Yargı kararı-Savcı kararı

Abone Ol
Dünkü yazımızda olmayacak dedik. Olmadı.

Olmayacağını, olamayacağını bilmek için kahin olmak gerekmiyordu. Sadece yönetenlerin hukuka bakış açısını görmek yeterdi.
Ne Hasan Iğsız, ne de hakkında soruşturma, kovuşturma açılan diğer subaylar terfi ettirirldi. Böylece son darbede vurulmuş oldu. Küskünler mahallesi biraz daha kalabalıklaştı.
Dünde yazdık. Adı geçen subayların hiç birisini ne tanırız ne biliriz. Sırf insani olarak maruz kaldıkları haksızlık nedeniyle üzüldük. Ama asıl üzüntü kaynağımız yargısız infaz yapılmasıdır.
Haber kanallarını izliyoruz. Kimi hukuk galip geldi diyor, kimi yargı kararlarına saygı gösterildi diyor. Bilen bilmeyen ahkam kesiyor anlayacağınız. Düşündüm, eğer hukukçu değilde herhangi bir vatandaş olsaydım bende aynı şeyi söyleyecektim. Yargı kararlarına saygı gösterildi diyecektim. Çünkü çoğunluk öyle diyor.
Çoğunluk her zaman haklımıdır. Elbette değil. Galile’’ye kadar dünyanın sabit olduğuna inanılırdı. Galile, Dünya dönüyor dediği zaman yalnızdı. Çoğunluğun gazabına uğradı. Yinede dönüyor dedi.
Çoğunluk her zaman haklı değildir. Dünya dönüyor. Türkiye dönüyor. Ama hukuk daha çok dönüyor. Evrensel hukuk giderek değerini yitiriyor. İç hukuk ağır basıyor.
Yargı kararı diyorlar. Yargı kararı hakim kararıdır. Savcı yargıç değildir. Dolayısı ile savcının kararı yargı kararı değildir. Savcı kamu adına soruşturma yapar. Yargının iddia ayağıdır. Avukat (veya yargılanan) yargının savunma ayağıdır. Bir avukatın görüşü ne kadar yargı kararı ise bir savcının kararıda o kadar yargı kararıdır. Savcıya devletin bazı yetkiler vermesi bu gerçeği değiştirmez.
Şimdi tamamı medyaya intikal etmiş soruşturmaların, kovuşturmaların hangisinde hakim kararı var. Hiç birinde yok. Çünkü hiç biri daha sonuçlanmadı.
Yarın davalar sonuçlanır bu kişiler beraat ederse(ki en azından %90 ının beraat edeceğine inanıyorum) o zaman bu insanların hakları ne olacak. Bu vebal nasıl ödenecek. Bir general kolay mı yetişiyor. En önemlisi diğer subaylar etkilenmez mi bu haksızlıktan.
Kuveyt ile Norveç’’te kişi başına düşen milli gelir neredeyse aynıdır. Ama birine geri kalmış diyorlar diğerine gelişmiş.
Çünkü birisinde hukukun üstünlüğü var, diğerinde Başbakanın değişi ile üstünlerin hukuku hüküm sürüyor.
Bizde de giderek üstünlerin hukuku yerleştirilmeye çalışılıyor. Hele şu referandum bir kabul edilsin ondan sonra göreceğiz hukukun kime ait olduğunu. Hukukun üstünlüğünü savunan son kalıntılarda atılmış olacak.
Mahkemeye ne gerek var ki. Savcılar soruşturur yargılar olur biter. Hem davalarda bu kadar uzamaz.
Ha adalet derseniz iyiydi hoştu rahmetli’…