Yaşamı ertelemeyin

Abone Ol
Uzun zaman oldu sizlere yazmayalı. Bu süreçte bir çok olay oldu ve aklımdan ilk 'evet bunu paylaşmalıyım' geçiyordu. Yaşadığımız müddetçe de bu istek hep sürecek, insanoğlunun davranışlarını, duygularını anlama çabası da devam edecek sanırım...
Geçen bu zaman diliminde genç yaşlı bir çok kişi ile görüşmeler yaptım. Ortak sorunlardan birisi ise 'kronik erteleme sorunu'ydu. Evet ben adına 'kronik erteleme sorunu' diyorum çünkü erteleme başlı başına bir sorun değildir. Bir işimizi, bir buluşmamızı ya da bir hobiyi ertelemek bize zaman kazandırabilir. İşlerimizi düzenlememize yarayabilir fakat ya her şeyi erteliyorsak!!! Artık hayatımızda düzen için bir kurtarıcı değil aksine hayatımızı yaşanmaz hale getiren yıkıcı bir mekanizmaya dönüşür erteleme. Kimileri adına tembellik, kimileri ise üşengeçlik dese de özünde hep erteleme vardır. Bugün yapılacakları yarına, yarınınkileri öbür güne ve sonrakileri de bir ömrün sonuna ertelemek.
Sadece iş ve yapılacaklar listesinde kalmaz kronik erteleme sorunu, sosyal çevreyi, yaşamayı da etkiler. Kişi arkadaşlarını görmeyi erteler. Yalnızlık bir yerden sonra yaşam şekli olur. Hep görmek istediği bir yere gitmeyi erteler. Aslında gün bugündür. Hep geçerli sebepler, asıl adı ise bahaneler karşımıza çıkar. Her bir bahane gerçekle doğrudan ilişkilidir. Haklı sebepler gibidir. Eğer kendi bahanelerinizi bulmak isterseniz en iyi yolu da yaşlı ziyaretleridir. Onlarla sohbet ettiğinizde ne kadar çok şeyi ertelediğinizi görürsünüz. Bir ömür her şeyi yaşamaya yetmeyebilir ama en çok istenenler için ya da iki dostla sohbet için illa ki zaman bulunabilir.
Basit ev işlerinden örnek vermek gerekirse bugün yıkanmayan bulaşıkların sonucu temiz bardak bulamamaktır. Bir ömür ertelenen keyif alınacak şeyler listesinin sonucu ise bir çok pişmanlıktır. Her zaman söylediğim şeyi sizlerle de paylaşmak istiyorum;
insan dünden ders çıkartıp, yarını için plan yapmalı ama sadece bugününü yaşamalı. Sağlıklı günler dilerim...