… Bi’süre sonra, hepsi, (Yav, bu kızlar bizim kafadanmışlar…) deyip, hepimizi kabullendiler… O günleri unutmak mümkün değil… Sonra Ziraat Fakültesi’nden mezun oldum… 15 yıl önce İzmir Atatürk Lisesi Mezunları Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer aldım… Altı yıldır Avustralya'da yaşıyorum… O liseden mezun olduğum için gurur duyuyorum…”

***

AYŞEGÜL AYDIN: “BİZ ÇOK BÜYÜK BİR AİLEYİZ…”

“İzmir Atatürk Lisesi’ne kız öğrencilerin katılması kuşkusuz büyük bir  olaydı ve ilk günümüzde orada olan bir TV kanalı, mikrofonu bana uzatmıştı... O sırada 110 yıllık şanlı bir tarihe dahil olmanın heyecanıyla ne kadar gururlu olduğumu anlatırken, bazı erkek arkadaşlarımın o eğitim çınarının erkek lisesi kalmasından yana nasıl baktıklarını unutamıyorum… Buruk bir mutluluk yaşamıştım o gün… Bir avuç kız öğrenci olarak teneffüslerde kol kola yürüdüğümüzü, korolara katılıp konserler verdiğimizi, birbirimize nasıl güçlü duygularla kenetlendiğimizi unutamam… 2006’da kurucu üye olarak katıldığım İAL Mezunları Derneği’nde hala yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum... İstanbul’da, Denizcilik sektöründe Muhasebe ve Finans Müdürü olarak çalışıyorum ama Atatürk Lisesi sayesinde bir ayağım hep İzmir’de. Mezuniyetimin ardından geçen 20 yılda heyecanım hiç değişmedi...”

***

MİNE TAKMAK MUTLU: “EŞİM DE ATATÜRK LİSELİ...”

“Yıl 1998, 14 yaş yeni bitmiş… Bir teneffüste bitirilemeyecek kadar büyük o bahçe adeta sürprizlerle dolu bir macera ormanı... Nasıl bir tarihin ve kültürün içine adım attığımızın hiç mi hiç farkında değiliz ve bir de üzerine o şanlı tarihe adımızı yazdırıyoruz: İzmir Atatürk Lisesinin ilk kızları... İlk haftalarda birbirimizin elini tutarak gezdiğimiz o bahçeye şimdi çocuklarımızın elinden tutarak gidiyoruz, gururla ve özlemle… Şu an İstanbul’da yaşıyoruz, IT sektöründe pazarlama yöneticisi olarak çalışıyorum… Beş yaşında bir kızım var, eşim de 2000 mezunu bir Atatürk Liseli… İşte bu, mutlulukların en büyüğü…”

***

DERYA ÜNAL: “İZMİR VE ATATÜRK LİSESİ SEVDAMIZ…”

 

“Atatürk Lisesinin ilk kızları olarak Türkan Saylan’ın da dediği gibi eğitimli her kadının bu Cumhuriyet’e borcu olduğunu bilerek donanımlı şekilde mezun  olduk… Üniversite sınavında yabancı dil alanında 2002 Türkiye 386’ncısı olmuştum... Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda iyi bir üniversite eğitimi sonrası ilk mesleki deneyimim de 2006’da öğretim görevlisi olarak Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde başladı… Yüksek lisans eğitimimi hem aktif görevlerimi yürüterek hem de eğitim araştırmaları yaparak Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri’nde tamamladım... Atatürk’ün ve Atatürk Lisesi’nin güçlü bir kızı olarak halen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nde yabancı dillerde görev yapıyorum…”

Bitiriyoruz…

Bilmeyenler için tatlı bir hatırlatma…

İzmir Atatürk Lisesi…

Bu güzel memleketin en eski 10 lisesinden biridir…

134 yıl…

Dile kolay…

Bir Çınar gibi “bilge”

Bir Zeytin gibi “ölmez” ağacı…

Yaşatmak hepimizin görevi…

Bir de…

İzmir Atatürk Lisesi’nin…

“Gazi” unvanını unutmayalım…

Kurtuluş Savaşı’nda…

Son sınıflarını şehadet mertebesine uğurlayan…

Bu ilim / irfan yuvası…

Çok şey istemiyor Devlet Baba’dan…

“Gazi Unvanı” yeter…

On binlerce mezun adına…

Nokta…

Hamiş: “Günün tarihi, 1 Şubat 1931… Atatürk, öğleden önce İzmir Erkek Lisesini ziyaret etti… İkinci sınıfta matematik dersinde öğrenciye bir problem sordu, yanıttan memnun kaldı… Üçüncü sınıfta Türkçe dersi vardı... Öğrenci, Ziya Gökalp’in bir şiirini okudu ve açıkladı… Atatürk, beğenisini dile getirdi… Son sınıfta Edebiyat dersinde öğrencilerden biri kompozisyon ödevi olarak, Menemen’deki gericilik olayı dolayısıyla (Devrimin erdemi) hakkında yazdığı parçayı okudu… Gazi, çok duygulandı…

Sonsöz: “Milli Eğitim programımızın ve Milli Eğitim siyasetimizin temel taşı, cahilliğin yok edilmesidir… / Gazi Mustafa Kemal Atatürk…)

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
İbrahim Şengüler 26 Mayıs 2022 Perşembe 11:20

1967 İzmir Atatürk lisesi mezunuyum iyiki bu Liseden mezun olmuşum, gurur duyuyorum.Ebediyen varolsun İzmir ATATÜRK Lisesi. Mehmet Karabel kardeşimede sonsuz teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Zafer ve barış
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Hayalet emlakçı 10 bin TL haram olsun!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Bu acı bitmez!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Mevzu çok derin
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Olof Palme kurtuldu!
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Atatürk’ün kooperatifçisi
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
İki ay… Çarpı… Tükeniş…
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Carpe Diem… An’ı yaşamak… 
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Deli bal ve boz ayı
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
Film kuşağı
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva