1969-1980 yılları arasındaki hükümetler, siyasi istikrarsızlığı aşmak için, tek başına iktidar arayışları içine girmişlerdi. Siyasiler genelde oylarını konsolide etmek için, toplumun birçok kesimlerine ulufe dağıttılar. Ayni davranış biçimi 1991-2001 arasında da tekerrür etti. Bu dönemlerde ülkemiz ürettiğinden fazla tüketiyordu. Devletin borçları yavaş yavaş artıyor, bu borçları çevirebilmek için bürokraside adeta bir ordu, günlük uğraş veriyordu. Borçlanmadığımız ülke kalmamıştı, yirmi bin den fazla alacaklılarımız vardı.1988 yılına kadar devlet borçları bilgisayara tam olarak aktarılmadığı için zaman zaman borçlanmayı iki defa öder, karşı taraf düzgün ise bize uyarı gelirdi.'Niye ikinci defa borcunuzu ödüyorsunuz' diye.
Bu günlerde medyamızda adeta bayram var, Yunanistan iflas noktasında diye. Nedendir bilmem ama , belki eh 'bizde zamanında iflas etmiştik sıra sizde diye seviniliyor herhalde'.1979 sonunda bizde iflas etmiştik. Bu iflastan 24 ocak kararları ile altı yılda kurtulduk. Siyasilerin yanlış kararlarının cezasını bürokrasi ve halk çekiyordu. Yunanistan'ın derdi, yıllardır ürettiğinden fazla tüketmesi, emeklisine hesapsız para veriyor, memur işçi sayısı çok yüksek, savunmaya muazzam kaynak aktarması yapıyor. Ama bunların bir kısmını ürettiğinden değil, borç ile karşılıyor. Yunanistan bu yıl iflas etmez ama kendisi çıkmaz sokakta. AB nin kasası durumunda olan Almanya birçok ödün alarak iflası biraz erteler. IMF Yunanistandan köklü reformlar isteyecek. Yunanistan IMF nin istediği köklü reformları yapmadıkça iflası kaçınılmazdır. Bu yıl değilse gelecek yıl, gelecek yılı kurtarsa öbür yıl.
Son bir yıldır Yunanistan'ın mali durumu aşırı bozulduğundan 110 milyar Euro tutarında borç aldı. Şimdiki talebi nerede ise bir okadar daha kredi. Bu borcun yıllık faizi ve ,komisyonu 10 milyar Euro ya yakın. Sadece bu borcun adam başına düşen faizi 700 Euro. Çalışan başına düşen 2000 Euro. Yani Yunanistan da çalışan her kez önce yeni alınan borcun faizi için 2000 Euro kazanacak, sonra geçimi için, yatırımı için para biriktirecek demektir. Yunanistan bütçe hileleri ile uzun müddet toplam borçları ile ilgili konularda AB yi kandırdı. Yanlış beyanlarla AB fonlarını kullandı. Şimdi AB, fonları kullandırmada daha dikkatli, zaten fondan net yararlanan sayısı da adeta katlandı. Dolayısı ile yolun sonuna gelindi.
Yunanistan acilen erken emekliliğe son verecek, ordusunu küçültecek, memur maaşları artışını uzun bir müddet unutacak, üretime dönük iş sahaları oluşturacak, AB fonlarına olan bağımlılıklarını en az seviyeye düşürecek. Bu tedbirleri Yunan halkı nasıl karşılar bilmem ama başka çarede yok.