Dilek ÇELİKTEN/EGEDESONSÖZ- Son günlerde Celal Şengör gibi tanınmış isimlerin zayıflama iğneleri kullanarak önemli miktarda kilo vermesi, bu ilaçları yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri ve Kardiyoloji uzmanı Dr. İnan Mutlu, son günlerde popüler olan zayıflama iğnelerine dair Egedesonsöz'e değerlendirmelerde bulundu.
Dr. İnan Mutlu, zayıflama iğnelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, obezitenin ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekerek, bu ilaçların yalnızca uygun hastalarda ve hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini söyledi. Mutlu, internet tavsiyeleri ve kulaktan dolma bilgilerle tedaviye başlanmaması uyarısında bulundu.
'BİLİMSEL VERİLER YOL GÖSTERİCİ OLMALI'
Obeziteyle mücadele etmenin önemine dikkat çeken Dr. İnan Mutlu, "Biz hekimler kararlarımızı kişisel kanaatlere, sosyal medya yorumlarına ya da ideolojik yaklaşımlara göre değil, kanıta dayalı tıbbın verilerine göre veririz. Bu nedenle öncelikle şunu söylemek gerekir: Biz bilime değil, kapitalizmin elindeki bilimin ticari kullanımına karşıyız. Sağlık alanındaki ekonomik çıkar ilişkilerini sorgulamak gerekir; ancak bu sorgulama bizi bilimsel verileri reddetmeye götürmemelidir. Bugün biliyoruz ki obezite yalnızca estetik bir sorun değildir. Kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, damar tıkanıklıkları, iskemik inme, kalp yetersizliği ve ritim bozuklukları dahil birçok ciddi hastalık için önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle obeziteyle mücadele etmek, koruyucu ve tedavi edici tıbbın temel görevlerinden biridir" dedi.
KİMLER İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR?
Zayıflama iğnelerini vatandaşların doktor tavsiyesiyle kullanması gerektiğini vurgulayan Dr. İnan Mutlu, "Genel olarak vücut kitle indeksi belirli sınırların üzerinde olan, özellikle de diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi veya kalp-damar hastalığı gibi obeziteye bağlı ek sağlık sorunları bulunan kişilerde bu tedaviler değerlendirilebilir. Ancak bunun kararını kişinin kendisi değil, gerekli muayene ve tetkikleri yapan hekim vermelidir. Kimlerin kullanmaması gerektiği de önemlidir. Bazı tiroid tümörleriyle ilişkili özel durumlar, ciddi mide-bağırsak sistemi hastalıkları, pankreatit öyküsü bulunan bazı hastalar ve gebelik gibi durumlarda dikkatli olunmalı, hatta bazı kişilerde bu ilaçlardan kaçınılmalıdır. Bu nedenle hekim değerlendirmesi olmadan başlanması doğru değildir" ifadelerini kullandı.
TEDAVİDE BESLENME VE EGZERSİZ ŞART
Tedavi sonrası beslenme ve sporun önemine dikkat çeken Mutlu, "Bu tedaviyi kullanan kişilerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta ise ilacın tek başına çözüm olmadığıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmadan ve fiziksel aktivite artırılmadan uzun vadeli başarı elde etmek zordur. Hastaların yeterli protein alması, sıvı tüketimine dikkat etmesi, aşırı yağlı ve ağır öğünlerden kaçınması önemlidir. Mümkün olduğunca düzenli egzersiz yapılmalı, çünkü amaç yalnızca kilo vermek değil, yağ kaybı sağlarken kas kütlesini korumaktır. Kalp sağlığı açısından da düzenli fiziksel aktivite tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır" açıklamasını yaptı.
İNTERNET TAVSİYESİYLE KULLANIMA KARŞI UYARI
Kulaktan dolma bilgilerle herhangi bir tedaviye başlanmaması gerektiğini belirten Dr. İnan Mutlu, "Zayıflama iğnelerinin zararları konusunda da gerçekçi olmak gerekir. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık veya ishal gibi mide-bağırsak sistemi şikayetleridir. Daha nadir olarak safra kesesi problemleri, pankreasla ilgili sorunlar veya ciddi sıvı kaybına bağlı komplikasyonlar görülebilir. Ayrıca bazı olası riskler konusunda bilimsel araştırmalar devam etmektedir. Ancak mevcut veriler ışığında, uygun hastalarda sağladıkları faydaların çoğu zaman bu risklerden daha ağır bastığını söylemek mümkündür. Kardiyoloji açısından baktığımızda ise önemli olan nokta şudur: Obezite başlı başına ciddi bir sağlık riskidir. Eğer uygun hasta seçimi yapılır ve tedavi hekim kontrolünde yürütülürse, kilo kaybı sayesinde tansiyonun kontrolü, kan şekeri düzenlenmesi, damar hastalığı riskinin azaltılması ve genel kardiyovasküler sağlığın iyileştirilmesi mümkündür. Bu nedenle gerçekten ihtiyacı olan hastaların bu tedavilere erişmesini destekliyoruz. Ancak bunun yolu, internet tavsiyeleriyle veya kulaktan dolma bilgilerle değil, bilimsel rehberler ve hekim gözetiminden geçmektedir" değerlendirmesini yaptı.
Celal Şengör gibi tanınmış kişilerin yaşadığı dönüşümlerin toplum üzerinde etkili olduğunu dile getiren Dr. İnan Mutlu, "İnsanlar doğal olarak başarılı sonuçları gördüklerinde bu tedavilere ilgi duyuyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireysel örneklerin bilimsel kanıtın yerini tutamayacağıdır. Bir ünlünün yaşadığı olumlu sonuç, herkes için aynı sonucun ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Tedavi kararı sosyal medyaya veya magazin haberlerine göre değil, tıbbi gerekliliklere göre verilmelidir" dedi.