Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
CHP ne yaptı, ne yapmalı?
22 Nisan 2024 Pazartesi

“CHP ne yaptı, ne yapmalı? “ yazım, çok özetle üç aşamada  kaleme alındı.

Birinci aşamada, uzun süre neden birinci parti olamadı sorusuna yanıt arayacağım.

CHP, uzun süre neden birinci parti olamadı?

CHP, en azından daha önceki seçimlerde  birçok algılatma hataları  yaptı.

Birincisi, kimi yerlerde adayların saptanmasında merkez sağdan gelen politikacılara yönelmeydi. Bu durum kimilerinde partinin yeni politika arayışlarına, daha doğrusu sağa  yöneliyor algısını ortaya çıkardı.

İkincisi, CHP’nin dinsel yaklaşımlarla aynı doğrultuda hareket eden bir parti görüntüsü vermesiydi. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Özdeyişi CHP’de sanki unutuldu gibi bir algı yaratıldı.

Üzerinde durulması gereken önemli bir algı ise, CHP’nin büyük kent ile kıyılara ve Trakya’ya sıkıştığı konusuydu. Gerçekten CHP, yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde değil, Orta Anadolu’nun kimi kentlerinde hiçbir varlık gösterememişti.

Bu bağlamda tartışılması gereken stratejik konuların başında, CHP’nin yetişkin nüfusun yüzde 15’ini barındıran Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde kendilerini Kürt olarak tanımlayan kitlelerden oy alamayışı idi.

Bütün bu algılarla oluşan imgelerden ders alan  CHP 31 Mart 2014 birinci parti oldu.

CHP 31 Mart 2014 neden birinci parti oldu?

Kanımca burada iki tespit öne çıkarılabilir;

•             En yoksullar ve yoksullaşma sürecine giren orta tabakanın bir kesimi, bir başka deyişle var olan ekmeğini bile kaybetme korkusuna giren yoksullara  daha iyi  bir yaşam için güven ve umut vermeğe çalıştı. Bir başka deyişle, yerel seçimlerde  elde edilen sonucu, yoksullaşmayla ortaya çıkan ekonomik çöküşü karşı bir seçenek  oluşturulabileceği  yaklaşıma bağlamak olası gözüküyor

•             Ancak toplumsal olayları elbette tek bir etmenle açıklama olanağı yok. Bu kapsamda ekonomi ile birlikte diğer etmenler, örneğin  kutuplaşmaya karşı çıkılarak bir Türkiye ittifakı  yaratılması gibi  üst yapı etmenlerde sonucu şekillendirmiş bulunmakta.

Bu bağlamda, CHP öncelikle en yoksullar ve yoksullaşma sürecine giren orta tabakanın bir kesimine hitap edecek bir ekonomi politika geliştirdi ve bunları kitlelere anlatmaya çalıştı.

Aslında CHP,bir ölçüde otuz yıl önce kitleler için bir düzen değişikliği programı ile birlikte güven ve umut veren bir  yaklaşımı örnek alarak kadrosuyla birinci parti oldu.

CHP,Nasıl Bir Parti Olmalı?

Öncelikle parti programında ekonomi-politik yaklaşımların açık bir şekilde tanımlanması gerekiyor. Bir örnek verelim. Programda özelleştirmelere bakış açısından bir belirsizlik var. Bir başka  deyişle, ekonomik politikanın özü, sol sosyal demokrat olmak zorunda.

Salt bölüşümün sol olması yetmez. Üretimin de sol olması gerekir. En azından, toplumsal katmanları tekelci sermaye karşı koruyacak ekonomik araçların kamuca kurulması gerekiyor. Söz gelişi, tarımda AVM’ler ile bütünleşen tekelci sermayeye karşı çiftçiler nasıl korunacak konusuna bir seçenek olmalıdır.

Bu neden önemlidir? Çünkü AKP dahil, muhalefet partilerinin neredeyse tümü  özünde ekonomi-politik açıdan dışa bağımlı merkez sağ bir partilerdir.    CHP merkez sağın ekonomi politikasından farklı bir politika izlediğini kanıtlamak zorundadır.

Ne Yapmalı?

•             Bir program kurultayı toplanmalıdır. Program kurultayı, emeğiyle geçinen bütün sosyal katmanların görüşlerini tartışacak bir platform olarak ele alınmalıdır.Burada,işçi,memur,esnaf  ve çiftçi kesiminin örgütlü temsilcileri,ulusal sermayenin örgütleri gibi emekten ve bağımsızlıktan yana olan her kesim olmalıdır. Çağdaş sol partilerde  yapılan budur.Program kurultayının özü, yoksullaştırılmış  toplumsal katmanlar için nasıl bir eşitlikçi bir düzen kurulabilir olmalıdır.

•             Program kurultayı ile yerel seçim sonuçları, doğru-dürüst ve olabildiğince yansız tartışılmalıdır. Başta Genel Başkan olmak üzere, partinin yönetici kesiminde yer alan herkes iç eleştiriye fırsat veren bir özgüven içinde olmalıdır.

•             CHP,sendikalarla,esnaf ve başta yoksul köylülerin ekonomik örgütlenmesinde önemli araçlar olan tarımsal amaçlı kooperatifler olmak üzere  tarım  örgütleriyle, demokratik kitle örgütleri,gençler ve kadınlar ile bağlarını sıklaştırmalıdır. Bir başka deyişle anılan sınıf ve sosyal katmanlar, salt oy alınacak katmanlar değil,partinin omurgası durumunda olmalıdırlar. Bu bağlamda onların parti örgütlerinde görev alması için gerekli tavır gösterilmelidir.

•             Bir sosyal katman olmasalar bile gençler ile ilişkiler ideolojik temelli kurulmalıdır. Genç kesimlerin partilere yönelimlerinin ağırlıklı olarak daha iyi bir düzen içeren bir ideolojik programa yönelik oldukları unutulmamalıdır. Gezi olayları  genç kuşaktaki bilinçlenme ve sorumluluk alma eğiliminin yükseldiğini göstermiştir. Ancak yeni ve genç seçmen kitlesi, CHP’den daha ilkeli ve içerikli sol bir parti olmasını istemektedir.

Özetin özeti:

CHP,sol bir parti olarak kitleleri  dönüştürülebilecek bir programa sahip olduğunu kanıtlamalıdır. Bir başka deyişle sosyal olaylara bir devrimci gözüyle bakılmalıdır.Çünkü sosyoloji denilen bilim bize,çaresizliğe karşı  seçenek yaratıldığı zaman  kitlelerin değişim içinde olabileceğini de   gösteriyor.

Bu bağlamda,”Solun oyları yüzde 30,sağın oyları da yüzde 70.Bu kemikleşmiştir.” söyleminin değişmesi gerekiyor.Bu yaklaşımın sahiplenmesi  edilgenliğin ötesinde,tutuculuk ve teslimiyetçiliktir.

CHP’nin  öncelikli hedef kitlesi, kentli ve köylü yoksullar olmalıdır.Bu kitlelere yönelik üretim ve bölüşüm politikaları elbette,kimilerinin Yeni Orta Sınıflar dediği kitlelerin oylarının dışlanması anlamına gelmez.Aslında onlara Beyaz Yakalılar demek daha doğrudur,sonuçta onlar da emeğini pazarlayan eğitimli emekçilerdir.Bu anlamda işçi sınıfının ta kendisidirler.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Çok mu çok oluyor bu Çeşme?
Dr. Hakan Tartan
Dr. Hakan Tartan
Can dostlar tartışması!
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Beyaz tren...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
'Memleket' küçülüyor!
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Afyon üstünden Akşehir’e... (Gezi notları)
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Çıkışlar kapalı
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
19 Mayıs 'yorulmadan' ilerleme günüdür
Çağdaş ÖZGÜN
Çağdaş ÖZGÜN
Çocuklukta yaşamsal sorunlar üzerine
Ümit YALDIZ
Ümit YALDIZ
Değişimin ayak sesleri!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
19 Mayıs'tan Lozan'a...
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva