Vali Kıraç’ı alkışlıyorum!

Abone Ol
Referandum sürecinde sıkça dillendirilen 'Kadınlara pozitif ayrımcılık' vaatlerini bilmem hatırlar mısınız? Belki o gün büyük umutlar taşıyarak verdiği 'Hayır' oyu ile kendi saygınlığını kendi yaratacağını yada hak ettiği özgürlüğe geç de olsa kavuşacağını düşünen kadınlarımız maalesef bugün büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.Yapılan araştırmalar kadına yönelik şiddetin her geçen gün daha da arttığına dikkat çekiyor. Öyle ki artık hadisenin şiddet boyutundan da çıkıp 'cinayet' noktasına dayandığını da üzülerek izlemekteyiz.
Karabağlar'da yaşanan ve önce Türkiye'nin daha sonra da bütün dünyanın izlediği o çirkin görüntüleri bir hatırlayalım. Mesleği polis olan iki adam (!) bir kadını dövüyor. Hem de ne dövmek! Sağına soluna, önüne arkasına pata küte girişiyor.
O ne öfke o? Sanırsın kadın terörist! Ama daha geçtiğimiz gün yakalanan teröriste üşümesin diye kendi hırkasını veren askeri hep birlikte izledik. Demek ki teröristi bile dövmüyorlar.
E o zaman ne yaptı bu kadın? Ne yapmış biliyor musunuz? Polise mukavemet göstermiş. Hakaret falan da etmiş. Allah aşkına; o kadıncağızın çam yarması gibi polislere mukavemet gösterebileceğini sizin aklınız, mantığınız alıyor mu? Doğrusu benim almıyor. Hadi hakaret etti diyelim. Biraz daha ileri gidelim hadi tırnakladı, ısırdı diyelim. Birader bu yüzden adam bile dövülmez ki siz kadına saldırıyorsunuz!
Bu olay bize kadına şiddetin sadece koca, baba ve ağabey gibi aile bireyleri tarafından uygulanmadığını da göstermiş oldu. Kadına şiddet dendiğinde ilk olarak eli yüzü şiş ve morluk içinde olan bir kadın resmi gözümüzde canlanır. Bizim içimizi acıtan da aslında o fiziki görüntüdür. Şiddete maruz kalan kadının içindeki yangını bilemez ve hissedemeyiz. Kemer, odun, kol, bacak aklınıza gelen/gelmeyen ne varsa bütün bunların hışmına uğrayan bir kadının canı acısa da bu acı zamanla geçer. Geçmeyen şey onun yürek yangınıdır. Yani fiziki acılar uzun sürmez belki ama yaşadığı 'travma' kolay kolay atlatılamaz. Üzülür aklına gelir, aklına gelir üzülür.
Hangi meslekten ve hangi yaşta olursa olsun kadınlar; gerek şiddete bakış açıları ve gerekse şiddet sonrası yaşadıkları ruhsal çöküntüler itibarıyla genel manada hep aynıdır. Kadın sarıp sarmalanmalı ve her daim ruhu okşanmalıdır.

Ben huzurlarınızda bir kadından hele de mesleği konsomatrislik olan bir kadından özür dileyerek onun ruhunu okşayan İzmir Valisi Cahit Kıraç'a sonsuz sevgi ve şükranlarımı sunuyor, İzmir'de devleti temsil eden şahsının bu örnek davranışından dolayı da kendisini yürekten alkışlıyorum.