Vukolos Kilisesi açılmayacak papaz efendi! -1-

Abone Ol

Yunanlılar tarafından “Son nefesini verene kadar tecavüz edilen kadınlar vardı, ırzına geçildikten sonra elleri bileklerinden kesilip, cinsel organına sokulan 10 yaşında kızlar vardı!

Yaşadıkları nedeniyle aklını yitiren kız çocukları vardı, eşlerinin önünde erkeklik uzuvları kesilen, kendi erkeklik uzuvları ağızlarına sokulan erkekler vardı!

Kadınları çırılçıplak sokaklarda gezdiriyorlardı!

İnsanları camiye topladılar, ateşe verdiler, 106 kişi diri diri yanarak can verdi, pencerelerin demirlerine yapışmış çocuk elleri vardı.

Bebelerini emzirmesinler diye, yeni doğum yapan annelerin meme uçlarını kesiyorlardı!

Süngüyle öldürülenler arasında altı aylık bebekler vardı. Tanık anlatımları var, bebeleri damlardan atıp, aşağıda süngüyle tutuyorlardı, gözleri oyulmuş dört aylık bebek vardı, kuyuya atılmış yedi aylık bebek vardı!

Ezan okumasın diye dili kesilen müezzin vardı, kulakları kesilen, burunları kesilen, ağaçlara asılan insanlarımız vardı.

Kafaları kesip, sırıkların üstüne oturtuyorlar, yol kenarlarına bırakıyorlardı.

Köy meydanında dışkılıyor, kendilerini Kuran'ı Kerim sayfalarıyla siliyorlardı!

Yunus Emre'nin türbesini imha ettiler, ömrü boyunca insan sevgisini anlatan o güzel insanın tee 600 yıl önce toprağa verildiği kabrini dinamitle havaya uçurdular, gaz döküp, toprağını bile yaktılar.

Kuran'ı Kerimleri parçalıyor, sayfa sayfa hela çukurlarına atıyorlardı, insanlarımız o sayfaları çıkarıyor, yıkıyor, ağlaya ağlaya toprağa gömüyordu.

Tek bir kuyudan çoğunluğu çocuk ve kadın 57 insanımızın naaşı çıkarıldı.” (Yılmaz Özdil, 27.08.2023)

***

Rahmetli Dario Moreno İzmir’i “sevginin ve sevgililerin şehri” olarak nitelemişti ama İzmir aynı zamanda acıların da şehridir!

Biliyorsunuz değil mi Papaz Efendi!

Öyle acılardır ki bunlar, hisseden gönüller bugün hala vahşetten, zulümlerden, soykırım ve katliamlardan yükselen feryatları duyar!

Bilmem siz bunları duyar mısınız Papaz Efendi? Yoksa siz de Hrisostomos gibi ….. bir adam mısınız!?

Yoo, hiç de sert değilim Papaz Efendi! Bizimkisi celadet! Sadece bir dönem vahşice katledilen insanlarımızın hakkını tutup kaldırmak, bize ve insanlığa miras kalan acılarını hatırlatmak!...

Siz şimdi vahşetin planlandığı mekânlardan birini tekrar kilise olarak açtırmak istiyorsunuz ya, biz de sergilenen vahşeti, insanlık suçunu bir insan olarak hatırlatmak istiyoruz hepsi bu sevgili peder!

Bizim olan topraklarda -yani sayemizde- yüzlerce yıl insan gibi yaşayan, eline fırsat geçer geçmez de cellatlığa soyunan, işkence ve tecavüzleri ile dünya tarihine girenleri unutmadığımızı bilmenizi istiyoruz muhterem Peder!

İşgal sırasında Yunanlılar-Rumlar tarafından katledilen çocuk, kadın, yaşlı sivil sayısı 700 Bin kadardı. Az bile söyledim fazlası vardı… Bu katliamın planlayıcısı ve azmettireni de o kilise, o metropolit ve o zihniyetti!

Biz barış insanlarıyız, barışsever bir milletiz Papaz Efendi! Atatürk bunun müşahhas abidesidir. O abide şahsiyet o kiliseyi yani açtırmak istediğiniz Aziz Vukolos Kilisesini 1924 yılında Müze yapmış, Ayaklarına kapanmak için gelen Hrisostomos’u huzuruna bile kabul etmemişti! O kadar… Ötesine geçmeyiniz! Acılarımızı kanatmayınız!

Bütün yaptığınız vahşete karşı yine de size saygı duyan, sizin gibi davranmayıp Bayrağınıza basmayan Atatürk’ün kararına saygı duyununuz, bu bir tavsiyedir Sayın Peder!

Çünkü bizim unutmadığımız ama yine de sustuğumuz, sizin ise pişkinlik yaptığınız çok şey var Papaz Bey!

Yani haddi ve sınırları aşmayalım! Acılarımızı gündeme taşımayalım!... Biz içimizde yaşıyoruz. Siz de unutmadığımızı bilin lütfen!

Şunu anlayınız; Anayasa Mahkemesi’ne itirazınız, Büyükşehir Belediyesi için lobi faaliyetleriniz, bazı merkezleri ziyaretleriniz… Dikkatimizdedir, biliniz.

Notaras’ı hatırlayınız! Türk Sarığının kıymetini biliniz! Türk Barışının, Türk alicenaplığının ve Türk müsamahasının değerini aklınızdan çıkarmayınız…

(Devam edecek- Devam yazısı: O KİLİSE VE VAHŞİ PAPAZ HRİSOSTOMOS )