Vur sırtına, vur sırtına

Abone Ol
Sel gider kumu kalır, kurultaylar biter akıllarda nesi kalır? Kurultaylar konusunda kendisini de aşarak duble yapması mı, iki kurultaydan da zaferle çıkan Kılıçdaroğlu mu, çağrıları var cisimleri otel lobilerinde muhalefet mi, imzalar mı, boykot mu, tüzük mü? Ne damgasını vurdu kurultaya? Ne ile anacağız bu muhteşem 'demokrasi şölenini'?

Herkesin bu sorulara vereceği yanıt farklıdır kuşkusuz. Fil ve kör adamlar hikayesi örneğinde olduğu gibi herkes yakaladığı yerinden yorumlayacak/yorumluyor CHP kurultayını. Olması gereken de bu zaten…

Ancak neresinden yakalarsanız yakalayın konuyu, Mersin Milletvekili İsa Gök'ü anmadan kurultayları anlatmak zor... İsa Gök'ün salonda muhatap olduğu muameleyi ise hiç kuşku yok ki seçmen 'ötekileştirme olmayacak, parti içi demokrasi' söylemleriyle yan yana koyarak değerlendirecek.

İsa Gök'ün bugüne kadar sergilediği tavra, yaptığı net açıklamalara bakarak ayak oyunları içinde olduğunu söylemek pek mümkün değil. Ucuz pazarlıklar içinde olduğunu söylemek de zor lakin ne söylüyorsa açık ve direkt olarak söylüyor.

Gök; siyasi bir duruş sergiliyor ve sergilediği bu duruşun altını gerek söylemleriyle gerekse aldığı tavırlarla dolduruyor. Bu gün söylediğini yarın inkar etmiyor. Bir gün kara dediğine bir gün ak demiyor. İlkeli bir siyasiyi arenada görmek özlenesi bir durum...

Kongreden çok önce Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na neden karşı olduğunu açıklarken 'Demokrat olmadığı için, solcu olmadığı için, sosyal demokrat görmediği için' diyebilecek kadar açık üstelik. Yaşanan arbedenin, savrulan yumrukların alt yapısını muhtemelen bu tespitleri oluşturdu.

Devam ediyor…

'Genel Başkanlığa çıkarken Kılıçdaroğlu'nun yanındaki tek milletvekili bendim. Yaklaşık bir yıldır niye ayrıyız? Çünkü parti AKP'lileştirildi, çünkü parti sağa kaydı. Ben partinin sağcılaştırılmasına karşıyım. Ben Kemal Kılıçdaroğlu'na karşıyım. Çünkü siz bir taraftan Başbakan'a Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) eşbaşkanı diyeceksiniz, Amerikancılıkla suçlayacaksınız. Diğer taraftan BOP' un Libya politikasında AKP ile beraber, Genel Başkanımın verdiği talimat üzerine Libya'ya asker gönderilmesi tezkeresine CHP grubu 'evet' oyu verecek. Ben 'hayır' oyu verdim. Bu kabul edilemez. CHP antiemperyalist olmak durumunda, CHP sol duruş sergilemek zorundadır'

Adamın tek derdi CHP ve CHP'nin olmazsa olmaz ilkeleri… CHP'li bir delege nasıl bundan gocunur?

'Dün laikliğin Anayasa'ya girişinin 75. yıl dönümüydü. CHP'den 'tık' yok. Dün Genel Başkanımız akşamüstü twitter'den bir tweet'le laikliği kutluyor. Bu kadar basit mi? CHP'nin altı okundan biri laikliktir.'

Gök'e yumruk sallayan 'aslan sosyal demokratlar' ya salondaki yüksek tansiyonun girdabına kapıldılar ya da 'Vur sırtına, vur sırtına/dostun oldum vur sırtına. Mademki ben kaldıramam/derdimi al vur sırtına' parçasıyla Ahmet Kaya'yı yad edelim dediler!

Yoksa bu bakışın neresi yumruğu hak ediyor, doğrusunu isterseniz ben anlamadım. Parti içi demokrasiden anladıkları 'dikensiz gül bahçesi' ise İsa Gök'e yapılanlar az bile…