Nedim ATİLLA
İzmir’in eski sokaklarında gezmek
20 Aralık 2017 Çarşamba

İzmir, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun en işlek beş limanından biriydi.  1838’de imzalanan Baltalimanı Antlaşması’ndan sonra önemi daha da artmış bir ihracat/ithalat limanı haline gelmişti. Ancak Osmanlı Devleti gerekli sermaye birikimini istediği oranda sağlayamamış teknolojik alanda da ilerleyememişti. Çünkü birçok sebeple Rönesans’ı yakalayamayan Osmanlı, Sanayi Devrimi’ni de es geçmişti. Bunun sonucu olarak da, demiryollarının emperyalist güçler tarafından Osmanlı topraklarına getirilmesi kaçınılmazdı.

Ulaşım sistemlerinde görülen büyük aksaklıklar, kaynaklar yönünden zengin ve jeopolitik açıdan ticarete çok uygun olan bölgede, ticaret ve tarımın gelişmesini engelliyordu.  Bunu gören İzmir’deki yabancı tüccarlar Batı Anadolu’nun demiryolu ile İzmir’e bağlanması için çalışmaya başladılar. Çoğu İngiliz vatandaşı olan bu tüccarlar bölgede ticaretin artması ve bu sayede kendi kârlarının da çoğalacağını biliyorlardı. Ancak pahalı ve büyük bir sermayeyi gerektiren böyle bir girişimin, yani demiryolu inşasının, durumu gittikçe kötüleşen Osmanlı Maliyesi tarafından karşılanması oldukça zor görünüyordu. Kendi güçleri de bu işe yetmeyeceği için, İzmir’deki İngiliz tüccarlar, demiryolu yapımı için İngiliz sermayesine başvurmayı düşündüler.

İngiltere’nin dış ticaretine yaptığı hizmetlerden dolayı Kraliçe tarafından “Sir” unvanı ile ödüllendirilen ve Levant Company’nin dağılmasından sonra Anadolu’da açtığı 48 şube ile adeta bir krallık kuran James Whithall, demiryolu yapımı hakkında, İzmir’e gelen gezgin ve “Journal Kept in Turkey and Greece” adlı kitabın  yazarı N. W. Senior’a şöyle demişti:

“İlk adım demiryollarını yapmak olmalı. Bu demiryolları İngilizler tarafından yapılacak, İngilizler tarafından işletilecek ve İngilizler’in malı olacak. Çok kârlı olacaklar ve şimdiye dek tarıma açılmamış bölgeleri çok verimli yapacaklar. Demiryolu şirketleri küçük bağımsız cumhuriyetler olacaklar”

İzmir-Aydın Temdidi Demiryolu hattı, Anadolu’da ve bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarında gerçekleştirilmiş ilk demiryolu hattıdır. Bu hat, o zamana kadar Osmanlı’nın görmediği ölçüde büyük bir yatırımı ve çağının da en modern teknolojisini temsil ediyordu. İzmir’i Batı Anadolu’ya bağlamakla kalmadı, ihraç edilen tarımsal ürünlerin değerini ve üretimini de artırdı. Böylece Osmanlı toprakları içindeki Batı Anadolu’da kapitalizmin yeşermesine de sebep oldu.  Yolun yapımını gerçekleştiren İngilizler bu yol ile çok övündüler.

***

Bu satırları “İzmir Demiryolları” adlı kitabımdan aldım. Bu satırlara dönmemin nedeni ise EBSO’da açılan Gezdim İzmir’in Sokaklarını- 1895-1910 başlıklı sergi. Değerli kardeşim Ercüment Tahtakıran’ın sergisini resmi açılışından bir iki saat önce gezdim ve İzmir’in eski haline sevgiyle baktım.

Demiryollarına dönmem ise sergi kataloğunun kapağındaki İzmir’in İlk Saat Kulesi oldu. Konak Saat Kulesi’nden 30 sene önce inşa edilen bu kule kentimiz için çok önemli bir bellek parçası…

Ercüment Tahtakıran’ın İngiltere 2017 Spring Stampex Milli Pul Sergisi’nde Large Verneil ödülüne layık görülen Gezdim İzmir’in Sokaklarını 1895- 1910 Sergisi Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda İzmirlilerle buluşmasına fırsat veren herkese teşekkür borcumuz var. EBSO ile İzmir Kültür ve Tarih Araştırmaları Derneği İşbirliği’nde gerçekleşen ve 200 civarında orijinal eserin yer aldığı Gezdim İzmir’in Sokaklarını 1895-1910 Sergisi, 3 Ocak 2018’e kadar açık kalacak.

Ercüment Tahtakıran’ın bu sergisini gezmenizi ısrarla öneriyorum

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Oğuz Özer 20 Aralık 2017 Çarşamba 13:03

Değerli Üstadım, Yazılarınızı büyük bir keyifle okuyorum. Dün serginin açılışında bulundum ve dediğiniz gibi şehrimizi, geçmişimizi bilmek adına bu büyük emek verilmiş serginin gezilmesini bende ısrarla tavsiye ediyorum. Müthiş bir kolleksiyon müthiş.

Yorumu oyla      13      5  
muhalif 20 Aralık 2017 Çarşamba 12:37

Osmanlının yakalayamadığı sanayi devrimini izmir bir ölçüde yakalamıştı, izmir vilayet bile değildi, önce Saruhanlı(manisa)ya bağlı, daha sonrada Aydına bağlıydı. yani Osmanlı kıyıda değil, daha içerilerdeydi. kıyılar yani izmir dönemin "serbest şehri" ydi. ve yabancılara verilen imtiyazlarla havagazı, elektrik santrallarını, aydın ve kasaba demiryollarını,buca ve Bornova tren istasyonları ve Fransız gümrüğü ile limanını da yaparak, bir ticaret ve sanayi kenti haline gelmişti.ŞİMDİ GÜNÜMZDEDE TURİZM SANAYİ VE TİCARET İÇİN İZMİRİN TEKRAR BİR "SERBEST ŞEHİR" Mİ OLMASI GEREKİYOR??

Yorumu oyla      15      5  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
İhsan Özbelge ÖZDURAN
İhsan Özbelge ÖZDURAN
'İzmirlilik nedir?'
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
Türkçem benim
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
10 Yönetmen Ve Türk Sineması
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
'Atatürk' adını kim yakıştırdı?
Oytun NALBANTOĞLU
Oytun NALBANTOĞLU
Göztepe büyüledi!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Taşlar yerinden oynuyor
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Üç koltuk, iki makam...
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Eğitim ve yeni müfredat
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Fırtınam, felaketim, hasretim...
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva