Muhittin AKBEL
Biraz fazla mı normalleştik?
8 Haziran 2021 Salı

Koronayla mücadelede çok önemli mesafeler kat ettiğimizi düşünüyorum.

Tam kapanma sürecinde aşılama artacağına düşse de...

Yeterince aşı olamasak da...

Rakamlar, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

***

Örnekler verelim.

Günlük pozitif vaka sayısı 6 Haziran'da 5 bin 386 idi.

7 Haziran'da 5 bin 647...

Türkiye, korona tablosunda 5 bin 600'lü vaka sayısını en son 25 Ocak'ta görmüş.

Bu süreçte  60 bin vakayı gördüğümüzü hatırlatırım.

Vefat sayıları bir ara 400'e vurmak üzereydi.

Şu günlerde iki haneli rakamlara geriledi şükürler olsun.

7 Haziran'da koronadan yaşamını yitiren vatandaşlarımızın sayısı, 91...

Şu ana kadar yitirdiğimiz canların sayısı 47 bin 976...

***

Her şey bir yana, rakamlar giderek aşağıya çekiliyor.

Hastanelerin yoğun bakımlarındaki yoğunluk neredeyse sıfıra yakın.

Bazı illerde yüz binde 800'lü vaka oranları görülürken, bugün bu rakamlar yüz binde 100'ün altına geriledi.

İzmir de 10-16 Nisan aralığında yüz binde 351.97'yi gördü.

Son haftada bu oran yüz binde 47.74'e geriledi.

Tüm bu olumlu gelişmeler, yüreklere serpiyor.

Koronodan kurtulma umutlarımızı yeşertiyor.

***

Bir de madalyonun öbür tarafına bakalım.

Lokantalar, restoranlar, pazar günü dışında her gün saat 07.00-21.00 saatleri arasında müşteri kabul edebiliyor.

Esnaf mutlu, müşteri mutlu!

Kahvehaneler, sinemalar açıldı, yüzde 50 kapasiteyle buralarda hizmet verilebiliyor.

Her ne kadar 65 yaş üstü vatandaşlarımız toplu taşıma araçlarından yararlanamasa da sokağa çıkabiliyor.

Marketler, çay ocakları, kafeler, sıkıntıdan patlamış insanlarımızın akın akın gittiği yerler haline geldi.

Tatil beldeleri, henüz okullar kapanmadığı halde önemli sayılabilecek bir doluluğa ulaştı.

Plajlarda şenlik başladı.

Toplu taşıma araçlarında yüzde 50 kuralının uygulanmadığını özellikle belirtmek isterim.

Ne otobüste, ne metroda, ne İZBAN'da var böyle bir uygulama...

İzmir Körfezi'nde hizmet veren gemilerde bazı hatlarda yolcu sayısının az olmasından kaynaklı, zorunlu sosyal mesafe var, o kadar.

İZBAN'ı kullanan dostlarım hep anlatırlardı da bana biraz abartılı gelirdi.

Belli saatlerde İZBAN trenlerinin tıklım olduğunu, nefes alamadıklarını söylerdi dostlar.

Bu sabah, bizzat kendi gözlerimle gördüm İZBAN'daki o yoğunluğu...

"Aman Tanrım" dedim, "Bu ne kalabalık!"

İZBAN'da yolculuğum 15 dakika anca sürdü ama insanlarla sırt sırta olmak, onların nefeslerini ensemde hissetmek, beni fazlasıyla endişelendirdi.

***

1 Haziran normalleşme kararından sonra...

Sokaklarda insanlar, eskiden olduğu gibi omuz atarak ilerleyebiliyor.

O kadar kalabalık!

Maskeyi şimdiden çıkarıp atanlar var.

Neden?

Yönetenlerin anlattığı başarı öyküleri, insanların rehavete kapılmasına yol açıyor da ondan!

Kordonboyu'nda eskiye dönüş, çok hızlı oldu.

Millet, kendini İzmir'in bu güzel mekanına attı.

Kordon İşadamları Derneği Başkanı Ömür Şanlı, Kordon'un yeşil çimenlerinin üzerinde yaşanan cümbüşü anlatırken sinirleniyor:

"Her gece eğlence adı altında her türlü çirkinliğe tanıklık ediyoruz.

Sosyal mesafe hak getire!

Yakında mangal da yakarlarsa hiç şaşırmam.

Geçtiğimiz günlerde bir de bıçaklama olayı oldu çimenlerin üzerinde.

Kordon'un yeşilliklerinde bunlar olurken, karşısındaki işletmelerimizde yüzde 50 kapasite şartıyla oturttuğumuz müşterilerin keyfi kaçıyor."

***

Sadece Kordonboyu'nda değil, İzmir'in dört bir köşesinde benzer manzaralar var.

Bahçeli lokantalar, geçtiğimiz hafta sonu full çekti.

Güzelbahçe Balık Hali'nde izdiham yaşandı.

Oradaki balıkçılar, işsiz geçirilen haftaların, ayların acısını çıkardı.

Öğretmenlerimizin tamamı aşılanmadan okullar açıldı.

***

Tüm bunları alt alta yazdığımızda...

"Henüz bitmeyen bir  korona tehlikesini acaba körüklüyor muyuz?" diye sorgulamak zorundayız.

Önce yarım, sonra tam kapanma...

Finalde bir açılma, pir açılma!

Biraz fazla mı normalleştik, ne!

Daha önceki süreçlerde benzer şeyler yaşamıştık.

Ne yazık ki korona belasının hortlamasına izin vermiştik.

Umarım korktuğumuz yine başımıza gelmez.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Kitlesel cinnetin eşiğinde
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Giraud’un domuzu
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Doğduğumuz yerde doysak!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Zor günlere kalmak
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Şekerin tadı, kota ve özelleştirme ile nasıl kaçtı?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Gündüz denetleme, geceleri kirletme!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Babayı kim oynar?
Kemal ARI
Kemal ARI
Atatürk’ü yeterince tanıyor muyuz?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Futbol ırkçılık, vandalizm ve lümpenlik değildir
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Kızı ve gelini
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva