Tayfun MARO
İnsan meselesini kendisi dile getirmeli
10 Mayıs 2021 Pazartesi

Açların trajedisinin tokların dilinde efsaneleşmesi veya yoksulların çektikleri sıkıntıları, yaşadıkları dramları, o dertlerden mustarip olmayanların dile getirmesi, kapitalist sisteme karşı mücadelenin zafiyetidir.

Bu ülkede, kendimi bildim bileli, sol muhalefet konuşuyor, aydınlar konuşuyor, medyada kıyametler kopuyor, eylemlerde çocuklar gibi şen ve gözü kara devrimciler mücadele ediyor; fakat aynı zamanda, yoksulluk büyüyor, sefalet büyüyor, zulüm büyüyor, açlar ordusu büyüyor.

Gerçek yürüyor… Dünya nüfusunun dörtte üçü yoksul. Açlık çeken insan sayısı bir milyara yaklaşıyor. Her gün, 25 binden fazla insan açlıktan ölüyor. Ve çaresizlikten insanlar intihar ediyor.

Bu tablonun gösterdiği gerçek, geçen yüzyılda veya bu yüzyılda, her şeyin anbean kötüye gittiğidir. Yoksullar, açlar, sefalet çekenler adına konuşarak veya itiraz ederek bu kötü gidiş durmuyor. Aksine, her şey daha da kötüye gidiyor.

Nasıl çarpık bir yapı var ki sorunların sahiplerinin sesi hiç duyulmuyor ama yoksulluk ve sömürüye karşı çıkmayı iş edinenlerin sesi hep duyuluyor…

Sömürüye, zulme, haksızlığa karşı olmak başka şey, tavır almak yine başka bir şey.

Ezilenlerin, dibe vurmuşların, yoksul kitlelerin durumu siyasette kenar süsü gibi. Siyasal temsil ise çok yetersiz.

Örtülü gerçeği görmek lazım; sistemden beslenen solun söylemi tam da sistemin ihtiyaç duyduğu söylemdir. Görünürde bir mücadele vardır. Kısıtlanan özgürlükler vardır. İnsan hakkı ihlalleri vardır. Ne ki bu gösteri, sistemle hemhal sol mücadeleyi yücelterek dokunulmaz ve biricik yapmaktan öte bir amaca hizmet etmiyor.

 

Gerçek çıplak, her şey, her an daha da kötüye gidiyor. Yüzyıl içinde, sayıları 6 milyara yaklaşan yoksullar enikonu yoksullaşırken, açlık vahim boyutlara ulaştı; zulüm artarken eşitsizlik aldı başını gitti.

Bu kapkara tabloya karşılık, devrimci eylemlerde ödenmiş bedelleri meselenin kendisi zannedenlerin, açlıktan her gün 25 binden fazla insanın öldüğü Dünya düzeninde yaşamak sanki umurlarında değil.

Dahası, sol mücadelenin efendileri, bu kara tablonun sorumluluğunu salt kapitalist sisteme yüklerken solun yetersizliğini gözlerden uzak tutuyor.

Açlığın, yoksulluğun, çekilen sefaletin ayağa kaldırdığı yoksulların kendiliğinden büyük isyanı, çıkışsızlığın dermanıdır. Ve ne öncü ne teori ister bu büyük isyan.

Yoksullar büyük bir öfkeyle ayağa kalktığında, siyasetin yoksulluk üzerinde tepindiği zemin yerle bir olduğunda, hakikatin ne olduğunu hepimiz göreceğiz.  

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Zor günlere kalmak
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Neden kalbimiz hep Ege’de kalır?
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Şekerin tadı, kota ve özelleştirme ile nasıl kaçtı?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Gündüz denetleme, geceleri kirletme!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Babayı kim oynar?
Kemal ARI
Kemal ARI
Atatürk’ü yeterince tanıyor muyuz?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Futbol ırkçılık, vandalizm ve lümpenlik değildir
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Kızı ve gelini
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Müzik susmaz, ritim durmaz
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Aydınlar
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva