Hanzade ÜNUZ
Dörtlü masa, bakar aşa
13 Mayıs 2022 Cuma

Markette elimdeki poşetlerden biri yere düştü.

Manav reyonunun fırlama çırağı yerdeki poşeti gördü.

Kaşlarını kaldırıp işaret ederek seslendi:

“Abla altın düştü…”

Baktım, kıyma paketi yerdeydi.

Gramla alındığı için haklı tabii delikanlı.

 “Amman” dedim, hemen eğildim aldım.

Poşetin içindeki kıyma, ben ve yüzü sivilceli çırak bakışıp gülüştük.

***

Her markete girişte fiyat etiketlerini hayretler içerisinde okuduğunuzu biliyorum.

Çünkü hepimiz aynı durumdayız.

Son aylarda marketlerde sıklıkla tanık olduğum şey...

Birbirini hiç tanımayan insanların, ki bunlardan biri de benim…

Rafların önünde etiketlere bakarken, aniden kendi kendine söylenmeye başlaması.

Bu konuşmalar ilginç bir stilde, bir tür hipnoz altında gibi…

Gözler raftaki etikete sabitlenmiş halde yapılıyor.

Siz tereyağ etiketine kitlenmiş;

“Yuh, yok artık, pes yani…” gibi sesler çıkardığınız esnada…

Diğer  tarafta peynirlere göz atan bir vatandaş…

Gözleri başka bir etikete sabitlenmiş saydırmaya başlıyor.

Yan yana yükselen homurtular…

Etiket sohbeti bu yeni stilin adı…

Birbirine bakmadan gözler doğrudan etikete kilit halde yapılıyor.

Sonra hem şaşkın hem kızgın, alınabilecek fiyatta ne var acaba diye…

Kimse kimseye bakmadan sırtını dönüp farklı bir reyona yöneliyor.

Trajikomik durum kasada devam ediyor…

Kasadaki kasiyer kız toplam tutarı söylediğinde göz göze geliyorsunuz…

Başını iki yana sallıyor, “Herkes şaşkın” diyor.

Yüzünüzdeki hayreti üzgün üzgün onaylıyor .

Sonra gözleri bulutlanıyor, “Biz de alamıyoruz” diyor.

***

Sebze ve meyve fiyatlarına çok pahalı filan demek yetmiyor bana kalırsa.

Örneğin kayısı çıkmış, kilosu 70 lira.

Barbunyada etiket var 58 lira.

Ben bu fiyatları görünce manav arkadaşlara…

“Pahalı değil, saçma bu fiyat. Çok saçma, almam…” diyorum.

Saçma fiyatlı ürünleri protesto edip almıyorum.

Geçen yaz  örneğin börülceye takmış,  takibe almıştım.

Göztepe – Güzelyalı arası manavları izlemeye koyuldum.

İşin peşine düştüğümde öğrendim ki…

Urla’daki bir üretici semtteki  tüm manavları  bağlamış, börülce ondan soruluyormuş.

Bir tür börülce mafyası gibi olmuş, fiyatı o belirliyormuş.

İnat ettim börülceden almadım, makul bir fiyata inmedi diye.

Geçen yaz börülceyi protesto etmiştim…

Bu sene öyle geliyor ki barbunya ile bozuşacağız.

Dün barbunyanın fiyatını görünce…

Kıl bibere haksızlık yaptığı düşündüm.

Geçen hafta rafta kilosu 50 lira kıl biber gördüğümde gülmüş…

Çok kılsın be bilader demiştim içimden.

Hadi dedim, kıl biber de yemeyiversin vatandaş.

İyi de arkadaşlar…

Domates, salatalık, taze soğan, patlıcan, kabak, ıspanak, dolmalık biber, yeşil biber…

 Hepsi çok pahalı, saçma derecede pahalı.

Mercimek, nohut, fasulye zaten zenginler sınıfına atladı maşallah.

Peynir yemesinler, et yemesinler, süt de içmesinler ama..

Tencerede kaynatacak iki cücük de gerekiyor işte maalesef.

***

Son zamanlarda hep aynı şeyi düşünüp, işin içinden çıkamıyorum.

Aklımdaki soru sabit…

‘Dörtlü Masa’daki insanlar karınlarını nasıl doyuruyor?

Yani dört kişilik  bir aile  evde pişen bir öğün yemek için minimum kaç lira harcıyor?

O cefakar anne pazardan ne alıyor, tencerede ne kaynıyor…

Aile sofrasında dört kişinin tabağına ne konuyor.

Kahvaltıyı geçtik diyelim, her gün iki öğün sıcak  yemek olsa o masada.

Gerçekten havuz problemi gibi anlaşılmaz bir bulmaca.

En ucuz yemeklik ürünlere bakıyorum; soğan, havuç, patates.

Etsiz bile olsa sebzesi, yağı, salçası derken en basit bir tencere yemek en az 50 lirayı buluyor.

Hadi salatasız oturdunuz sofraya…

İki kaşık yoğurt koysan yanına, ekmeğiyle beraber etti mi…

‘Dörtlü Masa’ da bir öğün yemek minimum 100 lira.

Evde sofraya dört kişi oturup kalktınız, iki öğün eder günde 200 lira…

Ayda 6 bin lira sadece sofraya konacak tek çeşit yemek için gerekiyor.

Hangi 6 bin lira, hangi aile, hangi mutfak, hangi tencere?

***

Diyorum ki, ‘Altılı Masa’ Ankara’da toplaşıp duruyor hazır…

Saray’ın sevilen meyvelerinden ejder yemiyorlardır elbette ama...

Bir seferinde masaya altı tabak koysunlar, bir tencere de yemek.

Sonra oturup ‘Dörtlü Masa’nın derdini kaşıklasınlar birlikte.

Bakalım onların tencere kaça pişiyor görelim?

2023’te aşçıbaşı kim olacak…

Önümüze ne yemek koyacak öğrenelim.

Sonuçta, “Dörtlü Masa” pişecek aşa bakıyor…

Tenceresel çözüm arıyor.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Vatandaş 13 Mayıs 2022 Cuma 22:22

Köyler boşaldı,çiftçiler emeğinin karşılığını alamadığı için üretim durduğu için her şey pahalı oldu,üreten yok artık,belediyeler ziraat gibi söylemleri bir hayli çok ama ne ürün ne de mahsülü var göstermelik işler bunlar inandırıcılığı yoktur...

Yorumu oyla      1      0  
Şehirden, ülkeden bihaber olmak 13 Mayıs 2022 Cuma 15:42

Mazot, elektrik fiyatları rekor düzeyde artmışken ulaşıma, suya zam nasıl gelmesin? Resmi rakamlara göre bile enflasyon 70 lere geldi. ÜFE yüzde 100 u geçti. Siz başka bir ülkede mi yaşıyorsunuz? Mazot 8 liradan, 20 liraları geçti; ulaşıma nasıl zam gelmesin? Sihirli bir formül mü var? Elektrik fiyatlarına son 1 yılda gelen zam yüzde 100'un üzerinde. Elektriğe, mazota rekor zam gelirse her şeye zam gelir. Belediyenin yaptığı yurtlar da var. Yakın zamanda Karabağlar'da bir tane daha açılmıştı. Büyükşehir 835 kapasiteli yeni bir yurt projesine de başlayacak. Ayrıca https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/izmir-genclere-kucak-aciyor/45602/156

Yorumu oyla      0      0  
Köylü , Köylü , Üretim , Üretim 13 Mayıs 2022 Cuma 10:47

İzmir BB’si ulaşım ve İZSU ya aylık ÜFE’ye göre zam yapma kararı alıyorsa , üzerine İZSU Temmuz ayında % 15 daha zam yapacaksa ; 2023 ‘de CHP iktidar oldu diyelim; 4’ lü masanın tenceresi nasıl kaynayacak . 18 yıldır İzmir BB’ni CHP yönetmiyor mu ? Diğer şehirlerden farklı , halk için öncü bir hizmeti var mı ? Mesela bugüne kadar bir öğrenci yurt’u yapmış mı ? Öğrenci yurt’u yapmak belediyelerin görevi değil . Peki stad inşası ( Bornova - Tire ) belediyelerin görevi mi ? Hangisi öncelikli olması gerekir ? Hangi hizmet daha fazla fayda sağlar . ?

Yorumu oyla      0      1  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Tunç Soyer’in siyaset dili
Oya DEMİR
Oya DEMİR
Uyumun bütünleşik formülü başlıyor!
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
Kırılma!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Gaflet… Delalet… Hıyanet… Adalet…
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kırkağaç’ın tarihsel ve kültürel birikimi
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Komşuda kadın
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İzmir bir Avrupa şehridir vesselam!
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Ekinoks Kardeşliği
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Krizin nedenleri
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Perşembenin gelişi…
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva