İhsan Özbelge ÖZDURAN
‘Antep savunmasında sen neredeydin?’
22 Haziran 2024 Cumartesi

Yazı başlığı yaptığım bu deyimi…

Kökleri Gaziantep’e dayanan eski bir dostumdan duyup da manasını merak edip sorduğumda…

Herhangi bir konuda haddini aşanlara, hak etmediği taleplerde bulunanlara…

Sonradan gelip de, emek vermediği bir konuda söz sahibi olmak için esip gürleyenlere söylenen…

Sitem ve kinaye içeren bir deyim olduğunu anlardım.

***

Bu sözün ana fikrinden yola çıkarak…

Bu kadim şehrin düşman işgalinden kurtuluş tarihine şöyle bir baktığımızda

İngiliz ve Fransız işgali altında geçen iki yıl boyunca…

Vatan ve bayrak aşkıyla…

Kadın, erkek, genç yaşlı, kurtuluş mücadelesi veren sivil halkın kendi kendisini aç/susuz savunarak…

Ve 6000 Antepli’nin şehadetiyle yazılan kurtuluş destanıyla 18 Şubat 1920 tarihinde…

Fransız birliklerine karşı kurtuluşunu ilan etmesinin ardından Gazi ünvanına layık görülen…

Ve bu mücadelesinden seksen yedi yıl sonra TBMM’de çıkarılan bir kanunla istiklal madalyası ile onurlandırılan…

Ülkenin sanayi ve ticari hayatında önemli bir yer tutan…

Fırat nehrinin beslediği bereketli toprakları ile tarıma dayalı sanayinin başkenti olan…

Tarihi ve zengin kültürü ile Anadolu’nun gözbebeği kadim şehir Gaziantep...

Kurtuluşundan 104 yıl sonra gazilik ünvanına ve istiklal madalyasına yine bir direniş hareketi ile halel getirmemeye çalışıyordu.

***

2011 Nisan ayında bu güne dek, hükümet tarafından uygulanan açık kapı politikası ile geçici koruma rejimi adı altında…

Düzensiz ve kontrolsüz bir şekilde şehre gelen ve gittikçe artan Suriyeli mülteci işgali altında geçen on üç yıl içinde

Suriyeli mülteciler; sosyal hayatta kendi dillerinden, kültür ve alışkanlıklarından taviz vermeden yaşarken…

Tüm ülkenin ağzını tatlandıran gurme şehir Gaziantep’in de günden güne ağzının tadı kaçar olmuştu.

***

Marka şehir ünvanına sahip Gaziantep’in yerli halkı, hayatın her alanında yaşadıkları  sıkıntıyı ve çözüm önerilerini kamuoyuna duyurmak üzere…

41 STK temsilcisi meslek odaları, vakıf ve derneklerin imzası ile yayınladıkları bir ortak bildiri ile…

Kurtuluş yıllarında şehirlerini savundukları gibi yine tek ses olmuş vaziyette…

Suriyeli işgaline karşı, tüm güçleri ile memleketlerini savunma konusunda feryat ediyorlardı.

***

Söz konusu bildiride altı çizilen, sosyal ve demografik yapı açısından endişe duyulan hususların bazı satırbaşları ise yaklaşığı ile şöyleydi.

* Sığınmacıların istihdamı şartı ile işletmelere verilen hibe, kredi ve desteklerden, Dünya Bankası kredilerinden…

* Türkiye’de 1.726.044  kayıtlı Suriyeli çocuğun %67’sine sunulan eğitim hizmetindeki harcamalardan…

* Türk öğrencilerimiz yıllar süren hazırlık sonunda YÖS sınavı ile fakültelere girerken, Suriyeli öğrencilerin sınavsız bir şekilde fakültelere girebildiğinden…

* Gaziantep’teki üniversitelerde 2 bin’den fazla Suriyeli öğrencinin eğitim aldığından…

* Hukuk  Fakültesini bitirip avukat olmuş, T.C. vatandaşı olmuş, Baro’ya kabul edilmiş, avukatlık ofisi açmış ama Türkçe bilmeyen Suriyeli avukatlardan…

* Kayıt dışı faaliyet gösteren çok sayıda Suriyeli işletmenin, küçük esnaf ve atölyenin vergi vermemesinden…

* Suriyeliler’in yaygınlaştığı işlerde toplu hareket etme, kendi isteklerini dayatma gibi durumlarla karşılaşıldığından

* Sığınmacı sayısının yüksek olduğu diğer ülkelerde; kuralların, kanunların çok net ve istisnasız  uygulanıyor olması nedeniyle bu gibi sorunların yaşanmadığından…

* Suriyelilerin kültürel ve sosyal alışkanlıkları ile ,kadim Antep kültürünün olumsuz şekilde etkilenmesinden…

* Suriyeli sayısının bu denli yüksek olması ile kamu harcamalarının da artmış olmasından…

Ve milli servetimizden önemli bir pay almış olduklarından…

* Suriyeli sığınmacılar, T.C yurttaşlarının sağlıkla ilgili yükümlü olduğu muayene ücretini ve ilaç katılım payı ücretini ödemediğinden…

* Bu durumda Suriyeliler’in sağlık sistemini sık kullanması ile Gaziantep sağlık sistemine ayrılan bütçenin büyük bir kısmının Suriyeliler’e harcanmış olduğundan… 

* Suriye’de Suriyeliler’in doğum oranı 2,7 iken, Türkiye’deki Suriyelilerin 5,3 seviyesindeki doğum oranı ile önümüzdeki 20 yıl içinde Gaziantep’in nüfusunun %50’sinin  Suriyeli olacağı öngörüldüğünden…

* Bu sebeple, ülke ve özellikle Gaziantep için en önemli sorunun demografik yapının bozulması olacağından…

* Geçici koruma altındaki Suriyelilerin suça karışma oranları ile artan asayiş sorunlarından.

* Suriyeli sığınmacılarla birlikte şehirdeki nüfusun artması ile, enerji kaynakları ve alt yapıda yaşanan sıkıntılardan…

* Suriyeli sığınmacıların neden oldukları maliyet artışları ile gıda ve barınma sorunundan ve de iş imkanlarının azalmasından…

* Suriyelilere birçok konuda yapılan pozitif ayrımcılıkla , geçici koruma  altındakilerin akrabalarını da buraya çağırmaya teşvik etmesinden

Ve bildiride yer alan daha pek çok sorundan esefle söz ederlerken…

Çözüm önerilerini de yaklaşığı ile şöyle sunuyorlardı…

***

* Türkiye’nin acilen mevcut politikasından vazgeçerek ülkemiz gerçeklerini ve halkımızın yararlarını gözetecek politikalar üretmesini.…

* Sığınmacılarla ilgili imzalanan uluslararası anlaşmaların gözden geçirilmesini …

* Sığınmacıların geri dönüşünü sağlayacak müzakerelere ivedilikle başlanılmasını…

* Ülkemizde geçici koruma altındaki sığınmacılara destek olan uluslararası yardım kuruluşlarının ülkemizi terk etmesini…

* Ve, mevcut konumlarını Suriye’de yapılandırarak, sığınmacıların kendi topraklarında yaşamalarını sağlayacak çalışmalar yapmasını…

* Suriyelilere verilen desteklerin ölçülü ve kontrollü hale getirilmesini…

* Suriyelilerin ülkemizde kalmasını özendirici şartların ortadan kaldırılmasını…

* Kanunlarımız çerçevesinde Suriyeli küçük kızların evliliğine engel olunmasını…

* Yapılan desteklerle rahat bir yaşama ortamı bulan Suriyelilerin çok çocuk yaparak nüfuslarının dengesiz bir şekilde artışını önleyecek çalışmaların yapılmasını…

* Kayıtsız olarak çalışan Suriyeli işyerlerinin denetimlerle kayıt altına alınmasını ya da kapatılmasını…

* Suriyelilere ait iş yerlerinin kanunlarımız ve piyasa şartları çerçevesinde denetlenerek disipline  edilmesini…

Vb… Pek çok öneriyi…

Yazılı bir şekilde deklare eden ve bu süreçte her türlü katkıya hazır olduklarını belirten 41 sivil toplum kuruluşu…

Büyük bir nezaket dili ile; asırlardır komşu olduğumuz Suriyelilerin kendi vatanlarında huzur içinde yaşamalarını temenni ederek

“Atalarımızın  kanlarını dökerek, canlarını vererek bizlere teslim ettikleri cennet vatanımızı her yönüyle korumak için her türlü fedakarlığı yapacağız“ şeklindeki sözleriyle…

Bu konudaki farkındalıklarını kamuoyuna duyuruyorlardı.

***

Özetleyerek ve alıntı yaparak ana hatlarıyla köşeme taşımaya çalıştığım ve çok önemli bulduğum bu bildirinin her satırında…

“Antep direnişinde sen neredeydin ?“ deyişinin içindeki o ince serzenişi daha bir iyi hissettim.

***

Ve… Atamızın Gaziantep ziyaretleri sırasında…

Bu kadim şehrin gösterdiği kahramanlığı takdire şayan bularak…

“Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar Antep’i kurtardıkları gibi Türkiye’yi de kurtardılar.“ sözleri ile onurlandıran…

Ve Antepliler’in hemşehrilik teklifini kabul buyurarak, nüfus kaydı Antep merkez olan…

Gazi M. Kemâl Atatürk’ü rahmet ve minnetle andım.

Kuvayi Milliye ruhu ile o ünlü Antep savunmasında olduğu gibi…

Vatan bayrak aşkı ile; Gaziantep STK’larının deklare ettiği bu duruşun ülke sathına yayılmasını…

Ve de… Ülkem topraklarına yapılan bu sessiz işgalin ve yarattığı tahribatın bir an önce son bulmasını diledim.

 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 9 yorum var, 9 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Berrin Yağcı 23 Haziran 2024 Pazar 23:25

Son derece haklı isyan Gaziantep, Adana,Kilis, Hatay ... İnsanların sabırlarını zorluyorlar. Sığınmacı adı altında milyonlarca ne idüğü belirsiz insanları yurdun dört bir yanına dağıttılar. T.C. vatandaşına tanımadıkları ayrıcalıkları verdiler. Demografik yapı ancak böyle değiştirilebilirdi, ancak böyle ortadoğululaştırılabilirdi. Allah bu ülkenin sonunu hayreylesin

Yorumu oyla      0      0  
Melek Turgat Özbelge 23 Haziran 2024 Pazar 17:35

Vatanımızın bu işgalçilerden bir an önce kurtulması içşn yapılması gereken ne varsa el birliği ile yapacağımızı ümit ediyorum..

Yorumu oyla      0      0  
Betül Yıldırım 23 Haziran 2024 Pazar 17:01

Yüreğinize kaleminize sağlık İhsan hanım.İngiliz ve Fransız işgalindeki Anteplilerin verdiği mücadeleyi bir başka türlü olarak şimdi torunları veriyor.Antep şehrinin Stklarını kutlamak lazım. Onların yarattığı farkındalık bütün şehirlere örnek olsun . Buna geçiçi koruma altındaki sığınmacı olmak değil,düpedüz yerleşmek denir. Eskilerin deyimi ile merhametten maraz hasıl olmuş .

Yorumu oyla      0      0  
Melda Arıbal Öztan 23 Haziran 2024 Pazar 12:59

Ne yazık ki gün geçtikçe, kadim sehirlerimiz tum değer ve özellikleriyle değişimini görmek bizi çok üzerek elimizin kolumuzun bağlı olması...uzun yıllaradır sınırların rahatlığı ile göçlerin artması kaygı ve üzüntülerimizi katlamakta.Bu şehirler biride Antakya...gün geçtikçe bazı şehirlerin Demegrafik degişimi kalbimizi cok acıtmakta üzüntüm sonsuz, devası yok.Emekleriniz için sonsuz teşekkürler İhsan Hanımcığım, iyiki varsınız.

Yorumu oyla      0      0  
Nezahat Talay 22 Haziran 2024 Cumartesi 18:06

Bu kötü günlerin bir an önce sona ermesini ve güzel günlere kavuşmayı yürekten diliyorum. Her zamanki gibi yüreğine kalemine sağlık İhsancım??

Yorumu oyla      0      0  
Sezin Atay 22 Haziran 2024 Cumartesi 14:19

Elinize kaleminize sağlık İhsan hanım

Yorumu oyla      0      0  
İpek özçelik 22 Haziran 2024 Cumartesi 13:06

Arkadaşım Antepliler ülkemizin kanayan yarasının çok güzel parmak basıp önerge sunmuşlar inşallah dikkatte alınırda gittikçe çoğalan bu istiladan kurtuluruz teşekkürler

Yorumu oyla      0      0  
Zehra Özbek 22 Haziran 2024 Cumartesi 09:15

Son satırına kadar gönülden destekliyorum

Yorumu oyla      0      0  
Enver Olgunsoy 22 Haziran 2024 Cumartesi 08:36

Siyasi partilerin bazilarindan sonra göcmenler konusunda ilk kez bu denli güçlü bir ses verdi Türkiye..Sorunun göbeginde ve en yakici problemleri yaşayan Gaziantep ten büyuk bir bolum STK feryad ediyordu...Yeter artik diyordu yeter...Bu feryadi egemen güçler sönümlendirmeden tüm Turkiye cok daha güçlü bir şekilde haykirmalidir...Bazı romantiklerin insan haklari,ayrimcilik yapilmamali vs.gibi sacmalikları dikkate alinmadan batınin taseronluguna Turkiye bir son vermeli ve bu kişileri sınırdışı etmeli istedikleri ülkelere gitmeleri icin yol vermelidir...Entegrasyonu o ülkeler yapiversin rahat yataklarindan kalksin bu sorunun para ile halledilemeyecegini ögreniversinler..Türkiye ne kadar isterse istesin dünyada giderek artan göç dalgasina karşı depo ülke olmayı basaramaz..Bu yoldan ama yakinken acilen vazgecmelidir.

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Çocuklara verdiğimiz mesajlar
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Tunç Soyer’in 100 gün değerlendirmesi
Ender ALDANMAZ
Ender ALDANMAZ
Bir Kent Lokantası gözlemi
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Yarınlarda cumhurbaşkanı kim olur muhabbeti!
Dr. Hakan TARTAN
Dr. Hakan TARTAN
Hem soru–yorum... Hem yazı–yorum...
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Turizm kirliliği zirvede!
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Bugün 15 Temmuz…
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Işık söndürme eylemi neden başarısız oldu?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bir acılı gün ve Enver Dündar Başar
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Küresel iklim değişikliği ve tarım
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva