Ayda ÖZEREN
Ekinoks Kardeşliği
1 Ekim 2022 Cumartesi

Müzik Önerisi : Equinox – John Coltrane

Ekinoks…

Bu kelimeyle ilkokul sıralarında tanışmıştım- 1980’ler-. Sokağa çıkma yasakları zamanın gerekliliğiyken, molotof kokteylleri havalarda uçuşurken, dışarıda alev alev tır tekerleği yakarlarken, maskeli adamlar birbirini kovalarken, sağ ve solun sadece beden eğitimi derslerinde verilen bir komut olduğunu düşünen çocukça kalabalık henüz hüküm sürmezken,

Nazım Hikmet’in dediği türden

Beyler mühim bi şi yok yahu! Asayiş berkemaldir!”

Alışageldiğimiz bir düzensizlik içindeydi her şey işte, öyle zamanların birindeydik.

Ezbere öğrendiğimiz kitapsı sözlük anlamı “güneş ışınlarının ekvatora dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplara vurduğu an”

Bu, şu anlama geliyordu: gündüz eşittir gece ya da gece eşittir gündüz!

EŞİT!

21 Mart baharın müjdecisi, yazın habercisi, çiçek böcek doğanın uyanışı idi.

23 Eylül ise kışa az kaldı, kara, buza, soğuğa yokluğa okula hazır ol demekti.

Zaten kelime her ecnebi kelime gibi Latinceden alıntıydı. Aequus eşit demekti, nox ise gece…Tabi sözlük kurtları bunu okumayı bilirlerdi, ya da evlerinde ama kuponla ama dededen kalma Meydan Larousse gibi zengin bir ansiklopedi sahibi olanlar.

Peki bu astronomik coğrafik ve dünyevi bilgiler biz münzevi Dünyalıları nasıl etkiliyordu?

23 Eylül’le birlikte günlerin kısaldığı göze çarpan bir gerçeklikti. Hava kararmadan evde ol çağrıları saat olarak öne kayıyordu. Akşam yemekleri haber bültenine denk geldiği için babalar homurdanıyordu. Havalar hafiften serinliyor, güneş ışınları eski sıcaklığını yitiriyor gece gündüz arasındaki ısı farkı giderek artıyor, anneler omuzlarına şal atıyordu. Salça, tarhana, turşu üretimleri başlıyor çetin geçecek kış için odun kömür pazarlıkları hız kazanıyordu. Okulların zaten açılmış olmasıyla başlayan kitap defter kırtasiye alışverişleri artık yavaş yavaş tamamlanmış ev ödev sezonu acımasızca uzayan gecelere yükleniyordu. Yazın özgür muhteşem güzel kısa geceleri ödevlerin verildiği dönemde haksızca hunharca daha da uzuyordu.

Çocukluğumun ekinoksları nerden aklıma geldi?

23 Eylül günü farklı bir coğrafyada doğu ile batının en güzel sentezi, “sessiz gardiyanların diyarı”, “Tanrıların Göksel Tahtı’nda” güneşi doğururken yarım asırlık dünya bulunuşluğumla düşünce solucanlarım olanca hızıyla devreye girdi.

Boyları sekiz on metreyi bulan devasa heykeller arasında miniciktim. Eşit Değildim.

Kommagene Krallığı’nın tüm dinleri ve kültürleri tek çatı altında toplama çabasının tarihsel belki de “zaman ötesi” noktasındaydım. Cahildim, kadim bilgiden eksiktim, eşit değildim.

Kimisi doğuya kimisi batıya dönük bu devasa heykellerin yerleşme planı tesadüf değildi. Bu yerleştirmenin en büyük sebebi anne tarafı Makedon baba tarafı Pers olduğu yazıtlardan anlaşılan Antiochos’un geçmişinden gelen çok kültürlülüğü yansıtması istenmiş olabilirdi; yine de “kültürlerarası eşitliğin” ve eşit olma durumunun bir kral tarafından bu kadar görkemli ve nezaket içinde günümüze ulaştırılmasına hayran kaldım.

“Eşitlik” ilkesini 2200 metrede Tanrıların gölgesinde güneşin doğuşunda ekinoks gününde sorgulamak…

21. yüzyıla gelip de hala eşitçe yaşamayı öğrenemediğimiz, doğu batı sağ sol kuzey güney birlikte yaşamayı beceremediğimiz, tek olan bu dünyada hoyratça kullandığımız kelimenin hakkını veremediğimiz, saygıyı, hoşgörüyü kaybettiğimiz için kendi Tanrımdan safça özür diledim.

Güneş mucizevi noktada sancılı doğumunu başlattığı sırada;

Barış için sağduyu diledim, haksızlıklar için duygudaşlık diledim.

Paylaşma hazzının bedenleri uyuşturmasını diledim.

Eşitçe yaşayabilmek için güler yüz ve samimiyet diledim.

Doğa bile kendi eşitliğini böyle güzel kurgulayabilmişken, atalarımızdan bize intikal eden müthiş genlere sahipken bizim bu kendini bilmezliğimizi bir türlü kafamda oturtamadım.

Akıl diledim…

Ekinoks Eşitliği diledim.

Güneş yükseldiğinde görkemli Nemrut’un Nöbetçi Tanrılarının bana gülümsediğini fark ettim…

İyi hissettim…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Tolga Alanyalı 2 Ekim 2022 Pazar 18:33

Eşitlik. Kardeşçesine ötesine hatta. Mücadelemiz sürecektir.

Yorumu oyla      0      0  
N.Altan Arslan 1 Ekim 2022 Cumartesi 10:33

Kalemine sağlık

Yorumu oyla      0      0  
Ayşe Mücella İSBİR 1 Ekim 2022 Cumartesi 09:46

Tarihin ve kadim uygarlıkların zenginliği ile harmanlanmış topraklarımız ve genlerimiz varken! Evrenin bize sunduğu bu sınırsız değişim ve hoşgörüye rağmen bu kadar sığ düşünmemiz ve yaşamamız anlaşılır gibi değil Harika yazınız yine sorgulattı kaleminize sağlık

Yorumu oyla      0      0  
Sadiye Oz 1 Ekim 2022 Cumartesi 09:34

Ahh Aydacim bu dunyayi duygulari kalpte hissedenler kurtarabilir ancak. Senin gibi duyarli olanlar cogaldiginda. ??????

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Seksenin laneti
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
2022’nin kelimesi belli oldu: Gaslighting
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Çeşme Davası’nda önemli bir viraj!
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Yerli ve millî!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Ve ‘Varyant’ 71 yaşında…
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Haziran’da üç(!) seçim…
Nüvit TOKDEMİR
Nüvit TOKDEMİR
Yüzyılın yüz karaları!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Bin yılın fırsatı kaçar mı?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Dilekler başka gerçekler başka!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva