Bu ülkede memur olmak, utanılacak bir şey değil elbette. İşçi olmak da öyle.
İşçi emeklisiyle memur emeklisi arasında ne fark var ki.’¶ Benim canım öğretmenim de emekli maaşıyla bir ay zar zor geçiniyor, işçi emeklisi dayım da.
Meğer bizim bilmediğimiz ballı kaymaklı memur emekliliği de varmış!
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, sırf siyasi rakibi Kemal Kılıçdaroğlu'nu küçümsemek, ona çamur atmak için ’“Memur Kemal’” demese, bunu öğrenemeyecektik.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisinin işçi emeklisi olduğunu övünerek söylerken, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, ’“Ne olacak, memur emeklisi!’” gibisinden laf atmasıyla, nurtopu gibi polemiğimiz oldu.
İddiaya göre, Başbakan Erdoğan'ın yapacağı konuşma metinlerini hazırlayan, işini çok iyi bilen uzmanları varmış. Anlaşılan o ki, Başbakan, uzmanların hazırladığı metnin dışına çıkınca ne diyeceğini bilemiyor, hatlar, sinyaller karışıyor.
Aynen ’“Ananı da al git’”, ’“Askerlik, yan gelip yatma yeri değildir’” şeklindeki çıkışlarında olduğu gibi. Son olarak da ’“Memur Kemal’” sözündeki gibi.
Başbakan'ın, işçi emeklisi olarak emekli dünyasına katıldığı doğru. Fakat sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, HABER TURK'taki yazısında, Erdoğan'ın SSK emeklisi olduktan sonraki sürecini tüm açıklığıyla gözler önüne serdi.
İŞTE O SÜREÇ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Mart 2000'de emekliliğe hak kazanmış, 1 Nisan 2000'de emekli olmuş.
Şubat 2003'e kadar emekli maaşını çekmemiş veya çekmeye gerek görmemiş. Demek ki o günlerde de aç değildi, açıkta değildi!
Gerçek anlamda, bizim bildiğimiz emeklilerden olsa, geceden banka önünde kuyruğa girmez miydi?
Erdoğan, 2 Şubat 2003'te, biriken maaşlarını 6 milyar 320 milyon lira (Bugünün ifadesiyle 6 bin 320 lira) olarak çekmiş.
Milletvekili olduktan sonra, 15 Nisan 2003'te SSK emekliliğini durduran Başbakan, ballı milletvekilliği emekliliğini kazanmak için 2 yıl sabırla beklemiş. 17 Ocak 2005'te, SSK emekliliğini, bir talimatla milletvekili emekliliğine çevirtmiş.
Yani Erdoğan, bu hamlelerle, bugün 718 lira olması gereken SSK emekli maaşını, 4 bin 900 lira milletvekili emekli maaşına dönüştürmeyi başarmış.
Rahmetli Cem Karaca, ’“İşçisin sen, işçi kal’” diye boşuna bağırmış yıllarca. Sesini Başbakan'a bile duyuramamış ne yazık ki.
Cem Karaca, ’“İşçisin sen, işçi kal’” diye gırtlağını patlatırken, biz emekliler de, ’“Köşe başı beklerim, vay benim emek(li)lerim/ dümbeleği çala çala yoruldu bileklerim/al beni kıyamam seni’” diye devam edip giden türküyü söylüyoruz.
BALTAYI TAŞA VURDU
İşin ilginç yanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hangi sosyal güvenceden emekli olduğunu unutmuş!
Üstelik, ’“Ben işçi emeklisiyim’” diye övünürken, mesaj vermek istediği Kemal Kılıçdaroğlu'nun uzun yıllar SSK Genel Müdürlüğü yaptığını da unuttu.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın Emekli Sandığı sicil numarasını 54.771.293.0 olarak açıklayıverdi.
Buyrun, buradan yakın!
Bu durumu, ’“Başbakan, baltayı taşa vurdu’” diye de izah edebiliriz.
Önce şunu sormak lazım:
Milletvekili, işçi midir, memur mudur?Milletvekilinin işçi statüsünde olduğunu kabul edelim. O zaman Başbakan, zaten işçi emeklisi olduğu halde, neden kademe atlamak istedi?
Diğer bir deyişle, zaten işçi emeklisi olan bir vatandaş, neden işçi emeklisi olmak için devletin sosyal güvenlik kurumuna ikinci kez başvursun?
Mantığınız almadı değil mi?
Haklısınız. Fakat o hamleyi yapan kişi Başbakan ise, emekli maaşı 7 kat artar.
Nitekim de öyle olmuş.
Başbakan, dar alanda paslaşarak, kıvrak bir vücut çalımıyla golünü atmış bundan 5 yıl önce.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, yasal boşluktan yararlanıp maaşını yükseltirken, ’“Bir gün bu ortaya çıkarsa, ben vatandaşa ne derim?’” diye aklından geçirdi mi acaba?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın taktiğini uygulayarak emekli maaşını katlayan kaç bakan, kaç milletvekili var kim bilir!
Bu tablodan sonra gel de bugün devleti yönetenlere inan, güven!
Gel de referandumda ’“evet’” oyu verip, bu zihniyeti ödüllendir!
Gel de emeklinin, işçinin babasıymış gibi rol yapanları alkışla!
Gel de AKP'yi üçüncü kez tek başına iktidar yap!
Bunlar da unutulacak bir gün elbette. Benim emeklime (memur veya işçi fark etmez), yine üç kuruş zam yapılacak, o da daha para cebine girmeden elektrik, su, telefon zamlarıyla geri alınacak.
’“Vay benim emek(li)lerim’” türküsünü söyleyen koronun sesi yükselecek ama her zaman olduğu gibi o sesi kimse duymayacak.