Ankara'dan alınan, eczacılara dair olan son istatistiksel verilere göre:’¶
- narkoza en duyarlı ve en dayanıklı olan,
-uzun süre vücudunda muhafaza edebilen,
-vücuttan atılımını en az yapabilen,
-hızlıca etki altına alınabilen tek bir örgüt varmış.
-Hayretler içinde sordum;
kimmiş?eyvah !!! gitti ... Dedim.
ve ohhh!!! cevap geldi. (Bir an mahvoldum, ya bayrağı elimizden kaptırırsak diye!!! )
Sonrasında bir iç çekerek rahatladım.
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ diye bir ses yükseldi.
Alkışlar gırla gidiyordu. Bütün koridorlarda, binalarda herkes biz ECZACILARI alkışlıyordu. Koskoca başkentte.
-Nasılda göğsüm kabardı, anlatamam.
-Eee. Dedim, bizim TEB miz söz dinler. Boşuna mı seçtik???
Her yıl, sağlıkta hükümetle el ele çalışmada,
tüm istenilenleri harfiyen uygulamada,
örgüt üyelerini susturmada,
’“Ben bütün Türk eczacılarının tek sözcüsüyüm ve konuşmama hakkımı kullanıyorum, koltuğumda çok rahatım, bu sıcakta uğraşamam, koltuğumdan da olamam, imza yetkisi bende’” gibi gereksiz cümleler kurmadan !!! Tövbe, haşaaa..
Koskoca Ankara'da başı dik durabilen tek örgüt bizim TEB'miz. Gurur kaynağımız.
Allah için hiç sorunumuz yok.Varsa da biz bilmiyoruz.’”Ölümlü dünya, ne olacak canım’”. Sorunumuz varsa da, ’“ koldan IV narkozu alıyorsun ’“ hiiiiçç bişey kalmıyor.
Zaten çok işimiz var. Raftan ilaçları indir, bindir...
Olmadı böyle, indirim var, tekrarla... indir, bindir...
Yine olmadı, şimdi de depolara yolla; o da olmaz, firmalara yolla... Bir bakmışsın ay bitmiş, nisan ödeme tarihi belirlenmiş.
Heyyyt be...mesaj atmışlar. Alın harcayın diye.
Valla de !!! ?vallaaa...
Ama önemli. Yön gösteriyorlar, mesaj atıyorlar bize.
Taa Ankara'dan.
Herşeyi denediler bizleri uyuşturarak.
Yine de düzelen bişey yok...dedi cılız sesle birileri. Duyulmadı.
Önemli bişey heralde bu mesajlar, genelgeler... derken;
Aman canım firmalar tatilde, boşverin, uğraşmayın diyorlar.
Bizi düşünüyorlar. Severler eczacıları. Susarız biz, hır- gür yapmayız.
Valla de?Vallaaa...
Hoppp... akşam dozu IM geliyor. Allah be...çok iyi geldi. Tam sıyıracaktım kafayı...oh be...
Genelgelerini kendi yayınlayıp, kendi takmayan hükümet sıralamasında ve buna rağmen, tüm istenilenlere genelgesiz bile boyun eğen örgüt sıralamasında, GUINESS e aday olmuşuz. Yaşasın yine birinciyiz.
Valla de?... valla. Hep biz birinciyiz.
TEB çok kızıyormuş hekimlere!!!
Tam gün yasasıyla ’“çok yaygara’” yaptılar diye. Bir kısmı da ’“Olsun, olsun...Yapsınlar, rakibimiz olamazlar’” demişler TEB'den. Doğru valla, akşam aldığım IM dozun etkisi de halen bitmemişken, herşey mübah.TEB doğruyu konuşur.
Bende kızdım doktorlara. Olmaz ki canım. Neyse o...
Yalnız; son günlerde biz eczacıların içinde de
’“başkaldıranlar, buna yeltenenler’”
varmış gibi konuşmalar çalınmış hükümetin kulağına.
Valla de?... valla.
İzmir' de sanki işin içindeymiş, falan filan...
Türk Eczacıları Birliğimiz hemen hükümetimizi sakinleştirmiş.
Biz hallederiz, sıkılmayın gereksiz yere...demiş.
Düşünüp, çözüm üretmeye başlamışlar. Ve bulmuşlar...
Sabah verilen IV dozunu 2 kat yapalım,
Akşam verilen IM dozunu 4 kat yapalım, demişler.
’“Yeterli olur’” u oy birliği ile kabul etmişler.
Yalnız İZMİR için ayrı bir çözüm bulmuşlar.
’“Gavurlar alışıktır, bu doz onları avutmaz.
Onlara ’“OWER DOZ’” uygulayalım ’” demişler.
Hadi ya...dedim.
Başkanım;
Herşeye rağmen; yaşarız, yılmayız değil mi?
Evelallahh...
Valla de ?... Ölümüne valla...