Kemal ANADOL
Futbol ve siyaset...
14 Haziran 2024 Cuma

Çağımız dünyasında bir endüstri haline gelen futbol madalyonunun iki yüzü var. Birinci yüzünü Simon Kuper adlı yazar, 1994 yılında İngiltere’de yayınladığı “Futbol Sadece Futbol Değildir” kitabında ayrıntılarıyla anlatıyor. Meraklıları 1996 yılında Türkçe’ye çevrilen bu eseri okumuşlardır sanırım. Medyamızda geniş biçimde yer alan transfer ücretleri, antrenörler, teknik adamlar, menajerler, dünyaca ünlü başkanlar, milyonlar, milyarlar… Yeterli donanıma sahip olmadığım bu konuda konuşmak ve kalem oynatmak hakkım hatta haddim değil. Zaten bankacılıktan, dış politikaya, spordan ekonomiye ahkâm kesen ekran tipleri her akşam kamuoyunu yeteri kadar öfkelendiriyor. Tanrı korusun bunlara ilâve olmak istemem.

Madalyonun ikinci yüzünün siyasetle az veya çok ilgilenen, gelişmeleri izleyen kitlelerin dikkatini çekeceğini sanıyorum. Nasıl mı? Anlatayım. Dört büyük futbol kulübümüz geçtiğimiz aylarda ve günlerde genel kurullarını topladılar. 3 Aralık 2023’te Beşiktaş (BJK), 11 Mayıs 2024’te Trabzonspor, 25 Mayıs 2024’te Galatasaray, 9 Haziran 2024’te de Fenerbahçe kongreleri yeni yöneticilerini seçtiler. Bu toplantıların ortak tarafı seçimlerin doğrudan demokrasi yoluyla gerçekleşmesiydi. En son seçimi Fenerbahçe Spor Kulübü yaptığı için örneklerimi buradan vereceğim.

Fenerbahçe’ye üye olmak için bir kereye mahsus 75 bin lira giriş ücreti alınmaktadır. Yıllık ödenti 750 liradır. Üyelik, adli sicil kaydı gibi yasal koşullar yerine getirilince gerçekleşmektedir.15 Mayıs 2024 tarihinde oy kullanabilecek üye sayısı yani seçmenler 46 bin 410 olarak açıklanmıştır. 9 Haziran genel kurulunda 27 bin 469 üye oy kullanmıştır. Ali Koç 16 bin 464, Aziz Yıldırım ise 10 bin 483 oy almışlardır.

Diğer üç büyük kulübün seçimleri de buna benzer kurallar geçerli olarak yani doğrudan demokrasi yoluyla gerçekleşmiştir. Kısaca adaylığa soyunanlar haklarına razı olmuşlardır.

Ülkenin önde gelen spor kulüplerinin önde gelen siyasal partilere örnek olmasını diliyorum. 1965 seçimlerinden 1980’e uzanan zaman diliminde partiler yargıç denetiminde ön seçim yapıyorlardı. Ön seçim ana kural merkez yoklaması istisnaydı. O dönemde partiler ön seçimlerini delege sistemiyle gerçekleştiriyorlardı. Zamanla delege sisteminin sakıncaları ortaya çıktı. Doğrudan demokrasiye yani gerekli koşullara sahip tüm üyelerin oy kullandığı seçimlere geçildi. Günümüzde Avrupa’da sağdan sola bütün partiler adaylarını hatta genel başkanlarını bu yöntemle seçmektedirler. Delege sistemi çoktan terk edilmiştir.

1980 faşist darbesi en büyük zararı siyasal partilere vermiştir. Siyasetin okulu partilerdir. Partilerin içinde demokrasi olmazsa ülkedeki demokrasi ne kadar sağlıklı olabilir? Bugün demokrasimiz bunun sancılarını çekiyor. Siyasi Partiler Kanunu diğer yasalarla aynı statüye sahiptir. Herhangi bir maddesi salt çoğunlukla değiştirilebilir. “Darbe anayasası” söylemiyle kapı kapı dolaşan TBMM Başkanı ile AKP Genel Başkanı 12 Eylül ürünü olan Siyasi Partiler Kanunu’ndan niye söz açmıyorlar?

Kaldı ki, mevcut yasa tüm üyelerle ön seçimi esas almakta ve düzenlemektedir. Merkez yoklaması istisnadır. Mevcut CHP Tüzüğü de tüm üyelerle ön seçimi esas almaktadır. Konunun ayrıntılarına girmeye yerim yeterli değil. Başka platformlarda herkesle tartışmaya hazırım. Ama gerçek şudur: Siyasi Partiler Kanunu Anayasa’dan da önemlidir. Çünkü Anayasayı değiştirecek veya yapacak milletvekillerinin niteliği hatta meşruiyeti çok önemlidir. Tek adamın, genel başkanın belirlediği milletvekillerinin yaptığı Anayasa ne kadar inandırıcı olacaktır?

Bazı farlılıklar olsa da spor kulüpleri seçimlerinin siyasal partilere örnek olmasını diliyorum.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Bekir Keskin 4 Temmuz 2024 Perşembe 10:48

Önseçimde partililer, başka siyasi görüşe sahip birilerini mi seçecekler? Seçilecek olan yine partili olacak… Aslında bu kadar basit….

Yorumu oyla      0      0  
Tayfun Orçun 14 Haziran 2024 Cuma 12:05

Ellerine yüreğine sağlık ağabey..1977 ön seçiminin heyecanını..seçimin başarısını görmüş olan biri olarak son dönemde kontenjan milletvekilliği aboneleri ile nasıl siyaset yapıldığını da görüyoruz ..

Yorumu oyla      0      1  
Tacettin Bayır 14 Haziran 2024 Cuma 11:31

Doğru umarım siyasi partilerde Milletvekili ve Belediye başkanlarınıda tüm üyenin oyları ile seçerler.bu maddeyi önümüzdeki tüzük kurultayında amasız fakatsız eklerler.

Yorumu oyla      0      0  
Mehmet Arısoy 14 Haziran 2024 Cuma 10:07

Süper bir yazı. Kemal Anadol marka bir isim. Sağlıklı ve uzun ömürler dilerim iyi ki varsınız. Umarım ve dilerim yazdıklarınızı öncelikle CHP''si uygulamaya başlar.

Yorumu oyla      0      0  
Murat Yakar 14 Haziran 2024 Cuma 09:46

En önemli sorun ve engel olan..siyasi partiler yasasına ait bu yazınız için teşekkür ederim..1995 den beri YDH yıllarımdan itibaren..mevcut partiler kanununu yerden yere vurdum..partilerde olmayan demokrasi ve ozgurlugun tek engelidir bu kanun... Lider ve saz arkadaşlarının hazırladığı emrivaki listelerde girilen seçimlerin hiçbir faydası yoktur..lider vekillerinin seçiminden başka bi ise yaramayan bu yasa demokrasimizin yüz karasıdır...netice..bu yasanın arkasına saklanan partilerden oluşan meclisten hayır beklemek..abesle istigaldir...

Yorumu oyla      0      0  
Kemal Sağ 14 Haziran 2024 Cuma 08:50

Çok teşekkürler üstadım, önemli bir konuyu güzel bir açıdan değerlendirmişsiniz. Ama ne yazık ki, genel başkanlar için değişmeyen kural, “benim oğlum bina okur, döner döner gene okur”

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Doğu'nun Rönesansı
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bir acılı gün ve Enver Dündar Başar
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Küresel iklim değişikliği ve tarım
Oytun NALBANTOĞLU
Oytun NALBANTOĞLU
Burası Göztepe!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Günümüzde tüm kavramlar arasındaki ilişkiler karmaşık…
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Kabahatin çoğu sende ey vatandaş!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Kayınbiraderi nasıl öldü?
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Müsavat Dervişoğlu’nu dinlerken…
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Kara Şimşek
Dr. Hakan TARTAN
Dr. Hakan TARTAN
Fenomen – influencer kandırmacası bitmeli!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva