Ekonomi

Yaz tatilinde “IBAN” tuzağı: Dolandırıcıların yeni yazlık kiralama sistemine dikkat!

Yaz sezonunun açılmasıyla villa, günlük ev ve yazlık kiralamalarında online platformlar üzerinden yapılan dolandırıcılık vakalarında artış yaşanıyor. Dolandırıcılar popüler kiralama sitelerini birebir kopyalayarak ya da sahte ilanlar açarak vatandaşları binlerce liralık zarara uğratıyor.

Abone Ol

Sabah'tan Betül Alakent'in haberine göre sistem, sahte ilanlara yüksek puanlar ve sahte olumlu yorumlar eklenerek güven oluşturulmasıyla başlıyor. Mülk sahibi gibi davranan dolandırıcılar, platformların yüzde 20-30 oranında yüksek komisyon kestiğini öne sürerek tüketicilere platform dışından ödeme yapmaları halinde indirim vadediyor. Vatandaşları güvenli sistemin dışına çıkararak kişisel IBAN hesaplarına para transferi yaptıran şahıslar, ücreti aldıktan sonra ilanları kapatıp kayıplara karışıyor.

"Komisyondan kaçarken tüm paranızdan olmayın"
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Başkanı Hakan Akdoğan, kiralayan tarafından mülk sahibinin tanınmadığı ya da yerin fiziki olarak görülmediği durumlarda kesinlikle IBAN ile ödeme yapılmaması gerektiğinin altını çizdi. Akdoğan, "Arada bir emlakçı yoksa ödemenin mutlaka platform üzerinden yapılması gerekiyor. Çünkü bu platformlardaki komisyon ücretinden kaçarken ya da yüzde 10-20 indirim alacağım derken vatandaş tüm parasından olabiliyor" uyarısında bulundu.

Dolandırılanlar ne yapmalı?
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Avukat İbrahim Güllü'yse dolandırıcılardan korunmak için en etkili yönteminin rezervasyon ve ödemeleri sadece resmi uygulama veya web siteleri üzerinden, iade imkânı tanıyan kredi kartlarıyla yapmak olduğunu belirtti.

Güllü, dolandırılma durumunda vakit kaybetmeden ödemenin yapıldığı bankanın aranması ve savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söyledi. Eğer dolandırılan para miktarı 186 bin TL'nin altındaysa doğrudan Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurulabileceğini belirten Güllü, 186 bin TL ve üzerindeki zararlar içinse önce arabuluculuk sürecine gidilmesi, ardından Tüketici Mahkemesi'ne dava açılması gerektiğini dile getirdi.