Ya bir yol bul, ya bir yol çiz, ya da yoldan çekil

Abone Ol
Ve sonunda geldi...
12 Haziran seçimleri için son bir haftanın içindeyiz, öyle tehlikeli bir süreç geride kaldı ki aslında bu durumu çok iyi özetleyen sözleri, Çin bilgesi Konfüçyus söylemiş...
YA BİR YOL BULACAKSIN
Misak-ı Milli sınırları içerisinde yaşayan ve bu topraklara yalın ayak bastığı zaman o toprağın 'altından' bile değerli her taneciğini ince ince hisseden insanlarımız geçmişten günümüze kadar siyasette genelde bir yol bulmayı yiğelemişlerdir. Toplumsal olarak ele aldığımız zaman Cumhuriyet Tarihin'de özellikle çok partili dönemin başlaması ile bu durumu değerlendirmek ve günümüze kadar ki önemli dönemleri incelemek gerekli. İlk çok partili seçimlerin yapıldığı 1946 seçimleri ve sonraki süreci irdelediğimiz zaman, Türk toplumunun sosyal hayattaki sıkıntılarını zamanın siyasi iradesi üzerinden gidermeye çalıştığını görmekteyiz. Genç tarihimizde yaşanılan ve hayati önem arz eden 'DARBELER' ise bu alışkanlıkların dönemsel olarak değişmesine ve mualefetin hızlı bir şekilde yok olmasına sebep olmuştur.
Siyasette yol bulma yöntemi ise Emperyalizmin soğuk nefesinde Küreselleşen Dünya'da değişmeye başlamış durumda. Siyaset'de artık seçmen yol bulmaya çalışsada önüne gidileceği yol çoktan konulmuş oluyor. Bazen bilinçli bazen bilinçsiz olarak çıkılan bu yolculuklarda bulunduğunuz yolun sizi nereye götüreceği ise tahmin bile edilemiyor.
YA BİR YOL ÇİZECEKSİN
Bunu başarabilmek öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Bu kalemi alıp kağıt üzerinde oynatmaya benzemez. Siyasette çizeceğin yol önce sahiplenilecek daha sonra bu sahiplenmeler tabanda yer bulacak ve inandırıcılığı ile toplumsal mutabakat noktası haline gelecek.
Türkiye Cumhuriyeti Tarihin'de bunu en iyi şekilde başarabilmiş kişi kesinlikle MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'tür. Bağımsızlık, Aydınlık ve Gelişmişlik üzerine çizilmiş bu yolu bulan ve bu yol için mücadele edenler sayesinde bugün varlığımızı devam ettirebiliyoruz.
İdeolojik olarak toplumsal algısı yüksek ve mutabakat sağlanılmış düşünceler Ülkemizde özellikle 68-78 kuşağı diye adlandırdığımız dönemin içerisinde filizlenmekte idi ama onlarında gelişmesine müsade edilmedi. Bu dönemin baskıcı politikaları daha sonraki süreçte Gençliğin, gelişmesi ve kendini ifade etmesinin önündeki en büyük engel olmuştur.
YA DA YOLDAN ÇEKİLECEKSİN
Baktın ki siyasette ortaya bir şey koyamıyorsun ya da oluşan düzenler içerisinde dahi yer alamıyorsun o zaman yapılacak şey çok basit tarihin tozlu raflarında yerini alacaksın...
***
12 Haziran Genel şeçimlerine çok az bir süre kaldı demiştik bu dönemde olup biten beni müthiş derecede kaygılandırmaktadır. Bir tarafta Küresel güçlerin Ülkemizdeki siyasi partiler üzerinden projeleri havada uçarken, bir tarafta belirli bir ideolojinin esin kaynağı olan siyasi partideki değişimler sessiz ve derinden devam etmekte.
Anayasa Mahkemsi'nin kararı ile Laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu tescil edilen AKP tekrar iktidarda olabilmek için her şeyi denemekte hatta 52 Milyon seçmenin oy kullanacağı bir seçim için 69 milyon pusula bastırmaktadır.
9 yıllık AKP iktidarında açlık, yoksulluk, işsizlik, hırsızlık artmış, demokrasi unutulmuş ve toplum baskıya tabi tutulmuştur. Bu baskılar oluşturulurken Terör tırmandırılmış ve en önemlisi ise Silahlı Kuvvetler 'Düşman' ilan edilmistir.
Adına ' İleri Demokrasi' dedikleri sistemle MHP'nin Baraj altında kalması için Kaset skandalları ortaya koyulmuş. Diğer siyasi partilerin mecliste temsiliyetini engelleyen yüzde on'luk seçim barajı ile bir kere daha seçime gidilmiş.
Şimdi gelin bu düzen içerisinde
YA BİR YOL BULUN, YA BİR YOL ÇİZİN, YA DA YOLDAN ÇEKİLİN
NOT: Bir önceki Özerk YCHP yazımdan sonra telefonlarım susmak bilmedi, ne kadar çok kişinin benimle mutabık olduğunu gördüm. Benimle aynı düşüncede olmayan arkadaşlarıma ise söyleyeceğim şudur.
Eğer Genelbaşkanım bu açıklamasını Hakkari'de değilde İzmir'de söylese idi o zaman bu konuları tartışmazdık ama Hakkari'de bunu özellikle söylüyorsa bende bunu irdelerim çünkü ben buna ideolojik olarak bakıyorum.
Beni rahatsız eden o kadar çok şey oldu ki bu dönemde;
Tarihsel bir misyona sahip olan CHP yanlış adaylar ve yanlış söylemler üzerinden siyasete devam etmektedir. Partinin ilkelerinden uzak hatta hayatında CHP'ye oy vermemiş bu kişilerin yaşattığı sıkıntılar partinin tabanında önemli ölçüde tepkiye yol açmaktadır. Kürt ırkçılığı yapan, Fettullah'a selam yollayan, Tekke ve Zaviyelerin yeniden açılmasını isteyen, Küreselleşmeyi savunan YCHP liler halktan ziyade ABD'den ve AB'den övgüler alması muhtemeldir. Bu değişimin ne kadar başarılı olacağını görmemize az kaldı.
Her ne olursa olsun partim için bu dönem yine mücadele etmeye devam ediyorum ben, ailem, akrabalarım ve etkileyebileceğim 1500'ün üzerinde arkadaşım firesiz bir şekilde sandıklarda olacağız.Ya listelerde olan YCHP liler sizler de aynısını yapacak mısınız?