Basındaki açıklamalara bakılırsa, ordumuzun asker ihtiyacının ancak %60’’ı karşılanmaktadır, yani asker sayısı yönü ile daha açık %40. Bir başka hesapla, 300.000 ere daha ihtiyaç var.’¶ Bu ihtiyaç karşılandığında, ordumuz ABD ordusunun sayısını da geçecek. Hangi ekonomi ile böyle bir insan gücü orduda tutulabilir?
Türkiye hedef koymuş da ben bilmiyordum. Ordumuzun mevcudunun hedefi büyüklük yönünden dünyada birinci olmakmış demek.
Açıklamalarda Güneydoğu probleminin sonuçlandırılma aşamasında bedelli askerliğin söz konusu olmadığına vurgu yapıldı. Eh bu açıklamaya göre, ’“ordu Güneydoğu’’da muzaffer olana kadar bedelli askerlik yok. Pekiyi vatandaş sormuyor mu? ’“Güneydoğu’’da PKK militanı ve sempatizanı toplam beş binin altında, ama nedense 25 yıldır biz bu baldırı çıplak teröristleri halledemiyoruz.?’” Bu ne biçim bir denklem ki, bir tarafta 250.000, diğer tarafta 5000 kişi kozlarını paylaşmaya çalışıyor?Bu açıklama bize ordunun Güneydoğu problemini polise devretme niyetinin olmadığını gösteriyor. Eh bir 25 sene daha bekleriz bu teröristlerin temizlenmesi için. ’“Bu bahar PKK’’yı silip süpüreceğiz’” demeçlerini her yıl okumaktayız, daha çok ama çok uzun yıllar tebessümle ’“PKK’’yı bitiriyoruz’” açıklamalarını dinleyeceğiz demektir. Bildiğimiz kadar hiçbir düzenli ordu terörist gerillalar ile baş edememiştir. İstisna biz mi olacağız?
Açıklamanın başı ile sonu tutarsız. Ordunun asker ihtiyacının ancak %60’’ının karşılandığını söylerken askerlik süresinin kısaltılması; muhtemelen 12 ay tek tip bir askerlik süresi çalışmasının yapıldığı ifade ediliyor. Böyle bir durumda asker sayısı azaltılacak demektir. Yani ordumuz daha %40 büyümeli derken, tek tip askerliğe geçilerek ordumuz küçültülecek demektir. Okurlarımdan özür diliyorum, benim anlayışım mı kıt, yoksa açıklama günü kurtarmak için mi yapılmış, anlayamadım.
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim; ülkemizin geri kalmasının ana sebebi, askeri harcamalarımız. Milli gelire oranlandığımızda bütün batılı ülkelerinin önünde bir yüzde çıkıyor. Bu sayıca büyük gücü Güneydoğumuz hariç hiçbir yerde kullanmamız mümkün değil. Zaten iç güvenlik meselemizi polis gücü ile çözmemiz gerekir. O halde niye böyle büyük bir güç taşınıyor?
Bu soruların muhatapları, siyasi gücü elinde tutanlardır. Hiçbir kurum kendisinin küçülmesi yolunda karar veremez, bu kararı iktidar verebilir.