Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ – Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da art arda yaşanan okul saldırılarının ardından tepkiler gelmeye devam ediyor. Eğitim sendikaları okullarda yaşanan güvenlik zafiyetlerinin ardından ‘güvenlik sorunu çözülene kadar’ diyerek iş bırakma ve grev kararı aldılar.
Okullarda çocukların koşuşturma seslerini bugünlerde sessizlik almaya başladı.
‘SENDİKALARI DESTEKLİYORUZ, ÇOCUKLARIMIZI OKULA GÖNDERMİYORUZ’
Veli-Der İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, okullardaki yaşanan güvenlik sorunlarını velilerin gözünden anlattı. Sendikaların aldığı iş bırakma kararını desteklediklerini belirten Kalafat, “Öncelikle çok üzgünüz. Güvensiz ve üzgünüz. Çocuklarımızı okula gönderip göndermeme konusunda çok fazla talep geliyor. Şimdilik öğretmen sendikalarının aldığı işte üç güne varan grev kararı yüzünden çocuklarımızı okula göndermiyoruz. Öyle bir karar aldık biz de. Yani öğretmenlerin eylemlerini destekleyen, okullar güvenli hale gelinceye kadar çocuklarımızı göndermiyoruz okula dedik. Şimdilik İzmir'de bunun bir karşılığı var” dedi.
‘OLAYLARIN TEKRARLANABİLECEĞİNE DAİR ENDİŞELERİMİZ VAR’
Saldırıların devamlılığı konusunda endişelerinin olduğunu dile getiren Kalafat, “Yaşanan saldırılar çok sıkıntılı bir yere doğru gidiyor. Yani bir bulaşıcı hastalık gibi bunlar çok yaygınlaşabilir. Hani bir kırmızı çizgi vardır; eskiden işte doktora, polise, öğretmene el kaldırılmaz denirdi, ayıp bulunurdu. Şimdi o sınır aşılınca bu tür olayların tekrarlayabileceğine dair bir endişemiz var. Bakanlık da bu konuyla ilgili hiçbir tedbir alıcı şey önermiyor. Sadece sözler söylüyor. Okullara polis atayacağız diyorlar. Neden sistemi bu hale getirdiklerini sorgulamak, binlerce milyonlarca işte üniversiteye giremeyecek ya da girdikten sonra iş bulamayan genç yetiştiren bir eğitim sistemi yarattıklarını sorgulamayıp, işi magazin boyutuna kilitlemiş durumdalar” diye konuştu.
’20 MİLYON ÖĞRENCİNİN BAŞINA TEK TEK POLİS DE DİKSENİZ ENGELLENMEZ’
Dile getirilen çözüm önerilerinin çözüm sağlanamayacağını anlatan Kalafat, “Türkiye'de 20 milyona yakın öğrenci var. 20 milyon öğrencinin tamamına polis dikseniz başına bunları engelleyemeyeceklerini biliyorlar. Önemli olan çocukların geleceğinin sağlanması, iş bulabilecekleri, kültürel sanatsal faaliyetlerde doyumlarını alabilecekleri bir ortam yaratırsanız çocuk kriminal bir noktaya gitmez ya da gidenler de spesifik birkaç tane çocuktur. Onun da tedbiri sistem tarafından ya da ceza mekanizmaları tarafından alınır” ifadelerini kullandı.
‘ARTIK VELİLER OKULLARIN ÖNÜNDE BEKLİYOR’
Velilerin yaşadığı gerginliği anlatan Kalafat, “Çok kötü günler geçiriyor eğitim sistemimiz. Veliler olarak da biz çok ciddi anlamda endişeliyiz, kaygılıyız. Çocuklarımızın okula göndermek konusunda bile kaygılıyız. Birçok veli okulların önünde bekler durumda şu anda. Çocuklarını bırakıp eskiden evlerine gidip işlerini yapan anneler babalar, şimdi okulun yakınında bir kafede oturup "aman kötü bir haber olursa koşalım okula" diye bekliyor. Bu gerginlikle eğitim sistemi sürmez” dedi.
‘OKULA GİRİP VURMAK POPÜLERLEŞME SAĞLAYABİLİR’
Kalafat, son olarak şu ifadeleri kullandı:
Bizim korkumuz, endişemiz, o kırmızı çizgi aşıldıktan sonra yani artık "okula girdim, vurdum" bir tür popülerleşme sağlayabilir. Evet. Hani bir okulda gıda zehirlenmesi yaşanır, o yemeği yemeyen çocuk bile "ben zehirlendim" psikolojisi içine girebilir hali vardır bunun. Yani bir tost yedi diye arkadaşı zehirlendiğinde 10 kişi birden mide bulantısı hissedebilir. Benzer bir durumun yaşanmasından endişe ediyoruz. Yani Milli Eğitim Bakanlığı’nın acilen, bu konuyla ilgili tedbir alması, okulları tatil etmek de dahil olmak üzere tedbirler alması ve güvenliği sağlamasını istiyoruz.