İnsan yaşamının dönüm noktaları olur. Bunlardan kimileri iyiyi, yani yaşamın gelişmesindeki olumlu noktaları işaret eder. Kimilerinde kader çizgisi kişiyi olumsuzluklarla buluşturur. İyiyi ya da kötüyü bir kader olarak niteliyorsanız ne ala; ama savaşıyor ve o güçle kazanım için uğraş veriyorsanız umutlar çoğalıyor.
Bir gün geliyor ki, “Evet kazanacağım” diyebiliyorsunuz. Çünki umutlar kaf dağının ardında değil, beslediğiniz, çoğalttığınız yürek savaşındadır.
Kazancın en önemli dönüm noktası savaş olduğunu, özellikle de gençlik yıllarında sporla özdeşleştirdiğinizde, birikimleriniz daha bir çoğalıyor. Benliğinizi buluyor, kimliğinizle daha bir öne çıkıyorsunuz. Sporculukta bu kimlik yerini bambaşka buluyor. Her türlü sorunun üstesinden gelme yetiniz artıyor. Bakışınız, görüşünüz, paylaşımlarınız farklılaşıyor.
Sözü Aydın Hepanıl'a getirmeye çalışıyorum... Yüzü güleç, yüreğinde büyük acıların sızısıyla yıllarını geçirmiş, her şeye karşın yaşama tutunmuş; önce en yakın dostunu, ardından yaşam arkadaşını yitirip yine de var olma çabasını yitirmemiş, hep futbolun içinde kalmış Hepanıl sessizce veda etti bizlere...
"Futbolun içinde böyle yaşamlar da var. Gününe göre acımasız ve sessizce yaşanıyor" dedirterek gitti Hepanıl!
X
Ankara doğumlu olan Aydın Hepanıl, babasının subay olması nedeniyle çok kent değiştirmiş bir ailenin çocuğu olarak 5 yaşında İzmir'e gelmiş. Futbola da ortaokul öğrencisiyken şimdiki adı Özyeşiltepe olan ve kendilerinin kurduğu kulüpte başlamış.1966 yılında Altınordu altyapısına geçmiş; 1968'de İzmirspor'dan profesyonel teklif almış. 17 bin 500 liralık teklifi de olumlu bulmuş. Temmuz transferinden yararlanarak aktarma yapılmak istense de kulüp 7 bin 500 liralık peşinatı bulamamış. Bu arada, rahmetli Tarık Gencay 6-7 hazırlık maçının ardından anlaşılan paraya profesyonel olmasına öncülük etmiş. Hepanıl, o sezonu17 bin liraya değil de, 25 bin liraya tamamlamış destek primleriyle ve İzmirspor'da orta alanın değişmez oyuncusu olmuş...
O günleri anarken gözleri parlardı. Onun için unutulmaz günlerdi. Tarık Gencay ve Doğan Emültay ile birlikte çalışıyorlardı ve 4 yıl böyle gitmişti. Rahmetli Seyfi Talay takım kaptanıydı; oyuncu arkadaşları Behçet, rahmetli Mustafa Türel, Fethi, Sezen, Turgay Meto, Bülent Buda, Arap Selahattin, Haluk, Aydın Yelken, Mehmet gibi döneminin en iyi oyuncularıydı.
X
Her yaşamın içinde etkili bazı olaylar, Aydın Hepanıl’ın da çizgisinin belirleyicisi oldu. Bunların başlıcası Kayserispor’a transferi ile birlikte geldi.
1972-73 sezonunda o dönem Kayserispor’a giden Sabri Kiraz, Aydın Hepanıl ile birlikte Mustafa Türel’i de istedi. 1.Lig’e yükselen bu takımın transfer bedeli de yüksekti. Aydın 110 bin lirası peşin 275 bin, Mustafa 225 bin liraya anlaşıp gittiler. Hatta o günlerde İzmir gazetelerinin manşetlerine kuüp yöneticilerinin dışardan 250 bin lira gibi bir bedel alıp “Taransferde Yolsuzluk” başlıklı haberleri yansıdı. İzmir’in iki genç ve ünlü futbolcusu Kayseri’ye gitmişti.
19 Kasım 1973 günü bir kaza haberi geldi. İzmir futbolu sanki yasa bürünmüştü. O günü Aydın Hepanıl şöyle anlatıyordu:
“Ligde 10. maçımızı oynamıştık ve İzmir’deki İsveç maçı için ara verilmişti. O günün Kayseri Başkanı Üveyiz Molu‘dan izin alıp Kilis’e gidiyoruz. Kaptan Ersel abi ve eşinin de bulunduğu arabadayken, öndeki arkadaşımızın lastiği patladığı için durduk. Sonra da izin isteyip gençlerle olalım dedik. Selçuk arkaşımız, Mustafa, Esat ve ben. Bir an Ersel Abi’yi kaybettik. Geri dönelim derken, ben sonrasını hatırlamıyorum. Mustafa’yı kaybettik. 5 omurgam kırıldı. Felç olmam söz konusuydu kurtardım ve 3 ay tedavi gördüm. Ama sezon bitmişti...”
Sezonu bitiren Aydın Hepanıl, yeni sezona Altınordu’ya kiralık gelerek başlarken bu arada Manolya hanım ile evlenir. Bir kazadır gider yaşamında, 1977 yılında oğlunun annesini de yitirir, nasıl bir yaşam çizgisiyse bu? 1978’de de futbolu bırakır ve antrenörlük yaşamına başlar. Burdurspor, Muğlaspor, Bucaspor, Manisaspor yıllarında 3 kez 3.Lig şampiyonluğu yaşar. Ayağının kırıldığı Muğla’dan ameliyat için geldiği İzmir’de kovuluşunu telefonla öğrenir. Sonrasında yine Altınordu ve İzmirspor altyapılarında yetiştiricilik yaparak futbolla iç içe bir yaşam...
X
İkimizin de rahatsızlıkları nedeniyle uzunca bir süredir görüşemiyorduk...
Oysa, Üçyol'da sık sık karşılaşır, eski günleri anımsar, futbol konuşurduk...
Aydın Hepanıl artık yok! Yaşamını kazaların belirlediği o güzel insan anılarımızda yaşayacak...