Muhittin AKBEL
Kaymaklı beyaz altın uçuyor!
28 Mayıs 2022 Cumartesi

Yaşamak için tüketmek zorunda olduğumuz ürünler var.

Süt gibi, yoğurt, et, meyve sebze gibi…

Fiyatları takip etmekte zorlanıyorum artık.

Geçenlerde mahallemdeki markete girdim, yoğurt almak için…

Büyük marketlerden biri değil, küçük çapta bir mahalle marketi…

Süt ürünlerinin olduğu dolapta çeşitli markalara ait yoğurtlar…

Eve götürmem gereken marka yoğurdun rakamına baktım…

Gözlerim yuvalarından fırladı.

1,5 kiloluk yoğurt, 47 lira!

İnanamadım.

Marketin sahibi arkadaşa sordum, “Bu şaka mı, gerçek mi?”

Maalesef gerçek… 47 lira” dedi.

Susmak için kendimi çok zorladım, ama başaramadım.

Epey söylendim.

Sütün 7,5 lira olduğu bir ülkede 1,5 kilo yoğurt 47 lira mı olur?

Olurmuş, oluyormuş, hatta olmuş bile…

Güle güle, afiyetle yiyelim kazıklı kaymaklı yoğurdu!

***

Peyniri hiç sormayın, market görevlileri en çok onun etiketini değiştirmekten yorgun düşmüş halde.

Biz sadece yoğurdun hesabını kitabını yapalım.

70 yıllık mandıracı dostum Tamer Ustanın kapısını çaldım, önce…

Bu nasıl iş, 1,5 kilo yoğurt, nasıl olur da 47 liradan satılır!” diye çıkıştım.

Kıs kıs güldükten sonra başladı anlatmaya…

Dinleyelim, dededen mandıracı dostumu:

***

1,5 kilo yoğurt için 2 kilo süt kullanılır. Süt maliyeti 15 lirayı bir kenara yazalım.

Yoğurdu içine koyduğumuz kase var ya… Kaç liradır dersin? 8 lira…

Etti mi, 23 lira…

O sütün toplama maliyeti, litre başına 25 kuruş. Yoğurt bir gün dinlendirildikten sonra bayilere servis edilir. Yakıt harcanır. Bayi, markete götürür, mazot harcar. Mazot fiyatından haberin var değil mi?

15 bin lira elektrik faturası öderken, bugün 54 bin lira ödüyorum.

En büyük maliyet, elektrik, mazot ve lojistik.

30 lirayı geçiyor üretim maliyeti…

Bayiye 36 liradan verilen yoğurdun üzerine bayi kendi kâr marjını koyar. Marketçi de kendi kârını koyar, al sana 47 lira fiyat.”

***

Bundan daha net bir şekilde tarif edilemezdi 1,5 kilo yoğurdun, nasıl 47 liradan satıldığı…

İkna oldum mu? Hayır!

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk’ü aradım.

Onun açıklamasını da dinledim, cankulağıyla…

Mandıracı arkadaşımın söylediklerinden farklı değildi, Osman Başkan’ın anlattıkları:

Süt fiyatları burada kalmayacak. Yılbaşında 10 lira olur diye düşünüyorum. Bazı arkadaşlar, 10 lirayı da geçeceğini söylüyor.

Bir litre süt 10 lira olursa, bu biz sütçüler için çok iyi. Ancak artan maliyetler, bunların satış fiyatlarına yansıması, çok sıkıntı yaratıyor. Ürettiğimiz ürünleri satmakta zorlanır hale geldik. Maliyetler, inanılmaz arttı.

1,5 kilo yoğurdun kooperatifimizden çıkış fiyatı, 36 lira. Bayi ve market karları da eklenince, o fiyatı bulmasını yadırgamak lazım.”

***

Yine de ikna olmadım.

Süt alanında parmakla sayılacak akademisyenlerden olan sevgili dostum Prof. Dr. Harun Uysal’ı aradım.

O da aynı şeyleri söylemez mi?

Dedi ki Harun Hoca:

İşçilik, enerji ve amortisman ücretleri aşırı derecede arttı. 1,5 kilo yoğurdun bir mandırada hazırlanıp satışa sunulur hale gelinceye kadarki maliyeti, kesinlikle 30 liranın altına düşmez.

İki hafta üst üste aynı fiyata yoğurt ya da peynir yemenin tek yolu, bu maliyet giderlerinin artmasının engellemesinden bağlı.

Şu anda üretici, bu işten para falan kazanmıyor.

Süt ürünlerini üretenler de, tüketiciyi küstürmemek adına her gideri ürünlere yansıtmıyor.

Girdi maliyetlerindeki artış durdurulmazsa, biz yoğurdu soframızda eskisi gibi bol bol tüketemeyiz.”

***

Yanaklarımı şişire şişire, oflaya puflaya bir hal oldum.

Sonunda teslim oldum.

Üretici de haklıymış!

Mandıracı da…

Kaymaklı beyaz altın yoğurt da haklı çıktı.

Eee ben?

Tüketici olarak ben de haklıyım isyan etmekte…

Ama neye yarar ki!

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Karşıyaka'da İzmir'in gülü
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Köylerin kültürel zenginliğini korumak için
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
İzmir'e sevdalıydı çünkü....
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
Ekvador… Yangın… İthalat…
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
Düşüncelerin kıymet-i harbiyesi
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Yine yeniden: Kavuşma mevsimi
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Üye mi? Delege mi?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Yabancının yürüyüşü
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Ben de yazdım...
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
Elvis'e benziyor mu?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva