Mehmet KARABEL
Sesi, bize mirası...
25 Mayıs 2024 Cumartesi

San’at dünyamızın kıymetlilerini...

Yaşarken alkışlarla taçlandırmak gerekiyor...

Yoksa...

Bu dünyadan göç ettiklerinde...

Sevdamızı... Hayranlığımızı... Özlemimizi...

Bi’çırpıda unutmak gibi...

Garip bir “insani huyumuz” var...

Oysa...

Yıllarca şarkılarıyla mest olduğumuz...

Bir imza almak için...

Ya da birlikte bir fotoğraf çektirebilmek için...

Kendimizi kaybettiğimiz san’atçılar...

Size... Bize... Hepimize...

Veda edip...

Bulutların üstüne yerleştiklerinde...

Şıppadanak unutuveriyoruz...

Mesela...

İzmir’deki bir canlı yayında kaybettiğimiz Zeki Müren’in...

Aramızdan ayrıldığı tarihi kaçımız hatırlıyoruz?

Ya da...

Yine İzmir Urla’da son nefesini veren...

Emsalsiz bir sesin sahibi...

İzmirli, üstelik Tireli Tanju Okan’ın...

Sevenlerine veda ettiği takvim yaprağını ezberinde tutan var mı?

***

Müsadenizle...

Bu bir “Tanju Okan”ı unutmayalım / unutturmayalım yazısıdır...

***

Türkiye’nin gelmiş, geçmiş “en özel” erkek sesi…

Tanju Okan’ın…

İki gün önce (23 Mayıs) aramızdan ayrılışının…

28’inci yılıydı…

Göremediysem, affola...

En azından(!) şarkılarıyla...

Ne TV’lerde anıldı, ne de radyolarda…

“O davudi ses nasıl unutuldu?” diye içimden geçirdim…

“Kadınım” şarkısındaki…

Yaşamadan yazılması mümkün olmayan…

Bir erkeğin kaybettiği kadınına seslenişini…

“Eşyalar toplanmış seninle birlikte…

Anılar saçılmış odaya her yere…

Sevdiğim o koku yok artık bu evde…

Sen Kadınım…”

Nasıl da bu kadar çabuk unuttuk?

***

Aslında “Kadınım” şarkısı…

Film olacak kadar ilginç bir öyküye sahip…

Anlatmaya değer…

Tanju Okan, 30’lu yaşlarında…

İstanbul Tarabya’da yaşayan zengin bir ailenin kızına aşık olur…

Kız da O’na çılgınca bağlanır…

Ancak kızın ailesi bu aşk’a ne hikmetse karşı çıkar…

Sonunda...

Ailesi o kızı, “Tanju’yu unutsun” diye…

Amerika’ya yollamaya karar verir…

Tanju Okan, bunu duyunca köşkün önünde nöbet tutmaya başlar…

Ancak nereden bilsin ki…

Köşkün bir de arka kapısı olduğunu?

Ailesi...

Kızlarını bir gece yarısı kaçırıp Amerika’ya yollar…

Tanju Okan buna dayanamaz…

O günden itibaren sadece alkolü dost kabul eder…

Derdini içki şişeleri arasında unutmaya çalışır…

***

Böyle duygu yüklü şarkı sözleri artık yazılamıyor…

Kimse de sebebini araştırmıyor…

Yetenekli “yıldızcıklar” var ama…

Kolay mı, bir Tanju Okan olabilmek?

Kolay mı?

Yıllarca dillerden düşmeyen…

“Hasret”… “Öyle Sarhoş Olsam Ki”… “Kime Ne?”... “İki Yabancı”… “Hancı”… “Deniz ve Mehtep”… “Çal Çingene”“Şerefe” ve “Kemancı” gibi şarkılara imza atmak?

Eğer cevabınız…

“Tabii ki, kolay değil…” ise…

O zaman ben de haklı olarak sorarım:

“Bu kadar çabuk unutulmak reva mı?”

Madem söz bizim “çabuk unutan vefasız” özelliğimize rastladı...

O zaman...

İçimden geldiği için...

Geçmişten bugüne unutulmaz bir “dünya starı”nın hayatını...

Hatırlatmak...

Görevimiz olsun...

***

Rock’ın Roll’un kralı Elvis Presley

47 yıl önce…

42 yaşında kalp yetmezliğinden hayata veda etti…

350 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri...

Hala O’nu ölüm yıldönümünde…

Şarkıları ile yad ediyor…

Durmadan “Elvis Belgeseli” yapıyorlar...

Ne unutuyorlar...

Ne de arkadan gelen genç nesillere...

“Milli yıldız Elvis Presley”i unutturuyorlar...

O Elvis...

Bu dünyaya veda edeli...

Neredeyse yarım asrı geride bıraktı...

Koca Amerika...

Ulusal Dünya yıldızları Elvis’i...

Hem doğum hem de ölüm tarihinde mutlaka anıyor...

Bu öyle bir “Elvis Bayramı” ki...

Ünlü yıldıza benzeyenlerin yarışması yapılıyor...

Plakları hala satış rekorları kırıyor...

Dünya kadar belgeseli çekildi...

Hala “Elvis Belgeseli” çekenler var...

“Gerçek yıldızları anmak, işte bu...”

***

Veda ederken...

Biz yine dönelim Tanju Okan’a…

İzmir’in “Yeşil Cenneti” Tire de doğmuştu…

İzmir’in bir diğer Cennet’i Urla’da son nefesini verdi…

Babası müzik öğretmeni olmasaydı…

Acaba bir Tanju Okan olabilir miydi?

Olurdu…

Çünkü daha lisedeyken orkestra kurmuştu…

Manisa’nın antik çağdaki adından esinlenmişti...

“Magnesia Orkestrası”nın lideriydi…

İzmir’in Kültürpark’ındaki Manolya Çay Bahçesi’nde...

Mızıka çalıp şarkı söylerken…

Henüz 17 yaşındaydı…

Askerliğini yaparken üç ay içinde Orduevi’nin assolisti oldu…

Sonra bi’daha…

Kimse O’nu tutamadı…

Sayısız plak yaptı…

Melankolik tarzı ve güçlü sesi ile…

Türk Pop Müziği’nin köşe taşlarından biri oldu…

Onlarca filmde kadınların kalbinde taht kurdu…

Unutulmaz bir “star hayatı” yaşadı…

Alkışa doydu…

Şöhretin zirvesinde…

Siroz’a yakalandı…

Daha 58 yaşındaydı, bizlere veda ettiğinde…

Urla İskele’ye yolunuz düşerse…

Heykelini görün, yad edin...

İskele Kabristanı’ndaki kabrine…

Bir karanfilcik bırakın…

Bi’de şeyyy...

“O muhteşem sesini bu millete miras bıraktığı için...”

Fatihanızı da esirgemeyin…

Nokta...

Hamiş: İki büyük dostu oldu ölene kadar... Onlardan çok çekse de hiçbir zaman bırakamadı o hain dostlarını... Öyle ki, “Benim en iyi dostum içkim ve sigaram, onlar da terk ederdi olmasa param” diyecek kadar da farkındaydı her şeyin...

Sonsöz: “Ölmek unutulmak değil, asıl unutulmak ölmektir… Anonim...”

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Seba Ugurtan 25 Mayıs 2024 Cumartesi 12:43

Muhteşem bir ses, biz onu hiç unutmadık Unutturmamak için mücadele eden kalemlere sonsuz teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Futbol ve siyaset...
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Kırmızı çizgiler ne olacak?
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
CHP’nin ‘sancak gemisi’ bunları neden yaşıyor?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kapalı kapıların ardında
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Onun adı artık: İklim Cehennemi!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Oxford, Alice Harikalar Diyarında ve otizm
Dr. Hakan Tartan
Dr. Hakan Tartan
Avrupa'daki mesaj!
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
İzmir'in meltemi Manisa'nın poyrazı!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Takkiye
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
'Eteklerimizde biriken güneş rengi bir yığın yaprak…'
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva